İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamünaleyküm muhterem hocam. Abdullah b. Mesud (ra) hakkında sanırım Buhari’de de geçen bir rivayet var, felak ve nas surelerini Kur'an’dan saymadığına dair.. Bu rivayetin sıhhati ne derece bilmiyorum ama kafamı kurcaladı. İbn Mesud (ra) gibi müctehid Kur'an muallimi ümmetin önde gelenlerinden bir sahabi nasıl olur da felak ve nas’ı Kur'an’dan saymaz?

Cevap

Aleykümselam. Canım kardeşim, her şeyi bilen koca alimler şimdi çıktı. Onlar her şeyi bilen alimler değildiler. Her şeyi öğrenmeye hazırdılar, bilmediklerinin şuurunda idiler. Onları bu şekilde tanımalıyız. İbni Mesud radıyallahu anhın hafız sahabilerden olduğuna dair bilgimiz kati değildir. İbni Mesud'un yazılmış muteber bir mushafı da bilinmiyor. Ebu Bekir radıyallahu anhın cem etmesi zamanına kadar hemen hemen her sahabinin durumu böyle idi. Elimizdeki mushaf, ashabı kiramın icma ettiği mushaf şeklidir. Bu nedenle, diğerlerininki, onların fırsat buldukça yazdıkları taslaklar durumunda kalmışır. İbni Mesud radıyallahu anhın durumu da böyledir. Allah onlardan razı olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Biz bu sitede dini meseleleri tartışmıyoruz. Tartışmanın gereksizliğinden değil ama insanların zaruri bilgilenme ihtiyacını karşılamanın daha önemli olduğuna inandığımızdan böyle yapıyoruz. Sizinle de bu meseleyi tartışmayı uygun bulmuyorum. Sadece şunu belirtebilirim:Bu ümmetin, sabahlara kadar teheccüd kılan, vakıf malıdır diye cami çeşmesinden bile su içmeyen ulemasından binlercesi, belki de yüz binlercesi on dört asırdan beri sözünü ettiğiniz meselelerde bir görüş üzerinde hareket ediyorlardı. Sözünü ettiğim bu ulemaya sahabenin uleması da dâhildir.Şimdi ise laik bir ülkenin, Şeriat Fakültesi diye isim bile vermeyi tenezzül etmeyip İlahiyat Fakültesi diye kurduğu kurumlarda yetişerek, oralarda unvan sahibi olarak ilim öğrenen insanların ortaya attığı görüşler vardır. Bir de bunlar, teheccüdle de hatta sabah namazını camide kılmakla da pek alakası olmayan kimselerdir. Sekreterleri ile oturabilen tipler olmaları da muhtemeldir. Yeni cephede de bunlar vardır. İzin verin ben, başını Aişe anamızın çektiği bin dört yüz yıllık büyük kitlede kalayım. Onların, bu modernler tarafından ilan edilen hatasına razıyım. Sabah namazını camide kılmazların doğrusundan ise, secdede iken gözyaşı akıtanlarla, ellerinde kılıçlarla meydanlarda şehit düşenlerle beraber bulunayım. Bırakın, o hatalar ve sahipleri ile kalalım. Zira bunlarınki, olsa olsa hatadır. Tezlerini geçirmek veya TV ekranlarına çıkmak için değildir sözleri. Bırakın doğal kalalım. Suni dinden ise doğal dinimiz olsun. Size de tavsiyemiz budur. Bunun hesabı daha kolay olsa gerek mahşerde. Allah'a emanet olunuz.

