Fetva Meclisi
Soru
Sabit kaplama dişin dinimizde hükmü nedir, gusle mani midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir husus bir mezhebe göre caiz olduktan sonra, filan mezhepten destek alarak abdest alınması, namaz kılınması ne fıkıh kaidelerine ne de mantık kurallarına uygun değildir. Dişe dolgu yaptırılması caizdir, bunun için bir mezhepten diğerine intikal de gerekmez. Dişlerin kök bölgesine kadar yıkanmasının gusül için gerektiğine kail olan görüşe göre diş içindeki boşlukların yıkanması şarttır. Diş içine giren yemek ve benzeri şeylerin suyun ulaşmasına mani olması halinde gusül yerini bulmaz. Bu durum, dişlerin tabii halini korumaları halindedir. Eğer dişe, kalıcı bir müdahale yapılmış ise mesela kaplanmış veya doldurulmuş ise bu durumda olduğu gibi iken yıkanması yani suyun kaplanan veya doldurulan kısmın altına ulaşmaması gusle mani olmaz. Çünkü tıbben bir tedaviye izin verildikten sonra gusülden ötürü o tedavinin sökülüp altının yıkanması istemek, katlanılması zor bir meşakkattir. Şeriatta ise meşakkat yoktur. Dişin kaplanmasına veya doldurulmasına izin verilmesi, tabii olarak kaplamanın ya da doldurmanın sonucuna da izin vermektir.
Diş doktorumuzdan alınan bilgi çerçevesinde dişiniz üzerinde yapılan operasyon "koruma amaçlı gerekli bir tedavi" olması nedeniyle guslünüze engel bir durum yoktur. İçiniz rahat olsun. Allah şifalar versin.
Tedavi amacıyla diş dolgusu yaptırmak veya kaplatmak caizdir. Dolgu, kaplama, tel taktırma, implant yaptırma veya sabit protez, abdest ve guslün sıhhatine engel olmaz. Ancak çıkarılıp takılabilen/sabit olmayan dişlerin gusül abdesti esnasında ağzı yıkarken (mazmaza) çıkarılması gerekir. Diş dolgusu yapıldıktan ve dolguyu korumak için üstü de kaplandıktan sonra, dolgu ve kaplamanın dışı, dişin dış kısmı hükmünü alır. Bu sebeple, ağız yıkanınca, kaplama yapılan dişler de yıkanmış sayılır. Dolayısıyla kişi, tedavi amaçlı olarak dişlerine dolgu veya kaplama yaptırabilir ve abdest ya da gusül alıp, ibadetlerini yapabilir. Söz konusu tedavinin abdestsiz, cünüp veya âdetli iken yapılması da caizdir.
Güzel görünmek veya birine benzemek için dişlerle oynamak caiz değildir ama yemeğe zarar vermek gibi bir sağlık sorunu oluşturacak durumlar için diş tedavisi caizdir. Gusle de bir zararı yoktur.
Tıbbî bir tedavi amacıyla yapılan işlem caizdir.
Selamünaleyküm. Bu durumda gusle bir zarar olmaz.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Bir abdestle, o abdest bozulmadıkça bütün namazlar kılınabilir. Abdesti bozan işlerden biri ortaya çıkmadıkça abdestli sayılacaksınız. Bunun dışında özür sahibi değilseniz, abdestsiz namaz kılmanız mümkün değildir. Allah'a emanet olun.
Teyemmüm, su bulunmaması ya da suyu kullanmaya sıhhi bir engelin olması halinde abdestin yerine geçer. Sizin sorununuz ise vaktin darlığı sorunudur. Bu durumda teyemmüme geçemezsiniz. O namazı kaza edin, istiğfar edin. Allah'a emanet olun.
Her halükarda abdestiniz açısından bir sakınca yoktur. Çünkü alkolün bizzat kendisi bile abdeste mani değildir. Alkol ve benzeri necasetler abdeste değil namaza mani olur. Bu durumda sizin namazınızın bir sakıncası yoktur. Çünkü o saate kadar alkol uçmuş olmalıdır. Allah'a emanet olun.
Tek kural olarak şunu bilin: Namazda veya başka bir ibadette niyet etmek, o niyeti sözle söylemek değildir. Niyet, ne yaptığını bilerek yapmaktır. Mesela siz, sabah namazı kılarken acaba niyet ettim mi diye tereddüt edemezsiniz ki! Gece yarısı yatağınızdan kalkıp seccadenin başına neden geçmiş olabilirsiniz? Elbette namaz için ve o da sabah namazıdır. Dolayısıyla tereddüt etmeniz veya etmemeniz namazı etkilemez. Bu durum sizin şeytan tarafından biraz daha oyalanmanız için ayarlanmaktadır. İbadetinizi yapmaya devam edin, hiçbir şey yok gibi davranın. Göreceksiniz kırk gün içinde biiznillah kurtulacaksınız. Yeter ki, şüpheyi, vesveseyi takmayın. Allah'a emanet olun.
Dinimiz naslar üzerinden yaşanmaktadır. Yani âyet ve hadislerle çizilmiş bir parkurda yürümekteyiz. Mesela, Kur'an'ın yazılı metnine abdestsiz (ya da cünüp olarak) tutulmayacağı hükmü âyette geçmektedir. Ama aynı âyet veya başka bir âyet, abdestsiz okumaktan söz etmediği için fukaha böyle bir hükmü bize aktarmıştır. Kısaca mesele, âyet ve hadislerle bağlı kalmamızdan kaynaklanmaktadır. Bu tür konularda fukahanın yolunu izlemek en iyisidir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak da mümkündür.