Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu dünyada helal edilmemiş bir kul hakkı için öbür tarafta o kişiyle hesap zamanı yüz yüze gelecek miyiz? Nasıl olacak o anda da kişi hakkını helal edebilir mi? Ahirette Allah hak sahibinin dilerse gönlünü eder mi kişiyi cehenneme koymamak için? Ve hocam bir kişiye karşı yapılan haksızlıkta kişi yaptığı hatayı anlatmadan genel olarak hakkını helal et dese durum ne olur hocam? Allah razı olsun sizden.
Cevap
Benzer fetvalar
Bir mü'min olarak kimsenin üzerimizde hakkı olmadan ahirete gitmek isteriz elbette. Allah Teâlâ hepimizi buna muvaffak kılsın. Bilerek ve bir sonuç getirecek hata yaptığımızda ikinci insanların bizde hakkı olur. Buna kul hakkı deriz. Hayat içinde kastımız olmadan, örf olarak “olabilir” kabul edilebilecek hataları ayaklarına gidilip helallik istenecek şeyler görmek abartı olur. Bu durumlar için “affedersiniz” güzel bir tepkidir ve yeterlidir. Allah’a emanet olunuz.
Mü’min olarak dünya hayatımızı cenneti kazanmak için yaşıyoruz. Rabbimiz de bizi dünyada güzel işler yapmak için, imtihan olmamız için yaratmıştır. Cenneti istememizi, isterken de Firdevs cennetini istememizi vurgulamıştır. Bir yarış yerindeyiz âdeta, kulluk yarışı. Farzları yapar, haramlardan kaçınırız ve nafileler ile yarıştaki yerimizi belirleriz. Böyle bir kulluk sınav yerindeyken hatalarımız karşısında Rabbimize sığınır tövbe ederiz ama kul hakkı olunca orada da helallik devreye girer, girmeli. Tövbe ederiz hatamızdan dolayı ama maddi veya manevi birisine zarar verildiyse tövbenin yanında helallik alırız ki ahirete kalmasın. Bu helallik durumu ahirete kalmamalı. Ahirette herkes kendi derdine düşecek, bir “subhanallah” daha fazla söyleseydim diye derdimiz olacak amellerimiz için. Zerre kadar yaptığımız iyilik veya kötülük hesabı yapılacakken kul hakkını ahirete bırakmak tehlikeli olacaktır. Kul hakkına girilen kişi ahirette bizi affeder mi bilemeyiz. Bildiğimiz şey; hakkına girilen kişi ile helallik ahirette önce yaptığımız sevaplarımızı ona vermek, eğer yeterli gelmezse onun günahlarını yüklenmek olarak olacak maazallah. Bu sebeple dünyada ne yaparsak yapalım helallik alarak bu dünyadan ayrılalım. Helallik alamadan karşı taraf öldüyse maddi ise hak; mümkün ise ailesine bu maddiyatı teslim etmeli, onun adına sadakalar vermeli. Manevi bir hak ise onun adına dua etmek, istiğfar etmek, sadakalar vermek de yapılabilir. Rabbim o çetin gücün azabından bizi korusun, kul hakkı olmadan Rabbimizin huzuruna gitmek için mücadele edelim. Rabbim yardımcımız olsun.
Şunu kesin bir kural olarak bilmeliyiz: Bir kul günah işlediğinde Allah’a karşı hata etmiş olur. Tevbe ederse ve tevbenin içini doldurursa Allah onu affeder. Tertemiz olur ve öyle dirilir. Bunda şüphemiz yoktur. Kulun işlediği günahın başka bir kulla bağlantısı varsa yani KUL HAKKI söz konusu ise hiçbir tevbe çeşidi o kul hakkını silmez. Allah Teâlâ, kendisine karşı işlenen suçları affediyor, kulun kula karşı hakkını silmiyor. Şehit bile olsa kul, durum budur. Tek çare de suç işleyen kulun hakkını ihlal ettiği kul ile helalleşmesi veya kıyamet günü yüzleşmesidir. Başka bir çare yoktur. Bu kural kesindir ve asla esnek değildir.
Selamünaleyküm. Öyle bir hak oluşmaz, merak etmeyin. Yeter ki siz onları ebediyyen kafanızdan silin. Katili Allah affettikten sonra maktüllerin de haklarını onlara bizzat Allah verir. Yeter ki o kulunu affetsin. Sağlam basmaya devam edin, Allah yolunuzu açık, kalbinizi ferah kılsın.
Güzel kardeşim, hatasız kul olmaz. Hepimiz hata ederiz; keşke ölmeden o hataları temizleyip gidebilsek. Benim şahsımla alakalı kimseden hak talebim yoktur. Dinime hizmet ederken elbette çile çekecek, okların hedefi olacağım; bunu normal görüyorum, bir hak oluştu ise onu da helal ediyorum. Bu ifadeler ve tutumlardan dinimiz zarar gördü ise o da benim çözebileceğim bir iş değildir. Herkes hatasına istiğfar etmelidir. Allah'a emanet olun.
1- Sakın bir daha namaz ve benzeri ibadetlerle kul hakkını karıştırmayın. Kul hakkından daha büyük bir hata işlemiş olursunuz. Gırtlağımıza kadar batsak bile Rabbimizin kapısından geri kalamayız. Bu bizim kanunumuzdur. Bin kişiyi öldürmüş olsanız dahi son kapınız Allah'ın kapısıdır; o kapıdan asla ayrılmayın. 2- Tevbenizi yapın ve bundan sonra çok dikkat edin. Helalleşmeniz mümkün olanlarla helalleşin. İçinizden o heyecan kaybolmasın. Gerisini de Allah'a bırakın. Kendinizi iyilerin arasında tutmaya çalışın. Umutsuz kalmayın. Allah'a emanet olun.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayır, İnsanın dünyadaki hiçbir görüntüsü ahiretteki akıbetini göstermez.
Selamünaleyküm. Önce ahirette cennette beraber olmaya gayret edeceğiz. Eğer muvaffak olur da Rabbimizin rahmeti ile cennete girersek, orada her isteyene istediği verilecek.
Ahirette hangi mezhepten olduğumuz üzerinden hesap sorulmayacaktır. İmanın ve İslam’ın şartları üzerinden hesaba tabi olacağız.
Selamünaleyküm. Sizin yaratılışınız böyle, razı olmaktan başka yapacağınız bir şey yoktur. Bunu kendinize dert etmeyin. Bilerek de hata etmeyin yeter. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Elbette din, insanın dünya ve ahiretini mamur etmek içindir. İki sorunun cevabı ile sizin sorunuz netleşmektedir. Birincisi, 'hani din sahipleri, kim onlar?' sorusudur. İkincisi de, mutluluktan ne anlıyoruz? Bu iki sorunun cevabı ile yola çıkarsak neticeyi elde ederiz.
Selamünaleyküm. Allah'ın razı olacağı her iş bir SALİH AMEL’ dir. Bu iş direk ahiretle alakalı olabileceği gibi bir bölümü dünyalık olan bir iş de olabilir.