Selamünaleyküm Hocam. Ben 23 yaşında ailevi hayatıma, yaşantıma göre daha yeni y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunuzu niyet açısından irdelemiyorum yani siz bunu kasıtlı soruyorsunuz demiyorum. Yalnız size cevap yazmamın amacı yarın, Rabbimin huzurunda bildiğini söylemekten imtina eden bir mümin durumuna düşmemektir, bunu izah etmem gerekiyor. Zira bu ve benzeri soruların kökeni Müslümanlar değildir. Müslümanların, Buharî'nin Sahih'i ile bir sorunları yoktur. Bizden olmayanların bizim kaynaklarımızı ele almalarının sonucu olarak Buharî tartışılabilir olmuştur. Bu sebeple ortada, “Bu sorunun kaynağı nedir?” endişesi bulunmaktadır. Ümmetimiz adına konuşmaktan başka bir yaptığı olmayanlar da bu tür bilgi enkazını karıştırmayı maharet zannetmektedirler. Sizin niyetinizi irdeleme hakkına sahip değilim. Benim kadar siz de dininizi dert ediniyorsunuzdur muhakkak. Aklınıza gelen bir soruyu sordunuz ben de cevap veriyorum. A- Buharî'nin Sahih isimli eseri, bu ümmetin Şii kökenli müminleri dışında bütün otorite ulemasının BİR NUMARA kabul ettiği bir kitaptır. İçinde “bu Resûlullah aleyhisselama ait bir sözdür” dediği hiçbir hadisin öyle olduğunda da şüphe yoktur. B- Sahih'teki bilgiler HADİSLER ve diğerleri şeklinde tasnif edilebilecek şekilde iki bölümden oluşmuştur. Buharî, Hadis olarak itimat etmediği bilgileri TALİK şeklinde kitabına kaydetmiştir. Buharî'nin kitabının asıl adı el Camiu'l Muhtasar el Müsnid es Sahih min Umuri Resûlullahı sallallahu aleyhi ve sellem ve Sünenihi ve Eyyamihi'dir. Bunun Türkçesi şöyledir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin işleri, sünnetleri ve hayatına dair Sahih ve Senedli Muhtasar Ansiklopedi. Bu isimden anlaşılıyor ki Buharî, bir iddia ile ortaya çıkmıştır. O iddiası da şudur: Kitabındaki hadisler, senedi olan ve sahih hadislerdir. Bu kurala uymayan sözleri ise TALİK şeklinde vermiştir. Bu da onları hadis görmediğini bir tür kültürel bilgi gibi kullandığını göstermektedir. Bu şekilde bin üç yüz civarında bilgi vardır Sahih'te. C- Zina eden maymunlar bilgisi Buhari'de 3849 numara ile bulunmaktadır. Bu bilgiyi de sahabi olmayan Amr bin Meymûn'dan nakletmektedir. Bilgiyi, Amr bin Meymûn’un cahiliye dönemine ait bir hatırası olarak nakletmektedir. Hadise bu nakil şekliyle dini hüküm çıkarılacak bir kaynak niteliği kazandırmamıştır. Zira bu bilgi Zinanın Cezası gibi bir bölümde değil, İslam öncesine dair hatıraların anlatıldığı bir bölümdedir. Bu bilgiden önceki başlıklar da yine cahiliye dönemine ait konulardan seçmeleri ihtiva etmektedir. Burada bütün hadis âlimleri Buharî'nin bab yani konuları tasnif maharetine hayran olmuşlardır. Nitekim bu Zina Eden Maymunlar konusu, Buharî dışında başka bir kaynakta da geçmektedir ve orada biraz daha genişçe anlatılmıştır ama Buharî, sadece bir cahiliye hatırasını nakletmeyi kastettiği için ayrıntılı rivayeti almamıştır. Konuyu bir hüküm çıkarma anlayışıyla ele almadığı anlaşılmaktadır. Bu sonuca göre ortada Sahih'i tenkit etmeyi gerektirecek bir durum olmadığı gibi Buharî'nin ilmi ağırlığını bir kere daha izleme imkânı vardır. Ama gaye üzüm yemek değilse diyecek sözümüz yoktur. Biz bu ümmetin geçmişini takdirle ve hürmetle yâd etmek isteyenlerdeniz. Oryantalistlerin bulduklarını zannettikleri ayıplarla mutlu olmaktan Allah'a sığınırız. Rabbim yardımcımız olsun.

Hocam bir sohbetinizde imam Nevevî’den naklederek “Eğer Buhari ve Müslim’in için
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Elbette, işi karıştırmak olan biri sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizi bile araştırsa onda aklınca hatalar bulabilir. Kullandığımız gözlük çok önemli, neyi görmek istediğimiz çok önemli. Allah'a emanet olunuz.

Esselamu aleykum degerli Nureddin hocam! Mektubunuzu alirken Allah biliyor ki na
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ulema arasında hakem olmaya cüretiniz var ama e-mail adresinizde isim yok, adınızı bile yazmıyorsunuz. Bırakın ulema hakkında Allah hükmetsin. Ben ve siz kulluğumuza bakalım.

Hocam, ben soru sormayacağım. Yusuf El Karadavi'nin mezhepsiz olduğunu ve verdiğ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim için sahabi sözü çok önemlidir. Dinimizi onların aktarması ile öğreniyoruz. Temelden sahabi sözünü yok kabul ettiğimizde dinimizi temelden reddetmiş oluruz maazallah. Sahabiden bize taşınan sözlerin kullanıldığı alana bakarak ne yapacağımızı kararlaştırabiliriz. Eğer söz konusu nakil iman ile alakalı ise muhakkak senedini bakarız yani âlimler baktılar demek istiyorum. Senedi hadis ölçülerine göre güçlü olmayan bir söz sahabi sözü de olsa o söz itikada delil olmaz. Sahabi sözü, ahlâk, öğüt gibi konularda ise âlimler itikad konularındaki kadar yoğun sened arayışı göstermemişlerdir. Aynı şeyi Peygamber aleyhisselama nisbet edilen hadisler için de uygulamışlardır; hadis itikad ile alakalı ise ona isnad kriterlerini yoğun olarak uygulamışlar, zühd, ahlâk ve faziletle ilgilisi o oranda uygulamamışlardır. Ashab-ı Kiramdan hüküm ihtiva eden sözleri nakleden kitapların en meşhurlarından olarak şunları kaydedebiliriz: - Musannaf, Abdürrezzak San’ani, - Musannef, İbni Ebi Şeybe, - Sünen, ed-Darimi, - Sünen, Said bin Mensur, - Tahavi, Şerhu Meani el-Asar, Ashab-ı Kiramın zühd, ahlâk ve benzeri konularda bilgilerini aktaran kitaplardan en meşhurları olarak da şunları zikredebiliriz: - Zühd, Abdullah bin Mübarek, - Zühd, İbnu Hanbel, - Hilyetülevliya, Ebu Nuaym, - Sıfatussafve, İbnulcevzi.

