Fetva Meclisi
Soru
Ben evli 4 çocuk babasıyım eşimin beni aldattığını telefondan yakaladım ve itiraf etti cinsel bir ilişki yaşanmamış telefondan görüşmüşler mevlada bana yakalattı. Benim ne yapmam lazım İslam hukukuna göre boşamam mı lazım yoksa affedip Allah rızası için devam mı etmem lazım hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Eşiniz sizden boşanmış sayılmaz, onu boşayıp boşamamakta da serbestsiniz.
Bir kere, böyle büyük bir ayıp hakkında yüzde yüz bilgi sahibi olmalısın ya da o itiraf etmelidir. Bunu böyle bilin, maazallah iftira olursa yaptığınız büyük bir vebale girer. Eğer durum kesin ise bunun üzerine de mahkemeye müracaat etti iseniz, mahkeme ile beraber dini nikâh da bitecek zaten. Başka şahide gerek yoktur. Elinizi ve dilinizi bir hataya bulaştırmadan bu işi resmi yollarla bitirin. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Geçmiş olsun.
Kâğıt üzerinde de olsa boşama kararı, ikinci bir eş için makul bir süreç değildir. Böyle bir tavır sizin evliliğinizin geleceği için huzur bozucu olur. İtiraz etmek sizin hakkınızdır. Gönülden kabul etmek zorunda değilsiniz. Onun da size sorması boşama hakkını kullanması için şart değil zaten. Enine boyuna tekrar mütalaa etmeye çalışın meseleyi. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam.Yine tevbe et, yine tevbe et, yine tevbe et.
Boşamak en tabii hakkınızdır. İlave bir suç isnat etmeden gönderin gitsin. Onun Rabbi ile olan hesabına da karışmayın. Geçmiş olsun.
Bu anlattıklarınızla nikâha bir zarar gelmez. Bu büyük bir suç ve çok adice bir iş, Allah size sabır versin. Size bir nebze sabretmenizi ve beş on ay ıslah olması için süre vermenizi tavsiye ederiz. Eğer gerçekten ıslah olursa sizin de onun da lehine olur. Değilse aile büyüklerinizle durumu istişare eder ve devlete müracaat edersiniz.
affetmek konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yavrum, henüz yolun başındasın. Düştüğün yerde kalma, hemen kalk! Yürü korkma, şeytan seni bıktırmaya çalışıyor. Sakın bıkma, tek de kalsan inatla, azimle doğru yola devam et.
Selamünaleyküm. Evet, gayet ağır bir durum bu Mü'min için. Yalnız şerefli bir anne olduğunda kimsenin tereddüdü olmadığı gibi, Mü'min olduğuna dair de sahih bir bilgi de yoktur. Bu hususta bir yığın eser yazılmıştır ama hiç birisinde kalbi rahatlatan bir sonuç yoktur. En güzeli bu meseleleri Allah'a havale etmektir. Bir de biz, bu durumdan kendimize bir ders çıkarmalıyız.
Selamünaleyküm. Öyle bir hak oluşmaz, merak etmeyin. Yeter ki siz onları ebediyyen kafanızdan silin. Katili Allah affettikten sonra maktüllerin de haklarını onlara bizzat Allah verir. Yeter ki o kulunu affetsin. Sağlam basmaya devam edin, Allah yolunuzu açık, kalbinizi ferah kılsın.
Selamünaleyküm. Bir mü'min’in kendisine veya malına karşı işlenen bir suçtan ötürü elde ettiği haklılığından doğan haklarını kullanması günah değildir. Hakkını helal etmek zorunda da değildir. Buna rağmen, mü'min kardeşini bağışlaması bir tür sadakadır. Nasıl sadaka vermek zorunlu değilse bu da zorunlu değildir. Tıpkı sadakanın fazladan bir kazanç olması gibi böyle bir bağış da fazladan kazanmaktır.
Selamünaleyküm. Evet, böyle bir cinayet ağırdır, vahimdir ama öldürmekten de ağır değildir. Şu hususları bilmeliyiz: a- Allah'ın mülkünde Allah konuşur, kul dinler. Bize göre affolsa ne olur affolmasa ne olur? Cennet/cehennem kimin? b- Allah Teâlâ'nın affetmediği hiçbir günah yoktur. Yeter ki kul, tevbe etsin, tevbesinde samimi olsun. Bu HİÇ BİR ifadesini tekrar vurguluyorum. Bize göre değerlendirmeler tehlikeye götürebilir, dikkatli olalım. Bu şahsın cinayetini ağır görüyoruz. c- Zina ve taciz! Korkunç bir suç ağıdır bunlar. Tevbe de o denlimi büyük olursa o zaman Allah, Ğafûr ve Rahîm'dir, deriz. Hiçbir suç, o büyük Rahmet'i geçemez. Ama nasıl, onu sadece Allah bilir. Hele o kul, bir seller gibi yaşlar akıtsın bakalım d- İslam devletinde ise tecavüzün, idam cezasına varıncaya kadar ağır yaptırımları vardır.
ŞİRK dahil, gereği gibi tevbe edilmiş bütün günahlar katiyetle affedilir. Tekrar dönülmedikçe geçmiş günahlar silinmiştir. Kur'an'ımızın bu konudaki hükümleri, onlarca hadisi şerif gayet açıktır. Bunun dışındaki sözler doğru değildir. Tevbe kadar güçlü bir temizleyicimiz yoktur. Rabbimizin mağfireti okyanuslar kadar büyük bir kiri bile temizleyecek genişliktedir. Allah kapısında kalmayı hepimize nasip etsin.