Fetva Meclisi
Soru
Ben bir üniversitede öğrenim görmekteyim ve bir Müslüman olarak dinimin bana yüklediği sorumlulukların farkındayım. Bu sorumluluk bilinciyle okul içerisinde ve dışında bir şeyler yapma gayretindeyiz arkadaşlarla; 'buna da şükür' diyorum. Fakat kendim için konuşmam gerekirse, bilincinde olduğum bir davam var ancak bunu tam bir şekilde sindirebildiğimi söyleyemem. Yani İslam adına bir iş yaptığımda bunun heyecanını taşıyarak değil de bir zorunluluktan ileri geldiği için yapıyorum. Bir genç olarak bunun dinamizmiyle, heyecanıyla İslam'a hizmet etmeyi çok isterdim ama bu noktada tutukluk yaşıyorum. Yaptığım hizmetler heyecanıma heyecan katacağına, yorulduğumu hissediyorum. Bir şekilde tatmin sağlayamıyorum. Bu konuda tavsiyelerinize ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.
Siz olayı kendi zaviyenizden değerlendirdiğiniz için haklı duruyorsunuz. Eğer sadece siz sözkonusu iseniz ben de size katılıyorum. Hatta şehre bile inmeyin, köylerde yaşayın. Ama biz, sadece bizim için yaşamıyoruz. Eğer dinimiz, bizim çalışmamızla veya bir dağda boşu boşuna durmamızla bile kazanan taraf olacaksa çaresiz dinimiz için olanı yapacağız; oturamayız, uyuyamayız. Olaya sizin veya ailenizin gözüyle bakmamaya çalışın. Bir Müslüman olarak görmeniz daha doğru olur. Elbette bu süreçte hak için başlayıp batıl için yol almamaya da özen göstereceğiz. Gayretlerinizin artmasını temenni ediyorum. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Aleykümselam. Tıp talebesinin sosyal faaliyet yapması zordur. Buna rağmen sizin bu faaliyetleri yapmanız pek güzel düşmüş. Allah yardımcınız olsun. Sizin de tespit ettiğiniz gibi, ortada 'kaş yaparken göz çıkarmak' türünden bir sakınca da var. Kesinlikle taviz vermeyeceksiniz. Yaptığınız sosyal iş farz değil ama kadın erkek hassasiyetini korumanız farzdır. Farzı hiçbir şeye feda edemezsiniz. Gayet dikkatli olmak zorundasınız. Feda edeceğiniz zaman farz olmayanı feda edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu tehlikenin bulunmadığı bir yer yoktur. Üniversite öyle olduğu gibi cami de öyledir. Kul, gaflete düşerse camide de kendini kaybedebilir. Bu açıdan yere değil kendinize bakın. Bir an imtihan ortamının dışında olmadığınızı bildikten sonra biiznillah korunursunuz. Yalnız kalmayın, kulluk şuurunu hatırlatan bir kardeş çevresinde bulunmaya çalışın. Tavizin küçüğü büyüğü diye ayırmadan dininize sahip çıkın. Küçük tavizlerin de büyüyebileceğini unutmayın.
Asla güvenmemelisin, şimdi ne ise o, ileride de o olarak kalır. Şu anda kalbinin tatmin olduğu birini bulana kadar sabret.
çalışmak konusundaki diğer fetvalar
Ne iş ne de başka bir şey namazla ölçüştürülemez. İman eden her insan, namazın karşısına hiçbir engeli çıkarmayacağına ahdetmiş sayılır. Allah Teala'nın kuluna ilk hesabı namazdan olacaktır. Namazın hesabı verilmeden de diğer işlerimize geçilmeyecektir. Namaza karşı gevşekliğin, -Allah korusun- dinden soğumaya bile götürebileceğini unutmayın. Çok acil olarak tevbe edin. Geçmişi de kaza etmeye karar verin. Namaz üzerinden tartışmaya bile yanaşamayız. Ruhumuzu teslim etmedikçe seccademizi vermeyiz. Belimiz kopup ayrılsa başımızı sallayarak bile namaza devam ederiz/etmeliyiz. Lütfen silkinin; ne dediğinize bir bakın. Aman, ecel gelmeden, beden yıpranmadan tevbe edelim. Tevbemiz de iki şey için olsun. Birincisi, namaz hakkında böyle bir gevşek düşünceye fırsat verip şeytanı güldürdüğümüz, melekleri üzdüğümüz için. İkincisi de, namazı kazaya bırakıp günahkâr bir kul olduğumuz için. Ama acilen tevbeye koşun! Hemen Allah'a yönelin. Çok acil. Müjdeli haberlerinizi meleklerle beraber ben de bekleyeceğim. Allah'a emanet olun.
'Katılım bankası' deyiminin ne ifade ettiğine bakarak cevap bulmalıyız. Oradaki işlemlerin helal olduğuna, oranın banka olmadığına kail isek orada çalışılabilir. Değilse çalışılmaz. Yani mesele o bankaların işlemlerini nasıl gördüğümüze kilitlenmektedir.
Yahudi'nin işi Müslümanlara zarar veren veya haram olan bir iş değilse orada çalışılmasında bir sakınca olmaz. Ancak Müslüman onuruna dikkat etmelidir.
Şunu katiyetle bilmelisiniz: Bugün, çalışabildiğiniz için kira veriyor değilsiniz. Allah size rızık gönderdiği için siz geçinebiliyorsunuz. O, Allah yarın da ertesi gün de sizi doyuracaktır. Hiç meraklanmayın. Siz, sıhhatiniz var oldukça çalışın, yorulun; gerisine karışmayın. Ne kapılar açılacak, ne olmazlar olacak onu göreceksiniz.
Sözlünüze rica edin, hemen iş değiştirsin. İnsanlara haram sunan birinin elinden yemek yememelisiniz. Siz de kadın için caiz olacak bir işte çalışarak ona destek olabilirsiniz.
Salonun gündemine bağlı bir cevap gerekmektedir. Salonda haram işler varsa orada çalışmak haramdır. Mekruh bir iş varsa mekruhtur. Buna göre değerlendirebiliriz.