Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben inşaat mühendisiyim ve Türkmenistan'ın Garabogaz kentinde yapılan bir şantiyeden iş teklifi aldım. (Türkiye'den bir firma) Fakat şantiyenin bulunduğu konum itibariyle cuma namazının camide kılınma imkanı oldukça zor görünüyor. En yakın yerleşim yerine 3.5 saat uzaklıkta. Böyle bir durumda cuma namazının şantiyede kılınması doğru mudur ve ne tür şartlar gerekmektedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Cuma namazı kılınan bir mıntıkada yaşıyorsanız ve o iş yeri de o mıntıkada ise mesela beş on km yakınınızda Cuma namazı kılınan bir yer varsa Cuma namazı kılmanız gerekir. O mıntıkada Cuma namazı kılınan bir cami yoksa zaten Cuma namazı yerine öğlen kılacaksınız. Başka bir iş bulamıyor ve sıkıntı içinde kalıyorsanız zaruret durumu geçene kadar işe girin.
Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.
Cuma için yeterli şartların oluşması halinde cuma kılmamızın bizi öğlen namazı mükellefiyetinden kurtaracağı muhakkaktır. Oluşmamış kabul etmemiz halinde ise öğlen namazı üzerimizde kalacaktır. Sizin durumunuzda ise cuma namazı kılmayı önemsemeniz, kılmak için çaba göstermeniz esas olmalıdır. Kılma imkânınızın daraldığı zamanlarda ise öğleye dönersiniz. Çünkü Avrupa'daki durum çok özel bir durumdur. Allah'a emanet olun.
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Yeterli kalabalık ve kıldıran bir imam varsa orada, fabrikaya ait bir yerdir diye namaza mani olmaz. Biiznillah cumanız tamamdır.
Cuma namazı kesinlikle terk edilemez bir namazdır. Ne edin edin cumasını kaçırmaz bir işin işçisi olun. Allah yardımcınız olsun. Cuma namazını bir sebeple kaçırdığınız zaman ise öğlen namazını kılın.
cuma konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Öncelikle şunu belirtmeliyim: Nasıl bir Cuma ve hangi Şia'dan söz ettiğinizi bilemiyorum. Bu nedenle de sözlerimi kati bir hüküm gibi anlamamanızı rica edeceğim. Şia ile abdest konusunda farklı anlayışımız vardır. Kıldıkları Cuma ile kıldığımız cumamız arasında fark vardır. İtikatları ile itikadımız arasında önemli bir bölümü ile farklıyız. Bu nedenlerle onların arkasında kılınacak bir Cuma için ilke olarak yerine gelmeyebileceği kanaati taşıyorum. Özellikle tekrar belirtmek isterim ki bu sözüm yaygın olarak bilinen Şia içindir. Sizin yörenizdekilerin özel durumu farklı olabilir. Siz ihtiyaten öğlen namazını kılın. Allah yardımcınız olsun.
Peygamber aleyhisselamın emirleri yerine göre farz olur, vacip olur, sünnet olur, müstahap olur. Hangi emrinin ne anlama geldiğini usul ilmine göre fukaha belirler. Cuma günü gusletmekle alakalı emri Sünnet olarak kabul edilen emirlerindendir. Cuma günü guslü mecbur kılacak bir durum yoksa sadece cuma günü olduğu için gusletmek sünnettir, farz vacip değildir.
Şu anda yapmanız gereken bir düzeltme yoktur. Yalnız insan canının söz konusu olduğu bir zamanda namazı bile bozmak caizdir hatta gerekli olduğu durum da olabilir. Bu sebeple böyle bir durumda gürültüye neden olmadan 'doktor var mı?' diye sormalı idiniz. Allah Teâlâ o hallere düşmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Öğlen ezanı vakti girdiğinde öğlen namazı da kılınabilir demektir. Cuma namazı kılmayacak olanlar mesela kadınlar ezan saati ile beraber öğlen namazını kılabilirler. Onların öğlen namazı kılabilmeleri için Cuma namazının camide kılınmış olması gerektiğine dair kati bir görüş yoktur. Bir caminin hemen yakınında öğleyi kılacak biri ise bu kişi camide cumanın kılınmasını beklemesi, Cuma hutbesinden istifade etmesi açısından beklemesi tavsiye edilmiştir. Bunun dışında bir mani yoktur.
Şeriatımız, namazını güneşe endeksli, oruç ve haccı ise aya endeksli kılmıştır. İbadetlerde ‘neden?’ sorusunun tek karşılığı vardır. O karşılık da şudur: Allah Teâlâ imtihanı böyle murat etmiştir.