Fetva Meclisi
Soru
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu hocam. Allah sizden razı olsun, Allah'ın izniyle aktardıklarınızdan çok istifade ediyoruz. Şu hususlarda bizleri aydınlatmanızı rica ediyorum. Mimaride ve dekorasyonda fonksiyonsuz süsleme öğelerinin kullanılmasının İslam'da yeri var mıdır? İslam'ın sanata bakışı nasıldır? Edindiğim bir takım bilgiler ışığında insanı dünyaya meylettirecek fazladan herhangi bir şey hoş karşılanmıyor. İnsanoğlu ise neredeyse yaptığı her şeyi süslüyor ve bilhassa ecdadımızın eserlerinde bu süslerin alt yazılarını okuduğumuzda çoğunlukla Kur'an-ı Kerim kaynaklı ahiret yurdu tasvirlerinden esinlenildiği görünüyor. Bunları ahireti hatırlatan unsurlar olarak değerlendiriyorum. Ancak günümüzde böyle bir anlayış yok, ahir zaman kıyamet alametleri, süsleme gösteriş amaçlı yapılıyor, mimari gösteriş amaçlı, lüks. Allah kusurlarımızı affetsin, bunlar şahsi algılarımdır, bu konuda Kur'an ve sünnet ne demektedir? Sizin aktaracaklarınızla, Allah ın izni ve inayetiyle, fikir ve yaşantımda Allah'ın razı olacağı bir noktada olma çabasındayım. Allah'a emanet olun, Selamun aleykum.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah’ın nimetleri bize haram değildir. Bir müminin dünyadaki en zengin insan olmasında hiç bir sakınca olmaz. Sakıncalı olan müminin ahiretinden verip dünyadan almasıdır. Buna karşı dikkati olunmalıdır. Haramlardan bir harama bulaştırmayan, farzları ihmal etme nedeni olmayan, insani sorumluluklarımızı ertelettirmeyen bütün nimetler mubahtır. Allah’ın mubah ettiğinden kaçmak da gerekmez. İnsan durması gerektiği yerde durmayı becerebiliyorsa ne güzel, her şeyin en iyisini en bolunu alsın. Nimet kullanımı arttıkça ibadet lezzetini artıramamak, İmkânlar çoğaldıkça mümin kardeşleri ve ilişki yoğunluğunu geliştiremiyor olmak, Dünya bize açıldıkça bizim onu bir imtihan olarak görüp ahirete olan yönümüzü pekiştirmek yerine bize gelen dünyaya ondan daha hızlı yürümek, Mezarlıkları mermerlerle imar etmeyi imanla imarın yerine ikame etmek, Ölümü başkalarının muhtemel derdi gibi görmek, Her geçen yılı, haramları biraz daha helale yaklaştıran bir takvim olarak hissetmek… Bunlar bizi bitirir. Bunlara karşı uyanık bulunan için ise risk henüz yok demektir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri hususlarda kimsenin kimseyi tatmin etmesi mümkün değildir. Tatmin olmak için sizden cevap isteyen yoktur zaten. Herkes kendi görüşünün en doğrusu olduğuna inanıyor. Siz, kalbinizin tatmin olduğu tarafa dikkat edin, başkalarının kanaatlerini önemsemeniz gerekmez. Allah'ın hükümleri ile hükmetmeyen hatta o hükümleri yok sayan bir sistemi, Müslüman'ın kendisine ait görmesi elbette kabul edilemez bir hatadır. Hatta bu kabullenmede samimiyet varsa bunu imandan kayma olarak da görebiliriz. Yalnız tevil ederek yani esasen o sistemi benimsemediği hâlde, bazı tevillerle içinde bulunanlar için aynı şeyleri söylemek gayet tehlikelidir. Bundan Allah'a sığınırız. Olsa olsa bir hatadan söz edebiliriz. Bir başka husus da biz Müslümanlar olarak, vazifemizi yanlışları bulma ve ikaz etme ile sınırlandıramayız. Asıl vazifemiz bize ait olanı ihya etmektir. Bunun için herkes çalışmalıdır.
