Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm muhterem hocam. İş gereği İran/İsfahan'da ikamet etmeye başladım. Buradaki dini inanç malumunuz, evime en yakın sunni cami 500-600 km. Bu bağlamda, cuma namazlarımı buradaki camide kılabilir miyim? Vakit namazlarda maalesef camiye devam edemiyorum, zira bizden farklı eda ediyorlar namazları. Bir defa cuma namazına da gittim, yine farklılıklar hissettim, camilerde insan sureti halinde fotoğraflar var. Bu durumda ben ne yapmalıyım? Cuma namazlarına katılmalı mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Asla böyle yapamazsınız. Şeytan sizi hedefinizi den en temel noktada sapıtmış olur. Namazdan git gide soğursunuz. Sadece farzları da olsa kılınız. Kütüphane koridorunda kılın ama kılın. Camiye gitmeniz şart değildir.
Selamünaleyküm. Kıldığımız namazı kılanların arkasında namaz kılarız. Bilerek kalbimize sıkıntı verecek bir yere de gitmeyiz. Ortasını bulmaya çalışırız. Allah kabul buyursun.
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm.İkindi ezanı vakti girene kadar Cuma namazı normal olarak kılınabilir.
Birkaç defa yazışmamızdan anladım ki daha önceki verdiğimiz bilgilerden tatmin olmamışsınız. Size açıkça ve yalnızca "Cuma namazına gitmeyebilirsiniz" ifadesini kullanma hakkımız yok. Bizim vazifemiz Cuma namazını düşüren ilkeleri nakletmek, sizin vazifeniz de bu ilkelere sizin uygun olup olmadığını kontrol etmektir. Sonrasında kalbinizle iç muhasebe yaparak doğru karara varmanızdır. Öncelikli çabanız uzak da olsa haftada bir Cuma namazında Müslüman kardeşlerimizle beraber namaz kılmak olmalıdır. Gerekirse o gün izin hakkınızı kullanın. Bu imkânlar elinizde değilse, Cuma namazına gitmek için farklı alternatifler de üretemediyseniz ve bahsettiğiniz şekilde de cami çok uzaksa öğle namazını kılarsınız. Üç Cuma namazını hiçbir mazereti olmaksınız terk eden kimsenin kalbinin mühürlendiği/İslami algılara kalbinin kapalı olduğu hadislerde yer almaktadır. Bu hadis Cuma namazını geçerli bir mazereti olmayan kimselerle ilgilidir. Öyle de olsa sakınma gayretinde olmalıyız.
Selamünaleyküm. Cuma namazının özel şartlarının olduğu doğrudur. Sizin bağlı olduğunuz müftülüğe müracaat edin, size 'olur' belgesi versinler rahat edersiniz.
cuma konusundaki diğer fetvalar
Şehirden uzak yerlerde ya da yerleşim yeri olmayan mekânlarda Cuma namazı kılmak farz değildir. Orada öğlen namazını kılarsınız. Belli bir sayıdaki mü'min bir araya gelip birinizi imam yaparak Cuma kılacak olsanız onun da sakıncası yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Peygamber aleyhisselamın emirleri yerine göre farz olur, vacip olur, sünnet olur, müstahap olur. Hangi emrinin ne anlama geldiğini usul ilmine göre fukaha belirler. Cuma günü gusletmekle alakalı emri Sünnet olarak kabul edilen emirlerindendir. Cuma günü guslü mecbur kılacak bir durum yoksa sadece cuma günü olduğu için gusletmek sünnettir, farz vacip değildir.
Şu anda yapmanız gereken bir düzeltme yoktur. Yalnız insan canının söz konusu olduğu bir zamanda namazı bile bozmak caizdir hatta gerekli olduğu durum da olabilir. Bu sebeple böyle bir durumda gürültüye neden olmadan 'doktor var mı?' diye sormalı idiniz. Allah Teâlâ o hallere düşmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Öğlen ezanı vakti girdiğinde öğlen namazı da kılınabilir demektir. Cuma namazı kılmayacak olanlar mesela kadınlar ezan saati ile beraber öğlen namazını kılabilirler. Onların öğlen namazı kılabilmeleri için Cuma namazının camide kılınmış olması gerektiğine dair kati bir görüş yoktur. Bir caminin hemen yakınında öğleyi kılacak biri ise bu kişi camide cumanın kılınmasını beklemesi, Cuma hutbesinden istifade etmesi açısından beklemesi tavsiye edilmiştir. Bunun dışında bir mani yoktur.
Yeterli kalabalık ve kıldıran bir imam varsa orada, fabrikaya ait bir yerdir diye namaza mani olmaz. Biiznillah cumanız tamamdır.
Şeriatımız, namazını güneşe endeksli, oruç ve haccı ise aya endeksli kılmıştır. İbadetlerde ‘neden?’ sorusunun tek karşılığı vardır. O karşılık da şudur: Allah Teâlâ imtihanı böyle murat etmiştir.