Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleykum Sayın Hocam. Ben Cidde'de yaşıyorum. Kameramanım. Mescid-i Haram'ın genişletilme çalışmaları ile ilgili belgesel çekiyoruz. Dolayısıyla her gün Mekke'ye gidip geliyorum. Fakat iş için gittiğimden Umre yapamıyorum. Gün geliyor Kabe'yi bile göremeden geliyorum çekimlerden ötürü. Hocam ben şunu sormak istiyorum: Umre için gitmediğim zamanlarda tavaf yapabilir miyim? Ya da bazen bir saatlik boşluk oluyor çekimlerde. Ben de bu vakti nasıl değerlendirebilirim Kabe'de iken? Ne tür ibadetler yapmalıyım vakit namazları dışında?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz, Mikat dâhilinde bulunuyorsanız yani hacıların ihramsız geçmeleri yasak olan sınırın içinde iseniz Mekkeli durumdasınız. Sizin için ihram mecburiyeti yoktur. Mikat sınırları dışında ikamet ediyorsanız takvaya uygun olan ve Hanefi mezhebinin görüşüne bağlı kalacak için gereken ihramlı olarak Mekke'ye girmektir. Ulemanın belli bir bölümü ise bunu şart koşmamıştır. Bilhassa çevre yolundan Taif'a giderken ihrama girip umre yapmanız bu içtihada göre gerekmeyebilir. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, mübarek yerlerin kıymetini bilmeyi size ve hepimize müyesser kılsın.
Umre yapmak maksadı ile Mekke'ye gidenin Mikat'ı ihramsız geçmesi caiz değildir. Kurban kesmeniz gerekmektedir.
Hanefî mezhebine göre Harem sınırları içerisinde bulunan bir kimsenin, herhangi bir sebeple mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem bölgesine dönmesi hâlinde her hâlükârda ihrama girmesi gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/167; Aynî, el-Binâye, 4/162) Şâfiî mezhebine göre bir kimsenin hac veya umre yapma niyeti olmadıkça mikât yerlerini ihramlı geçmesi zorunlu değildir. (Râfiî, el-‘Azîz, 3/388; Nevevî, Ravza, 3/39, 77) Mâlikî mezhebine göre ise kısa süreliğine mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem’e dönmek isteyenlerin, gittikleri yerin Tâif gibi Mekke’ye yakın olması şartıyla Harem bölgesine dönerken ihrama girmeleri zorunlu değildir. (Hattâb, Mevâhib, 3/41; Meyyâre, ed-Dürrü’s-semîn, 505-506) Mekke’de bulunup mikât dışında kalan Tâif gibi yakın bir yere gidenler için esas olan, Harem bölgesine dönüşte ihrama girmeleridir. Ancak bu durumdaki kimseler, ihtiyaç hâlinde mikât sınırını ihramsız geçmeyi caiz görenlerin görüşüyle de amel edebilirler.
Afâkî olan, yani mikat dışından gelen kimse doğrudan Mekke’ye gidecekse, mikat sınırını ihramsız geçemez. Mutlaka ihrama girmelidir. Ancak Cidde’ye iş, ziyaret veya başka bir amaçla giden kimse için hüküm farklıdır. Böyle biri Cidde’ye girerken ihrama girmek zorunda değildir. Ne zaman ki Cidde’den umre veya hac için Mekke’ye yönelirse, bulunduğu yerde niyet edip ihrama girer ve Mekke’ye geçer. Dolayısıyla sizin durumunuzda da Türkiye’den Cidde’ye ihramsız girebilirsiniz. Yalnız Cidde’de ticari işlerinizi hallettikten sonra Mekke’ye umre yapmak için çıkarken oradan ihrama girmeniz gerekir.
Mekke’ye ihramsız girilmez. Girenin geri çıkıp tekrar ihramla girmesi gerekir. Yapmazsa ceza olarak kurban keser. Mikat sınırları dışında olanlar veya mikattan iç kısımlarda bulunanlar bulundukları yerden ihrama girerler. Mekke’de bulunan ise umre ihramı için Harem bölgesi dışına mesela Ten’im’e çıkar, oradan ihrama girer. Mekke’ye kâfirlerin girmemesi ile ilgili hüküm Medine Harem’i için geçerli değildir. Oraya yerleşmelerine izin verilmese de geçici girişlerine mani yoktur. Kudüs için de hüküm böyledir. Evet, Medine’nin de bir harem bölgesi vardır.
Selamünaleyküm. Umre nafile bir ibadettir. Nafile olması yanında cennet davetiyesi bir ibadettir. Şu zamanda umrenin en riskli tarafı, 'Mekke'ye gitmiş olma' düzeyinde algılanmış olmasıdır. Umreye giden, ibadet ve istirahat dışında hiçbir işle meşgul olmamalıdır. Adeta orada bildiği dili unutmalıdır. Grup arkadaşları ile bile tek kelime konuşmadan dönebilen umre yapmış olmanın hazzı ile döner. Bayanların ihramlı iken yüzlerini peçe ile örtmemeleri gerekiyor. Allah Teâlâ umrenizi makbul buyursun. Günahlarınızın temizlendiği, izzetinizin arttığı bir umre olmasını dilerim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Caminin arka bölümü gibi bir yerde kılmaya çalışın. Sabah namazının sünneti çok önemlidir. Sabah namazının farzından sonra nafile kılmak yoktur.
Aleykümselam. Helalleşme imkânsız hâle gelmiş ise kişi kendi açısından istiğfarla yetinmek zorunda kalmış demektir. Mesele budur.
Aleykümselam. Canım kardeşim, her şeyi bilen koca alimler şimdi çıktı. Onlar her şeyi bilen alimler değildiler. Her şeyi öğrenmeye hazırdılar, bilmediklerinin şuurunda idiler. Onları bu şekilde tanımalıyız. İbni Mesud radıyallahu anhın hafız sahabilerden olduğuna dair bilgimiz kati değildir. İbni Mesud'un yazılmış muteber bir mushafı da bilinmiyor. Ebu Bekir radıyallahu anhın cem etmesi zamanına kadar hemen hemen her sahabinin durumu böyle idi. Elimizdeki mushaf, ashabı kiramın icma ettiği mushaf şeklidir. Bu nedenle, diğerlerininki, onların fırsat buldukça yazdıkları taslaklar durumunda kalmışır. İbni Mesud radıyallahu anhın durumu da böyledir. Allah onlardan razı olsun.
Selamünaleyküm. Kaza namazı kılarken camide ezan okunmasının kaza namazına zararı olmaz.
Aleykümselam. Bunun en iyi öğrenilme yöntemi asistanlıktır. Bu işte iyi birinin yanında üç ay kalın, o sizi çalıştırsın ve sizin hakkınızda karar versin.
Aleykümselam. Vitir ve teheccüdü ayrı zamanlarda kılmakta bir sakınca yoktur.