Fetva Meclisi
Soru
Öğle, ikindi ve yatsı namazlarında cemaatle namaz kılacakken, daha rahat olmak ve aceleye getirmemek için, ilk sünnete ezan okunduğu sırada başlamanın bir sakıncası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, ezan vakti girmeden namaz kıldı iseniz namazınız olmadı yeniden kılacaksınız. Ezan vaktinden sonra gecikmiş olarak okundu ise sizin namazınız tamamdır.
Mesela ikindinin vakti saat 16.00'da ise tam 16.00'da ikindi namazına başlamak mümkündür. Ezanın okunmasını veya bitmesini beklemek şart değildir. Yalnız bunu itiyat haline getirip namazın önemli sünnetlerinden olan ezanı küçümseme anlayışına neden olmamak gerekir.
Selamünaleyküm. Ezanın okunması, önceki namazın vaktinin bittiğini gösterir, bir önceki namazı kılamazsınız. Ezanı okunan namaz ise hemen kılınabilir. Besmele ise şart değildir. Fatiha Suresinin başında olması yeterlidir.
Selamünaleyküm. Selam verdiğinizde ikindi vaktine bir dakika kalıncaya kadar kılabilirsiniz. Geciktirmek genel olarak mekruhtur, o ayrı bir mesele.
Selamünaleyküm. Önemli olan ezan değil vaktin girmesidir. Vakit girmeden önce kılınan namaz sahih olmaz. Ezan vakti girdikten sonra da ezan okunmamış olsa da namaz sahihtir.
Selamünaleyküm. Nafileleri terk etmek şeklinde bir iş edinmeyelim ama yatsı namazının ilk Sünnet'inin terk edilmesi durumunda vebal olmaz. Son Sünnet'i ise terk edilmese daha makbul olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Oturuşta sol ayağın yere yan olarak yatırılması ve üzerine oturulması, sağ ayağın da dik tutulması Sünnet olan şekildir. Böyle bir oturma Sünnet olduğuna göre sizin yaptığınız Sünnet'e aykırı düşmektedir. Ayağınızda bir sağlık sorunu yoksa öyle oturmayın.
Aleykümselam. Saç boyaları ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: 1- Sadece renk veren ama tabaka oluşturmayan boyaların kullanılmasında bir sakınca yoktur. Bu boyaların abdest ve gusle engeli de yoktur. Çünkü mesele boyanın kendisinde değil, saç ve saç köklerine suyun ulaşmasına mani olmasındadır. Sadece renk veren ama tabaka oluşturmayanda ise bu sorun yok demektir. 2- Saça sürüldüğünde saç üzerinde de olsa bir tabaka oluşturan böylece de sıvının saça ulaşmasını engelleyen boyalar, en temel kural olan SUYUN DEĞMESİ kuralını delmektedir. Eğer boyalarda bu durum varsa onların gusül açısından kullanılmasında sıkıntı vardır. Saç boyatanların TABAKA OLUŞTURMASI VEYA OLUŞTURMAMASI konusunda kesin bilgileri yoksa şüpheden kaçınmaları gerekir. 3- Boya dışında saç renginin değiştirilmesi ise gusül açısından bir sıkıntı oluşturmaz.
Aleykümselam. Böyle bir durum, evlilik açısından engel teşkil etmez. Meseleyi ahlâk açısından ele alabilirsiniz. Bu da o kişinin meselesidir. Fıkıh olarak bir mani yoktur.
Aleykümselam. Böyle bir şeyin size olumsuz bir etkisi olacağını da düşünmeniz gerekir öncelikle. Hüküm olarak da, ebe olmayacağınıza göre böyle bir mahrem görüntüyü izlemeniz caiz olmaz.
Aleykümselam. Meselemiz felsefenin öğretilmesi veya öğretilmemesi değildir. Felsefenin din olarak öğretilmesine karşı tepkimiz vardır. Abdestin ayrıntılarını hiç okumamış ama abdest felsefesini yutmuş birinin öğrendiği şeye İSLAMÎ İlim denmeyeceğini tekit ediyoruz. Din kovanına çomak sokmak dindarlık da olamaz, din öğrenimi de olamaz. Bol bol konuşan, yenilikler üreten ama sabah namazına sıradan insanlar gibi bile kalkamayan bir talebenin öğrendiklerini benimsememiz mümkün müdür? Ashabı kiramın öğrendiklerine din ilmi demek zorundayız.
Aleykümselam. Evlilik maksadı ile görüşen erkek ve kadının, birbirleri ile görüşmelerinin sınırsız olduğunu söylemek caiz değildir. Görüşebilirler. Bu görüşmede de zaten kadının erkeğe bakmasında bir sakınca yoktur. Erkeğin kadına bakması ise belli bir ölçüde mümkündür. Bir kere elle temas kesinlikle yoktur. İkinci olarak da, en fala bayanın ev kıyafeti denebilecek bir kıyafetle bulunduğu kadarı ile görülmesi mümkündür. Bundan fazlası için özel durumlar denebilir. Özel durumlar için de bir genel ruhsat gibi algılama mümkün değildir.