Fetva Meclisi
Soru
Bugün arabamla bir kediye çarptım, istemeden oldu. Daha doğrusu kedi aniden önüme çıktı. Çok üzülüyorum, kendimi nasıl affettirebilirim? Çok etkilendim çünkü. İçim hiç rahat değil. Bana bir yol gösterebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu noktadan sonra yapabileceğin bir şey yoktur. İstiğfar et ve hayatına devam et.
Selamünaleyküm. Bir sakınca yoktur.
Böyle bir durumda iş yeri sahibine veya bir yetkiliye gidip bilgi vermeli idiniz. Şu anda da yapmanız gereken budur. Bir yolla onlara ulaşıp zararı karşılamanız gerekir. Onlara ulaşma imkânı varken sadaka vermek gibi bir seçenek yoktur.
Sattığınız bir üründe bir sorun çıkarsa: Bu sorun sonradan oluşmuş ise sizin bir sorumluluğunuz yoktur. Sorun siz satmadan önce vardı ise müşterinin alışverişi iptal edip malı germe veya tamir ettirip farkı size ödetme hakkı vardır. Siz satarken, “bir eksiklik kabul etmiyorum, bu şekilde alıyorsun” dedi iseniz o da kabul etti ise zararı müşteri karşılamak zorundadır. Siz, “arabanın ayıbını gizlemiş” durumda olursanız yani “bir eksikliği yoktur” dedi iseniz o takdirde o haklı olur.
Selamünaleyküm. Onlar adına sadakalar verin ya da bir yolla o hakları onlara ulaştırın.
Dinimiz sahiplenilen hayvanların da hakkı olacağını ve iyi davranılması gerektiğini öğretmiştir. Kedi de bu hayvanlardan biridir. Evinizde bulundurduğunuz sürece ona iyi bakmanız gerekir. Artık bakılamaz duruma gelince evden çıkarılabilir. Belediyelerin barınakları bir alternatif olarak önceliğiniz olmak şartıyla hayvanı uygun bir yere bırakabilirsiniz.
araba konusundaki diğer fetvalar
Bayanın araç kullanmasında fıkıh açısından bir sakınca yoktur. Hatta bayanların ehliyet sahibi olmalarını da teşvik ediyorum. Ancak, ülkemizdeki trafik şartlarında erkeklerin bile araç kullanması ne kadar huzurla kabul edilebilir bir şeydir onu hepimiz takdir ederiz. Bu nedenle eşinizin tepkisini haklı bulmalısınız diye düşünürüm. Bir zorunluluk olarak ehliyetiniz olsun, acemilik sürecini geçirin ama bu yollar erkek için bile vahşi bir manzara sergiliyor; buna dikkat ediniz. Allah’a emanet olunuz.
İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vazgeçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüz bin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız.
Her üç sorunuzun cevabı da aynıdır: Takva açısından uzak dursanız iyi olur ama almanızda bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. 1- Bir ailenin bir binek arabası zekâta tabi değildir. Ailenin bir başka ferdinin arabası da zekâta tabi olmaz. Ancak zikrettiğiniz gibi dört araba ve hepsi bir kişinin gibi duruyorsa ve bunlardan biri mesela iş yerine ait değilse üçünün zekâtı verilmelidir. 2- Bir kişinin bir oturduğu bir de yazlık evi olabilir. Ticaret için saklamadıkça yani emlakçi gibi satmak için tutmadıkça evlerinden dolayı zekât vermesi gerekmez. 3- Mesela Ramazan ayının onuncu gününü takvim kabul eden biri, dokuz Ramazan'da elinden çıkanı hesaba katmaz. Dokuz Ramazan'da eline geçeni de eskilerin arasında on Ramazan'da hesaba katar. On Ramazan'dan sonra ise giren veya çıkan önemli değildir.
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Sizin bindiğiniz arabanın nasıl alındığını araştırmanız gerekmez. Vebali onun olur, siz ihtiyacınızı görürsünüz.