Fetva Meclisi
Soru
Hocam şimdi ben 21 yaşındayım ve 15 yaşından beri namazımı kılıyorum. Bu zamanlarda birkaç kez namazda niyet konusunda vesveseler olmuştu ama sonradan geçiyordu. Şimdi ise yaklaşık bir yıldır niyet ettiğim zaman vesvese çok oluyor bende; acaba niyet kelimesini söyledim mi; acaba niyet ettim mi ya da hangi vakitte olduğunu doğru izah ettim mi, kelimeleri doğru söyledim mi; namazda okuduğum süre içinde acaba bu ayeti doğru okudum mu?... Bazen de unutuyorum hocam. Namaza başlamadan önce de o kadar titiz oldum ki ayaklarımı iki de bir ayarlıyorum, olmayınca içim çok sıkışıyor, bunalma noktasına geliyorum. Ama buna rağmen devam etmemin sebebi Rabbimden bu yolda daimi destek istememdendir. Ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sakın namazı bırakma, seni kurtaracak olan da biiznillah namazdır. Tıbbı da terk etme. Şeytan son oyunlarını oynuyor sana. Samimi bir şekilde sen yoluna devam et, Allah'ın izni ile kurtulacaksın.
Selamünaleyküm. Bu durum size zevk veriyorsa mesele yok. Aksi ise yapacağınız şudur: Gerek namazda ve gerekse diğer işlerde vesvese size geldiğinde onu yok sayarak işinize devam edin. Bu şu demektir: Ne üzerinden sizi şaşırtıyorsa onu olmamış sayarak devam edin; ikinci rekâtı kılmadın diyorsa kıldım sayın. Abdestin bozuldu diyorsa bozulmadı sayın. Bir ibadeti yaptıktan sonra da onu asla tekrar etmeyin. Ne kadar vesvese olursa olsun siz tekrar etmeyin. Birkaç ay sonra vesvesenin sizden uzaklaştığını göreceksiniz. Ama asla hiçbir şeyi tekrar etmeyin, abdest dahil!
Selamünaleyküm. Sağlığımızın iniş çıkışları olduğu gibi ibadet hayatımızın da iniş çıkışları olabilir. Allah Teâlâ hepimizi iman ve ibadet ehli olarak bu hayatı bitirebilenlerdin kılsın. Eşinizi geçici bir sorun yaşıyor olarak kabul edin, daha rahat çözersiniz sorunu. Bıktıracak tarzı da seçmeyin. Her gün aynı tepkilerle karşısına çıkmayın. Ara ara ve farklı diller kullanın. Onun durumun çocuğunuza yansıtmayın. Adı kirlenmesin. İç sesler genellikle boş vakitten ve gereksiz işlerle meşguliyetten kaynaklanır. Dolu dolu bir hayat yaşayın. Daha kaliteli işler üretin. Kur'an okumayı ve zikir yapmayı ihmal etmeyin.
Sorunuzdan anladığımız şudur: Orucu tuttuğunuz hâlde ona layık olduğu ibadet ağırlığı veremiyorsunuz ama namaza veriyorsunuz! Eğer doğru anladı isek sorunuzu, size sözümüz şudur: İmanımız var oldukça ve mü'min kimliği kazanma mücadelemiz devam ettikçe biiznillah namazı da orucu da hakkını vererek yaparız. Şeytan bunu yapamadın, bari terk et ya da namazı da aslında yapamıyorsun dedirtmeye çalışsa da biz yolumuza devam ederiz. Rabbimizin inayeti ve mağfireti bize yeter. Köklerimizi ki o köklerimiz imanımızdır sağlam tuttukça yoldayız demektir. Düştüğümüz yerde Rabbimizin inayetine sığınırız, eksiğimizi tamam etmeye çalışırız. Bu yol böyle gidilir. Sabredin ve bunu bir vesveseye dönüştürmeyin sakın. Allah yardımcınız olsun.
Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna bir yıl devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Tekrarlamak yok. Bu konuda başka türlü tedaviniz de mümkün değildir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Üzerine gitmezseniz bu geçici bir durumdur. Abartırsanız ömür boyu sizi terk etmez, ona göre dikkat etmelisiniz. Endişelenmeyin, korkacak bir durum değildir. Şeytan sizi bir köşeden sıkıştırmak istiyor; korktuğunuzu anlarsa sizi bir daha salmayabilir. - Bu konuları kimseyle konuşmayın. - Karanlık yerlerde oturmayın, namaz kılmayın. - Namazları uzun tutmayın, caiz olacak şekilde kısa tutun. İki ay sonra tekrar uzatabilirsiniz. - Film izlemeyin. - Sizi düşünmeye sevk edecek konular dinlemeyin, okumayın. Allah size yardım etsin.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Bir abdestle, o abdest bozulmadıkça bütün namazlar kılınabilir. Abdesti bozan işlerden biri ortaya çıkmadıkça abdestli sayılacaksınız. Bunun dışında özür sahibi değilseniz, abdestsiz namaz kılmanız mümkün değildir. Allah'a emanet olun.
Tıbbî gerekçelerle yapılan diş dolgu veya kaplamasının bir sakıncası yoktur. Abdest ve gusül için bir engeli yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Dinimiz naslar üzerinden yaşanmaktadır. Yani âyet ve hadislerle çizilmiş bir parkurda yürümekteyiz. Mesela, Kur'an'ın yazılı metnine abdestsiz (ya da cünüp olarak) tutulmayacağı hükmü âyette geçmektedir. Ama aynı âyet veya başka bir âyet, abdestsiz okumaktan söz etmediği için fukaha böyle bir hükmü bize aktarmıştır. Kısaca mesele, âyet ve hadislerle bağlı kalmamızdan kaynaklanmaktadır. Bu tür konularda fukahanın yolunu izlemek en iyisidir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak da mümkündür.
Teyemmüm, su bulunmaması ya da suyu kullanmaya sıhhi bir engelin olması halinde abdestin yerine geçer. Sizin sorununuz ise vaktin darlığı sorunudur. Bu durumda teyemmüme geçemezsiniz. O namazı kaza edin, istiğfar edin. Allah'a emanet olun.
Her halükarda abdestiniz açısından bir sakınca yoktur. Çünkü alkolün bizzat kendisi bile abdeste mani değildir. Alkol ve benzeri necasetler abdeste değil namaza mani olur. Bu durumda sizin namazınızın bir sakıncası yoktur. Çünkü o saate kadar alkol uçmuş olmalıdır. Allah'a emanet olun.
Kolonya ile abdestin bir ilgisi yoktur. Kolonya ile namazın bir ilgisi bulunabilir. O da şöyledir: Namazın şartlarından biri 'necasetten taharettir.' Yani, namaz kılan kişinin üstünde ve namaz kılacağı yerde necis bir şeyin bulunmamasıdır. Kolonyada alkol bulunduğundan, alkolün necis olduğunu söylemiş olan fukahaya göre kolonyadaki alkolden ötürü, kullanılan kolonya namaza manidir. Eğer kimyagerler, kolonyanın içindeki alkolün kullanımdan mesela iki üç dakika sonra uçtuğunu söylüyorlarsa ondan sonra kolonyanın namaza mani olması da söz konusu değildir şeklinde diyenler de olmuştur. En iyisi, kolonya kullandıktan sonra elleri yıkayıp namaza durmaktır. Daha huzurlu bir ibadet yapmış oluruz.