Selamünaleyküm. Her iki alanda da, iyi niyet yeterli değildir; iyi niyetle başlayıp iyi niyeti sürdürmek gerekiyor. Bu da o meslek erbabının zorlandığı bir durumdur. Sözünü ettiğiniz hassasiyetlere dikkat edilerek sinema ve resim işi bir eğitim aracı olarak kullanılabilir.
Selamünaleyküm. Önce, bu işi yani ayakta kalma, imanı güçlü tutma işini, mü'min olmanın en büyük gereği olarak görmelisiniz. Ankara'da değil de Mekke'de bile yaşasanız bu imtihan sizi bulacaktı. Sizin özel sorununuz değildir bu. İmtihan olmak budur, peygamberler başta olmak üzere bütün mü'minler bu badireden geçmişlerdir. Bunu böyle bilmenizin size çok yararı olacaktır. İkinci olarak da aç bir çocuğun elindeki kekin hepsini ağzına sokmaya çalışması gibi bir tutum içine girip, bir haftada İslam'ın bütününü kuşatmaya kalkmayın; boğulursunuz. Adım adım ama geçmişin değerlendirmesini yaparak ilerlemelisiniz. Bu adım adımlığı, mesela tesettürde de uygulayabilirsiniz. Bir günde kapkara kıyafete girmek yerine bir sefirinde etek tipinizi, öbür seferinde baş örtüsünü derken bir yıla yayabilirsiniz tesettür durumunu düzeltmeyi. Diğer durumları da buna kıyas edin. Ara sıra evinizin dışına taşın. Bir mahreminizle beraber mesela İstanbul'da durumunu iyi gördüğünüz bir aileye açılın. Onların ne yaptıklarını izleyin. Eğer sizden iyi görrüseniz taklit edersiniz, sizden iyi değillerse hâlinize şükredersiniz, onlara tavsiyede bulunursunuz. Ne olursa olsun sakın umutsuz kalmayın, umut ve heyecan en çok muhtaç olduğunuz iki ihtiyacınızdır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bize dışarıdan gelen kültürün süzülmeden olduğu gibi alınmasını kabul edemeyiz. Mü'min kimliğimizin sadece camide iken bizimle beraber olmasını isteyecek hâlimiz yok her hâlde. Camide de sokakta da mü'min olarak yaşamalıyız. Sokakta bir mü'minin eşinin omzuna elini koyması haram değildir. Buna haram diyecek kimse de yoktur. Fakat, kâfirlere ait bir görüntünün bizim üzerimizde çirkin göründüğünü de unutmayalım. Evet, o görüntü haram değil ama haramlara açılan yollar hep öyle başlıyor. Erimemek için dikkat etmemiz gerekir.
Selamünaleyküm. Kur'an-ı Kerim meali dağıtmak, adı büyük, yararı adı kadar olmayan bir iştir. Müslümanlar olarak biz ne kadar Kur'an okuyup anlıyoruz ki, yabancılar ondan yararlansınlar? Üzerimize düşen en önemli görev, bu fitne döneminde kendimizi korumaktır. Artık kimin nasıl sabahlayacağı belli olmayan bir zamana gelmiş bulunuyoruz. İkinci olarak da en yakın çevremizden başlayarak insanlara Müslümanlığımızın örnekliğini göstermemiz olur. Üçüncü olara şu görevimizi öne çıkarabiliriz: Bireysel olarak etki edebileceğimiz insanlarla özel iletişime geçerek, onların da imanı bir dava olarak görmesini sağlamaya çalışmak olabilir.Öyle veya böyle Allah’ın razı olacağı işleri yapacağız ki, Allah bize yardım etsin.
bakış açısı konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Cihada bakış açımız filan olabilir mi? Emreden Allah olacak ve biz bir görüş beyan edeceğiz! Maazallah! Cihadı ve benzeri kimin ne maksatla kullandığını ise tahlil etmek hakkımızdır. Ulemanın imzası olmayan işlerde hayır görmeyiz.
Selamünaleyküm. Haram olmadıkça, kulluk vazifelerini aksatmadıkça oyuncu olmak mümkündür.