Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben İlahiyat öğrencisiyim ve felsefe derslerinde tavsiye edilen kitaplardan birinde evrimi savunan filozofların görüşlerinin yer aldığını fark ettim. Kitabı elli sayfa kadar okudum ve herhangi bir sorun görmedim ancak bunu öğrendikten sonra okumaya devam etmek istemedim. Kitap İslam ahlakını anlatıyor fakat içinde bu tür düşünceler yer aldığı için tereddütteyim. Okulda böyle durumlarla karşılaşacağımız belli fakat insan okuduklarından ve dinlediklerinden etkilenebiliyor. Doğru ile yanlışı ayırt etmek için mi bu kitapları öneriyorlar bilmiyorum. Bazı hocalarımızı sağlam biri olarak görüyoruz ama onlar da bu yazarların kitaplarını tavsiye edebiliyor. Kafam karıştıkça size danışıyorum, tavsiyeleriniz ve dualarınız benim için çok kıymetli. Bana bu konuda ne söylemek istersiniz? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Felsefe bir bilim dalı olarak neticede bilimdir. Müslüman olarak da bizim, insanlığın yararına olan hiçbir bilime direkt karşı olmamız mümkün değildir. İslam tarihimizde felsefe, dini şekillendirme, fırkaları çoğaltma, naslara karşı cüreti artırma gibi sakıncalı uçlarda kullanıldığı için felsefeye karşı bir karşı duruş oluşmuştur. Bu karşı duruş da yüzde yüz haklıdır, gereklidir. Felsefi düşünen İslam âlimi ile felsefesiz düşünen İslam âlimi arasındaki fark, Ashab-ı Kiram ile bizim dönemimizdeki âlimlerin arasında gözle hissedilen fark gibidir. İlahiyat fakültelerinde ders maddesi olarak okutulan felsefenin, tecvidi düzgün olmayan, şöyle bir beş cüz bile ezber bilmeyen talebelere okutulmuş olduğunu görünce söylenecek söz de kalmamış demektir. Felsefe, ilgili bölümlerinde okutulmalıdır ama Kur'an, hadis ve fıkıh yerine konmamalıdır. Akideye burnunu sokmamalıdır.
Felsefe biri ilim dalı olarak atılmalıdır, yok kabul edilmelidir diyemeyiz ama felsefe ile girdiği bataklıktan çıkamayan pek çok insanı gördükten sonra felsefe için riskli bir daldır deriz. Geçmişte felsefe, pek çok bilim dalı için öncülük etmiş idi. Bu nedenle şöhretli bir yeri oldu. Bugünkü felsefe o günkü felsefe değildir zannımızca. Yaptığımız her işte ahiret endişesi taşımamız gerektiğine göre ahiret endişesi açısından felsefeden uzak durmayı ilke edinmemiz gerekir.
Aleykümselam. Meselemiz felsefenin öğretilmesi veya öğretilmemesi değildir. Felsefenin din olarak öğretilmesine karşı tepkimiz vardır. Abdestin ayrıntılarını hiç okumamış ama abdest felsefesini yutmuş birinin öğrendiği şeye İSLAMÎ İlim denmeyeceğini tekit ediyoruz. Din kovanına çomak sokmak dindarlık da olamaz, din öğrenimi de olamaz. Bol bol konuşan, yenilikler üreten ama sabah namazına sıradan insanlar gibi bile kalkamayan bir talebenin öğrendiklerini benimsememiz mümkün müdür? Ashabı kiramın öğrendiklerine din ilmi demek zorundayız.
Aleykümselam. Felsefe, yararı ile zararı tartılamayacak kadar karmaşık bir çalışmadır. İlerisi için kazancınızın helal olması açısından değil de aklınız sizde kalır mı açısından bakın meseleye. O bölümde ilerlememenizi tavsiye ederiz size.
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
Aleykümselam. Örnek nesil ashabı kiramdır. Onlar da felsefenin ne olduğunu bile bilmeden Rablerine kavuştular. Daha sonra felsefe ve kolları içimize girdi. Başımıza ne geldi ise de ondan sonra geldi zaten. İlahiyat fakültelerinde fıkıhtan çok felsefe okutuluyor olması, hatta beş cüz Kur'an ezberlemeden felsefeye dalınması durumunun, herkesi düşündürmesi gerekir. Sözünü ettiğiniz kişiler ise zeki insanlardı. İmanlarını ve akıbetlerini Allah bilir.