Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam siz benim için çok değerlisiniz. Sizin ne kadar samimi ve insanlığa faydalı olmak için uğraşan biri olduğunuzu biliyorum. Sizi tanımadan önce günahların her türüne batmış biriydim. Şimdi her şeyden kurtuldum çok şükür. En azından bundan sonra sına güvenle bakıyorum. Siz hep dersiniz ya hocam firavundan daha büyük günah mı işleyeceksin diye. Evet Allah isterse hepsini affeder ama kul hakkı hariç. Hocam sorum şöyle... İnternet ortamında film ya da resim gibi müstehcen şeylere bakıp boşalmak elbette çok pis bir iş. Ama önceden yapılan bu işlerden nasıl kurtulacağız yani bir sürü tanımadığımız kişiye bakıyorduk. Bu kişilerle bakarak belki de boşalıyorduk. Bu aynı zamanda o kişilerle bir kul hakkı mıdır? Öyleyse bundan nasıl kurtulacağız. O kişileri bulmak mümkün değil. Hocam birde hani Allah 99 kişinin katilini affediyordu ya. Peki bu öldürülen kişiyle aynı zamanda kul hakkı olmuyor mu? Yani buradan ‘Allah kul hakkınıda affedebilir yada mağfiret edebilir’ diyebilir miyiz? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Allah’ım sizin ilminizi bereketli kılsın ve cennette size komşu yapsın inşaallah. Amin.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Tespitinizde bir sıkıntı yoktur. Kul hakkı, Allah’ın affetmeyeceği bir haktır. Cinayet ise en büyük kul hakkıdır. O örnekte ise mesele şudur: Katil olan o kişinin tevbesindeki samimiyete karşılık olarak onun üzerinde hakları bulanan maktüllerin haklarını Allah Teâlâ kendisi üslenerek o kulunu mağfiret buyurmuştur. Böylece de kullarına tevbe etmeleri durumunda kabul edeceğine dair inanacakları bir örnek vermiştir. Meseleyi böyle anlayabiliriz. Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Mağfiretine nail olacak amellere muvaffak kılsın.
Net olarak hakkına girdiğinizi hatırladıklarınız varsa onlarla bir yolunu bulup helalleşin. Genel olarak listede bulunup da ayrıntısını hatırlamadıklarınız için de dua edin, onlar ve sizin için istiğfar edin. Allah yardımcımız olsun. Dua etmeye devam edin.
Selamünaleyküm. Siz, imanınızın gereğini yapmakta istekli olun. Buna gücünüz yetmezse size uygulanana evet deyin. Kur'an'a göre fazla almanız gerekeni alamamış olursanız o hakkınızı Allah alır. Kur'an'a göre az almanız gerekirken fazla alırsanız onu da kimin hakkı ise ona iade edersiniz. Böylece kalbiniz de rahat olur cüzdanınız da.
Selamünaleyküm. Bütün alacaklılarınızla görüşün. Durumunuzu izah edin. Kaçmadığınızı, borcunuzu itiraf ettiğinizi beyan edin. Hakkını helal edene teşekkür edin, onu listeden silin. Hakkını talep edenden de geniş bir zaman isteyin. Kabul ederse teşekkür edin. Etmezse acziyetinizi söyleyin, yapabileceğiniz bir şey olmadığını açıklayın. Neticede de ödemeye kararlı olun. Evde yatıp kalmayın. Çift mesai yapın, dilenin ama borçlarınızı aklınızdan silmeyin. Böyle yaparsanız Allah size yardım eder, onların kalbini yumuşatır. Sakın bu nedenle namazı ve diğer insani işlerinizi savsaklamayın. Siz, borcunuza sahip oldukça sıkıntı yoktur.
