Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Şu anda okuduğum bir kitap var. Ölümden Sonraki Hayat isimli. Burada Peygamber efendimizin küçük yaşta kaybettiği annesinin affedilmesini dilemek üzere Cenab-ı Hak'tan izin istediğini buna izin verilmediğini, kabrini ziyaret etmek için izin istendiğinde buna izin verildiği yazıyor. Annesinin iman etme şerefine nail olmadığı için buna izin verilmediği yazılıyor ve dipnot olarak Tevbe Suresi 113. ayet verilmiş. Ayetin meali "Müşriklerin cehennemlik oldukları (küfür üzere öldükleri) Mü'minlere belli olduktan sonra-bunlar akraba bile olsalar-artık onlar için ne peygamberin, ne de Mü'min olanların mağfiret dilemeleri yoktur." Şeklinde verilmiş. Burada peygamber efendimizin (sav) annesinin müşrik olduğu ima edilmiş. Bunun doğru olmadığını, şerefli bir anne olduğunu düşünüyorum ama cennetlik olduklarını da şimdiye kadar hiç duymadım okumadım bu konuyu ilk defa burada okudum. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu hadis, Kebîr'de 172 nolu hadistir. Hadis zayıf bir hadistir. Akidevi bir meselede hüccet olabilecek çapta değildir.
Selamünaleyküm. Mü'min, kalbinin rahat ettiği işi yapar. Zorlama ile din olmaz. Bırakın kimin ne ile amel ettiğini, siz tututğunuz dalın sağlam olduğuna inanıyorsanız onu salmayın.
Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.
Aleykümselâm. Güzel kardeşim, samimi ifadeleriniz için teşekkür eder, duanızı beklerim. Siz de takdir ettiğiniz gibi bizim takip ettiğimiz konular sizin beklentinizin dışındaki konulardır. Size özellikle şunu tavsiye ederim: Bugüne kadar o tür insanları ikna edebilmiş biri vardır veya yoktur denecek kadar azdır. Kendinizi yormayın o tür meselelerle. Biz imanımızı korumaya, çevremize etki etmeye, iyi örnek olmaya gayret ederiz, hidayet Allah'tandır. Sabredin ve kazanın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Helal bir yolla olduktan sonra araba almanızda bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Sizin görevinizi ihmal etmeniz başka bir mesele ama ölüm vakti değişmez. Anneniz için sadaka verin, dualar edin.
affetmek konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Affetmek de hakkınızdır, boşamak da. Böyle bir hatayı affettikten sonra bir daha hatırlamayacağınıza güveniyorsanız kalsın yoksa alternatif üzerinde düşünün.
Selamünaleyküm. Yavrum, henüz yolun başındasın. Düştüğün yerde kalma, hemen kalk! Yürü korkma, şeytan seni bıktırmaya çalışıyor. Sakın bıkma, tek de kalsan inatla, azimle doğru yola devam et.
Selamünaleyküm. Öyle bir hak oluşmaz, merak etmeyin. Yeter ki siz onları ebediyyen kafanızdan silin. Katili Allah affettikten sonra maktüllerin de haklarını onlara bizzat Allah verir. Yeter ki o kulunu affetsin. Sağlam basmaya devam edin, Allah yolunuzu açık, kalbinizi ferah kılsın.
Selamünaleyküm. Bir mü'min’in kendisine veya malına karşı işlenen bir suçtan ötürü elde ettiği haklılığından doğan haklarını kullanması günah değildir. Hakkını helal etmek zorunda da değildir. Buna rağmen, mü'min kardeşini bağışlaması bir tür sadakadır. Nasıl sadaka vermek zorunlu değilse bu da zorunlu değildir. Tıpkı sadakanın fazladan bir kazanç olması gibi böyle bir bağış da fazladan kazanmaktır.
Selamünaleyküm. Evet, böyle bir cinayet ağırdır, vahimdir ama öldürmekten de ağır değildir. Şu hususları bilmeliyiz: a- Allah'ın mülkünde Allah konuşur, kul dinler. Bize göre affolsa ne olur affolmasa ne olur? Cennet/cehennem kimin? b- Allah Teâlâ'nın affetmediği hiçbir günah yoktur. Yeter ki kul, tevbe etsin, tevbesinde samimi olsun. Bu HİÇ BİR ifadesini tekrar vurguluyorum. Bize göre değerlendirmeler tehlikeye götürebilir, dikkatli olalım. Bu şahsın cinayetini ağır görüyoruz. c- Zina ve taciz! Korkunç bir suç ağıdır bunlar. Tevbe de o denlimi büyük olursa o zaman Allah, Ğafûr ve Rahîm'dir, deriz. Hiçbir suç, o büyük Rahmet'i geçemez. Ama nasıl, onu sadece Allah bilir. Hele o kul, bir seller gibi yaşlar akıtsın bakalım d- İslam devletinde ise tecavüzün, idam cezasına varıncaya kadar ağır yaptırımları vardır.
ŞİRK dahil, gereği gibi tevbe edilmiş bütün günahlar katiyetle affedilir. Tekrar dönülmedikçe geçmiş günahlar silinmiştir. Kur'an'ımızın bu konudaki hükümleri, onlarca hadisi şerif gayet açıktır. Bunun dışındaki sözler doğru değildir. Tevbe kadar güçlü bir temizleyicimiz yoktur. Rabbimizin mağfireti okyanuslar kadar büyük bir kiri bile temizleyecek genişliktedir. Allah kapısında kalmayı hepimize nasip etsin.