Ashab-ı Kiram üzerine çok garip haberler aktarılıyor. Öyle şeyler ki insanın ina
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hususta hüküm şöyledir: 1- Hafızlık yapan hanımların, aybaşı durumlarında Kur'an okumaları/Mushaf'a tutmaları Hanefi mezhebi başta olmak üzere ulemanın pek çoğuna göre caiz değildir. Bazı fakihler ise hafızlık şartlarının itibara alınması durumunda aybaşı durumunda Kur'an okumalarının caiz olacağını söylemişlerdir. Bu görüş, ilk dönem fukahasına kadar dayanmaktadır. Bazılarının zannettiği gibi bu zaman adamlarının icadı değildir. Zamanımızda öğrencilerin ciddiyeti ve istekleri açısından meseleyi değerlendiren pek çok medrese hocası bu fetva ile amel etmektedir. Diyanet’in meyli de bu tarafadır. Biz her iki hüküm ile de amel etmeyi sakıncalı bulmuyoruz. 2- Hafızlık süreci bittikten sonra ise durum değişir. O takdirde okuyamaz/tutamaz görüşüne göre amel edilmelidir. 3- Dua maksatlı ayetlerin okunmasında bir sakınca yoktur.

Selamünaleyküm hocam, bizler 12 yaşların da hafızlık yaparken hocalarımız dediği

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Vitir ve teheccüdü ayrı zamanlarda kılmakta bir sakınca yoktur.

Selamünaleyküm hocam. Vitir namazını kılıp yattıktan sonra tekrar gece uyanıp te
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Caminin arka bölümü gibi bir yerde kılmaya çalışın. Sabah namazının sünneti çok önemlidir. Sabah namazının farzından sonra nafile kılmak yoktur.

Selamünaleyküm Nureddin Hocam. Sabah namazlarına biraz geç uyandığımda cemaati k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Mikat dışından Mekke'ye girecekler HAC VEYA UMRE YAPACAKLARSA mikattan ihrama girmelidirler. Mikattan ihrama girmeden Mekke'ye girenler, hac veya umre yaparlarsa kurban cezası vermeleri gerekir. Bazı alimlere göre bu sadece hac ve umre yapan için böyledir. Ancak cumhuru ulema yani alimlerin ağırlıklı görüşüne göre Mekke'ye girmenin şartı budur. Siz ise Cidde'de ikamet ettiğinize göre Mikat sınırları içinde bulunuyorsunuz. İhrama girmeniz için mikat dışına çıkmanız gerekmez. Bulunduğunuz yerden ihrama girerek umre yapabilirsiniz. Özel durumunuza gelince sizin Mekke'ye girişiniz, Mikat içinden olduğuna göre ve yoğun giriş çıkış yaptığınızdan her seferinde ihrama girip umre yapmanız gerekmez biiznillah. Haremi şerife girdiğinizde yapacağınız en büyük iş, onun azametini ihlal edebilecek bir hata yapmamak olsun. Tavaf yapmaya çalışın. Bir sahifede olsa Kur'an okuyun orada. Çalışırken bile zikir yapın. Dünya kelamını azaltmaya çalışın. Kul hakkına azami riayet edin. Oradaki işinizi Mekke'ye, Haremişerife ve mü'minlere hizmet niyeti ile yapın, yaptığınız ebedi size ecir kaynağı olsun. Ve dua edin, dua edin, dua edin; kendinize, ailenize, isteyenlere ve bu kardeşinize..

Selamünaleykum Sayın Hocam. Ben Cidde'de yaşıyorum. Kameramanım. Mescid-i Haram'
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bu sadece Cuma namazı için geçerli olabilir. Diğer namazlar için geçerli değlidir. Meseleyi cemaati güçlü ve kalabalık tutma açısından ele almak gerekir. Yani bu kalabalık cemaat oluşturmaya bir teşviktir. Cuma namazının tek yerde kılınması yönündeki uyarılar da bu nedenledir. Öyle veya böyle farklı cemaatlerin varlığı namaza mani değildir.

Selamünaleyküm. Bir yerde aynı anda iki tane cemaat varsa bunların namazı kabul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Cep telefonu gibi metal veya sıvıyı emmeyen cisimlerin temizlenmesi ıslak bir mendille mümkündür. Sıvıyı emebilecek nesneleri ise daha derin bir sistemle temizlemek gerekir. Bu temizlemede abartmanın gereği yoktur. Üç kere ve dikkatli bir temizlik yeterli olur. Meni için de aynı kurallar geçerlidir.

Hocam, necaseti temizlemek için suyla yıkamak gerektiğini biliyorum. Ancak yıkan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Helalleşme imkânsız hâle gelmiş ise kişi kendi açısından istiğfarla yetinmek zorunda kalmış demektir. Mesele budur.

Selamünaleyküm Hocam. Bildiğim kadarıyla gıybet ettiğin ya da ortak olduğun insa

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.