Selamünaleyküm. Allah o gün yardımcımız olsun; karşılaşalım veya karşılaşmayalım, durum ağırdır. O kişiyle karşılaşsan o ağır, onu yaratan ile karşılaşsan o daha ağır. Kul hakkını düzeltip ahirete gitmekten başka çaremiz yoktur.Evet, orada da helalleşmek mümkündür ama bu bizim ibadetlerimizden öbürüne verilmek yoluyla olacaktır. Allah Teâlâ bir yolla onu râzı edebilir ama böyle bir garanti yoktur, umuttur o sadece. Karşımızdakinin zararı telafi edilebiliyorsa açıklamaya gerek olmayabilir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ size sabırlar lütfetsin. Ayağınızı sabit tutsun. Ecrinizi ziyade kılsın. Elbette Allah Teâlâ, kulunun sıkıntılarını zayi etmez; bütün çektikleriniz ecir olarak sizi bulacaktır. Yeter ki siz, Allah'ın kaderine isyan etmeyin. Doğal bir hayat yaşayın, melekler sizin her adımınızı sevap olarak kaydetsinler. İnsanların size merhamet göstermesini de takdirle karşılayın. Teşekkür edip geri verme fırsatınız olursa verin, yoksa alın size lazım değilse bir başkasına verin; böylece siz de bir sevap kazanmış olursunuz. Size sıhhat ve afiyet dilerim.
affetmek konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yavrum, henüz yolun başındasın. Düştüğün yerde kalma, hemen kalk! Yürü korkma, şeytan seni bıktırmaya çalışıyor. Sakın bıkma, tek de kalsan inatla, azimle doğru yola devam et.
Selamünaleyküm. Affetmek de hakkınızdır, boşamak da. Böyle bir hatayı affettikten sonra bir daha hatırlamayacağınıza güveniyorsanız kalsın yoksa alternatif üzerinde düşünün.
Selamünaleyküm. Evet, gayet ağır bir durum bu Mü'min için. Yalnız şerefli bir anne olduğunda kimsenin tereddüdü olmadığı gibi, Mü'min olduğuna dair de sahih bir bilgi de yoktur. Bu hususta bir yığın eser yazılmıştır ama hiç birisinde kalbi rahatlatan bir sonuç yoktur. En güzeli bu meseleleri Allah'a havale etmektir. Bir de biz, bu durumdan kendimize bir ders çıkarmalıyız.
Selamünaleyküm. Evet, böyle bir cinayet ağırdır, vahimdir ama öldürmekten de ağır değildir. Şu hususları bilmeliyiz: a- Allah'ın mülkünde Allah konuşur, kul dinler. Bize göre affolsa ne olur affolmasa ne olur? Cennet/cehennem kimin? b- Allah Teâlâ'nın affetmediği hiçbir günah yoktur. Yeter ki kul, tevbe etsin, tevbesinde samimi olsun. Bu HİÇ BİR ifadesini tekrar vurguluyorum. Bize göre değerlendirmeler tehlikeye götürebilir, dikkatli olalım. Bu şahsın cinayetini ağır görüyoruz. c- Zina ve taciz! Korkunç bir suç ağıdır bunlar. Tevbe de o denlimi büyük olursa o zaman Allah, Ğafûr ve Rahîm'dir, deriz. Hiçbir suç, o büyük Rahmet'i geçemez. Ama nasıl, onu sadece Allah bilir. Hele o kul, bir seller gibi yaşlar akıtsın bakalım d- İslam devletinde ise tecavüzün, idam cezasına varıncaya kadar ağır yaptırımları vardır.
ŞİRK dahil, gereği gibi tevbe edilmiş bütün günahlar katiyetle affedilir. Tekrar dönülmedikçe geçmiş günahlar silinmiştir. Kur'an'ımızın bu konudaki hükümleri, onlarca hadisi şerif gayet açıktır. Bunun dışındaki sözler doğru değildir. Tevbe kadar güçlü bir temizleyicimiz yoktur. Rabbimizin mağfireti okyanuslar kadar büyük bir kiri bile temizleyecek genişliktedir. Allah kapısında kalmayı hepimize nasip etsin.
Selamünaleyküm. Bir mü'min’in kendisine veya malına karşı işlenen bir suçtan ötürü elde ettiği haklılığından doğan haklarını kullanması günah değildir. Hakkını helal etmek zorunda da değildir. Buna rağmen, mü'min kardeşini bağışlaması bir tür sadakadır. Nasıl sadaka vermek zorunlu değilse bu da zorunlu değildir. Tıpkı sadakanın fazladan bir kazanç olması gibi böyle bir bağış da fazladan kazanmaktır.