Fetva Meclisi
Soru
Hocam bayanların araba kullanması dinimizde caiz mi? Çevremde gördüğüm kadarıyla takva ehli bayanlar bile araba kullanabiliyor ama benim eşim buna izin vermiyor. Bunu istemem bir hata mıdır, günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının tek başına mahremsiz olarak seferîlik mesafesine araç kullanmasının caiz olmayacağında bir ihtilaf yoktur. Kısa mesafelerde kadının araç kullanması ise ittifakla yasak değildir. Bazı âlimler bunu bu asrın şartlarını dikkate alarak uygun bulmamışlardır ki, haksız da değildirler ama KADIN ŞEHİR İÇİNDE ARAÇ KULLANAMAZ sözünü oturtabileceğimiz sarih bir nas yoktur. Şartlara ve günlük duruma bakılarak kişiden kişiye değişebilecek bir kanaat durumundadır bu kanaat. Yine de siz, aile huzurunuzu arabadan ve götürüp getirmek işinden daha önemli görün, aman!
Katılım bankaları ile ilişki, faizli bankalara göre biraz daha ehvendir. Yani katılımlar için “faizlidir, haramdır” açıkça söylenemiyor. Evet, uzak durmak bereketli kalma sebebidir ama oradan araba alan faize girdi de denemez. Yine de siz, eşinizle böyle bir sebepten ötürü tartışma yaşamayın, şeytan aranıza fitne sokmasın.
Kadınların araç kullanmasına mani bir fıkıh kuralı yoktur. Ancak trafiğin durumuna bakarak 'kadın nasıl trafiğe çıkacak?' şeklinde bir tereddüt herkesin aklında olabilir.
Ehliyet, sadece yasal bir güvence değildir. Yasal zorunluluk yanında, ehliyet kelimesinin ihtiva ettiği, ‘yeterli olma’ anlamı da vardır. Dolayısıyla, ehliyeti olmayanın yani, araç sürmeye yeterliliği yasalarla belirlenmemiş birinin araç kullanması asla doğru değildir. Bu şekilde araç süren birinin sebep olacağı bir kaza cinayet hükmündedir. Dinimiz bizim için sadece cami ve kurban bayramını yansıtmaz. Araç kullanmaktan, uzaya çıkmaya kadar her şeyimizde dinimizin kurallarına sadık kalmak durumundayız. Müslümanlık budur. Yasaların Kur’an’dan alınmamış olması çok şey değiştirmiyor. Kur’an kaynaklı yasalar da olsaydı, trafik kuralları hemen hemen aynı olacaktı.
Bunda dinen hiçbir sakınca yoktur. Yalnız toplumumuz bunu bir taviz ve eksik başlama gibi görmektedir, bu noktaya dikkat ediniz. Üçüncü kişileri kullanmanız daha doğru olur.
Bilerek ve kastederek bir hata etmeyin. Hata ederseniz özür dileyin. Bunun ötesindeki tehditlerden rahatsız olmayın, bu davranışı abartmayın. Allah yardımcınız olsun.
araba konusundaki diğer fetvalar
Sahibi olmayan bir hayvana kasıtlı olmayan bir zarar verildiğinde bunun için bir hak oluşmaz. Sahibinin çıkması halinde zararını talep ederse ödersiniz. Bunun dışında tevbe de gerekir bir durum yoktur. Rahat olun, geçmiş olsun.
İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vazgeçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüz bin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız.
Her üç sorunuzun cevabı da aynıdır: Takva açısından uzak dursanız iyi olur ama almanızda bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. 1- Bir ailenin bir binek arabası zekâta tabi değildir. Ailenin bir başka ferdinin arabası da zekâta tabi olmaz. Ancak zikrettiğiniz gibi dört araba ve hepsi bir kişinin gibi duruyorsa ve bunlardan biri mesela iş yerine ait değilse üçünün zekâtı verilmelidir. 2- Bir kişinin bir oturduğu bir de yazlık evi olabilir. Ticaret için saklamadıkça yani emlakçi gibi satmak için tutmadıkça evlerinden dolayı zekât vermesi gerekmez. 3- Mesela Ramazan ayının onuncu gününü takvim kabul eden biri, dokuz Ramazan'da elinden çıkanı hesaba katmaz. Dokuz Ramazan'da eline geçeni de eskilerin arasında on Ramazan'da hesaba katar. On Ramazan'dan sonra ise giren veya çıkan önemli değildir.
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Sizin bindiğiniz arabanın nasıl alındığını araştırmanız gerekmez. Vebali onun olur, siz ihtiyacınızı görürsünüz.