Fetva Meclisi
Soru
Hocam internet üzerinden e-ticaret yapma üzerine bir çalışmamız var. Depoda olmayan ürün ile ilgili fetvanızı izledim, biraz huzursuz oldum. İnternet üzerinden yapılan ticarette ürün çoğu zaman deponuzda bulunmaz. Bu ürünü asıl tedarikçi firma ile (ki bunlar yurt içinde bulunan firmalardır) değişik anlaşma, sözleşme ve senetleşme ile mal temini yapılır. Yani firmanın elinde bulunan ürünlerden adetli olarak alınacağına dair teminat senedi veririz. Firma da istediğimiz zamanlarda (müşteri çıktıkça) bu ürünü bize gönderir ve biz de müşteriye göndeririz veya bizim adımıza toptancı firma direk müşteriye gönderir. Böyle bir durum ile ilgili bize tavsiyeniz nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Senin tarif ettiğin sistemde, mal mevcut; mal sana ait (mülkiyet sende); malı görme imkânın var; malı istersen sen de alıp kullanabilirsin; malı yurt dışına kendi namına gönderiyorsun; satış sonrası müşteriye ulaşım garantisi senin üzerinden sağlanıyor. Bu durumda artık “malı satmadan önce mülkiyetin altında bulundurman” ve “alıcıya teslim sorumluluğunu üstlenmen” şartları gerçekleşmiş oluyor. Bu modelle yapılan ticarette bir sakınca yoktur. Çünkü bu, artık “sahipsiz malın satışı” değil, “mevcut ve bilinen bir malın ticareti” olur. Amazon’la çalışmak fıkhen mutlak/kesin haram olmamakla birlikte ahlâken ve ümmet vicdanı açısından şu anda sakınılması gereken bir yoldur. Alternatife yönelmek hem rızayı ilahîyi hem ümmetin duasını kazanmak demektir. Bu bir “pazarlama” değil, bu çağın cihadıdır kardeşim. Allah’ın rızasının olmadığı bir ticaretten kazandığın para, Filistinli bir yetimin duasına bedel olabilir mi?
Selamünaleyküm. Verilen bilgi, müşteri için yeterli oluyorsa ve iadede sıkıntı yoksa alışveriş olarak da sıkıntı olmaz.
Şöyle bir özetleme yapabiliriz: Ticaretin şartları açısından sakınca bulunmayan bir metaın satışı için alışveriş anında ve mekânında alıcı/satıcı bulunduysa bu ticaret tamamdır. Esas olan da budur. Yapısı gereği kapalı olan bir şeyin mesela cevizin o şekilde satılması bir görememe değildir. Bu ticaret de tamamdır. Bir nesnenin örneğini görerek alışveriş yapmak da caizdir. Örneğin diğerleri aynısı çıkmazsa zaten müşterinin iade hakkı olur. Özellikle Hanefi mezhebi müçtehitlerinin ağırlıklı içtihadı ile göz önünde olmayan bir malın alıcı açısından yeterli şekilde tanınmış olması durumunda ticareti caizdir.
Belirttiğiniz her üç durum da caizlik sınırları içinde kalabilir. Yalnız şunu bilmemiz gerekiyor: Bir dükkân açıp orada elindeki malları satan bakkalın işi gibi bir iş değildir bu. Sanal dünya üzerinden yapılan işlerin riski bulunmaktadır. “Yapılmamalı” sözü ile “yapılabilir” sözü arasında iyi bir dengede durmak gerekiyor.
Anlattığınızda bilgi yeterli olmamakla beraber, bu tür bir iade sigorta sayılmaz. Defolu malı geri alan bir satıcı gibi davranmış olmaktadır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Faizli bir banka ile çalışmadığınız sürece yapabilirsiniz.