Fetva Meclisi
Soru
Hocam, abdestsiz Kur'an okumak haram diyen yok ama abdestsiz Kur'an'a dokunmaya haram diyen çok. Abdestin faziletine, Kur'an'a abdestli dokunmanın faziletine de bir diyecek yok. Ezberden okuyunca haram olmayan bir şey, okunan metnin yazılı olduğu belgeye dokununca gerçekten haram oluyor mu? Haram hükmü hem sübutu hem de delaleti kat'i bir delil ile çıkarılabilecek bir hüküm değil mi? Konuyla ilgili bu standartlarda bir delil var mı? İbadet olan okuma abdestsiz oluyor, ibadet olmayan dokunma nasıl abdestli olamıyor? Bazıları namazda kıraat yapıldığı için namazda abdest farz gibi şeyler söyleyerek delil getiriyorlar. Oysa namazda dokunarak değil, ezberden kıraat yapılıyor, hatta yüzüne yapılması Hanefilerde caiz bile görülmüyor. Kaldı ki ezbere okurken abdesti şart gören de zaten yok. Konu hakkında gerçekten açık ve anlaşılır bir cevap nasıl verilebilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Namaz abdesti gibi abdest olmadıkça, Kur'an hurufatı ile yazılmış bir kağıda el sürmek caiz değildir. Buradaki caiz olmamak yani yasak olmak, zina gibi bir yasak değildir. 'Kur'an'a göstermemiz gereken tazim açısından doğru değildir' şeklinde anlaşılması gerekir. Çok sıkışık bir anda bir mendille tutulabilir, küçük çocuklar için bu hüküm yok sayılabilir. Meal ise bu hükme dahil değildir.
Kur’ân-ı Kerîm’in, ezberden abdestsiz okunabileceği konusunda bir ihtilaf yoktur. Bununla beraber, Allah kelamı olduğundan, ezberden okunduğunda da abdestli olunması, bazı âlimler tarafından tavsiye edilmiştir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 2/69) Ancak Kur’ân’a abdestsiz olarak dokunulamayacağı ve Kur’ân’ın abdestsiz taşınamayacağı konusunda mezhepler ittifak etmiştir. (bk. Merğînânî, el-Hidâye, 1/33; Nevevî, el-Mecmû‘, 2/65; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/108) İbn Kudâme bu konuda Dâvûd ez-Zâhirî’den başka muhalif olanın bilinmediğini ifade etmektedir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/108) Bu görüşün delili “Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.” (el-Vâkı‘a, 65/79) âyetiyle beraber, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Amr b. Hazm’a gönderdiği mektupta yer alan “Kur’ân’a ancak temiz olan dokunsun.” (Muvatta’, Kur’ân, 1) hadis-i şerifidir. Yukarıda verilen deliller çerçevesinde ilk dönemden itibaren Kur’ân’a abdestsiz olarak dokunulamayacağı konusunda ümmet arasında ortak bir kanaat ve bir nevi amelî sünnet oluşmuştur. Kur’ân’ın Allah kelamı olmasından hareketle, abdestsiz dokunulmaması ona gösterilmesi gereken saygının bir gereği olarak görülmüştür. Bundan dolayı, Kur’ân’ın abdestsiz olarak ele alınmasını ve taşınmasını, eğitim ve öğretim durumunda olduğu gibi ancak mazeret durumlarına hasretmek gerekir.
Meal, Kur'an gibi değildir. Edep olarak abdestli okunması evla olmakla beraber, içinde âyet metinleri bulunmayan bir meal abdestsiz okunabilir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kur'an, abdestsiz okunabilir. Tutulmasına gelince, bu hüküm sadece çocuklar için geçerlidir. Hafızlık yapanlar veya küçük çocuklar abdestsiz Kur'an tutabilirler.
Abdest, Kur'an'ın yazılı metnine tutmak için şarttır. Ayetin kendisi de yazılı olmayan bir meal için bu şart yoktur; zira meal Kur'an değildir.
Aleykümselam. Böyle bir hüküm yoktur. Sadece kâğıt ve benzeri şeyler üzerine ayet yazıldığında abdestsiz tutmayız.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Kolonya ile abdestin bir ilgisi yoktur. Kolonya ile namazın bir ilgisi bulunabilir. O da şöyledir: Namazın şartlarından biri 'necasetten taharettir.' Yani, namaz kılan kişinin üstünde ve namaz kılacağı yerde necis bir şeyin bulunmamasıdır. Kolonyada alkol bulunduğundan, alkolün necis olduğunu söylemiş olan fukahaya göre kolonyadaki alkolden ötürü, kullanılan kolonya namaza manidir. Eğer kimyagerler, kolonyanın içindeki alkolün kullanımdan mesela iki üç dakika sonra uçtuğunu söylüyorlarsa ondan sonra kolonyanın namaza mani olması da söz konusu değildir şeklinde diyenler de olmuştur. En iyisi, kolonya kullandıktan sonra elleri yıkayıp namaza durmaktır. Daha huzurlu bir ibadet yapmış oluruz.
Gusül bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi gusül de akıllı ve baliğ olana farzdır. Zekâ özürlü olmak akıllı olma şartını kaldırdığına göre gusül de kalkmıştır. Ayrıca, akıllı ve baliğ bir Müslüman bile olsa vücudunda yanık bulunması gusül yerine teyemmüm yapmasını gerektirir. Allah'a emanet olun.
Abdest alınırken boynun meshedilmesi konusunda Hanefi uleması da 'Sünnet' dememiştir. Boynun meshedilmesi müstahab/âdâb arasında zikredilmiştir. Muteber Hanefi fıkhı kitaplarından olan İ'LAU'S-SÜNEN'de (1/120) boynu meshetmekle ilgili hadisler zikredilmekte ama hadislerin sıhhati açısından doyurucu bilgi verilmemektedir. Zaten 'Sünnet'ler arasında zikredilmemesi de bunu göstermektedir. Hanefi bir mü'min olarak İmam Ebu Hanife'nin peşinden gitmekle zarar etmezsiniz biiznillah. Ama diğerlerini de basit görmeyiniz. Anlaşılacağı gibi mesele, imamlara ulaşan hadislerin sıhhati üzerinden tartışma konusu haline gelmektedir.
Tek kural olarak şunu bilin: Namazda veya başka bir ibadette niyet etmek, o niyeti sözle söylemek değildir. Niyet, ne yaptığını bilerek yapmaktır. Mesela siz, sabah namazı kılarken acaba niyet ettim mi diye tereddüt edemezsiniz ki! Gece yarısı yatağınızdan kalkıp seccadenin başına neden geçmiş olabilirsiniz? Elbette namaz için ve o da sabah namazıdır. Dolayısıyla tereddüt etmeniz veya etmemeniz namazı etkilemez. Bu durum sizin şeytan tarafından biraz daha oyalanmanız için ayarlanmaktadır. İbadetinizi yapmaya devam edin, hiçbir şey yok gibi davranın. Göreceksiniz kırk gün içinde biiznillah kurtulacaksınız. Yeter ki, şüpheyi, vesveseyi takmayın. Allah'a emanet olun.
Bir abdestle, o abdest bozulmadıkça bütün namazlar kılınabilir. Abdesti bozan işlerden biri ortaya çıkmadıkça abdestli sayılacaksınız. Bunun dışında özür sahibi değilseniz, abdestsiz namaz kılmanız mümkün değildir. Allah'a emanet olun.
Tıbbî gerekçelerle yapılan diş dolgu veya kaplamasının bir sakıncası yoktur. Abdest ve gusül için bir engeli yoktur. Allah'a emanet olunuz.