Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim imam ve şehre uzak bir köyde görev yapıyor. Eşim ısrarla araba almanın zaruret olduğunu söylüyor ve katılım bankası aracılığı ile araba almak istiyor. Elimizde bir miktar birikim var ama o parayla çok düşük model bir araç alabileceğimizi söylüyor. Açıkçası benim içim hiç rahat değil; şüpheli olan durumlardan uzak durmak istiyorum ama eşim bu konuda beni dinlemiyor. Bu durum beni çok üzüyor. Size de sormak istedim, katılım bankaları üzerinden araba almak gerçekten caiz midir? Bu bir ticaret olarak değerlendirilebilir mi? Yardımcı olursanız çok sevinirim. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Katılım bankalarının işlemleri kâğıt üzerinden izlendiğinde faiz olmadığı anlaşılmaktadır. Ekonomiden anlayanlar ise bu konuda tereddüt gösteriyorlar. Biz bir işlemin zahiren görüntüsünü inceleyebiliriz. Zahiri görüntüye göre de onlarla ticarette sıkıntı yoktur gibi duruyor.
Aleykümselam. Paranızın aslı sizindir. O asıl parayı kullanabilirsiniz.
KÂĞIT ÜZERİNDE ifadesi ile yüzeysel olarak bakıldığında helal olduğunu söylemek istiyoruz. Ayrıntılarına girildiğinde sıkıntı doğabilir. Mevcut şartlarda ancak bu kadarı yapılabiliyor diye bu izahı vermek durumundayız.
Selamünaleyküm. Bu kurumların işlemleri kâğıt üzerinde helal görülmektedir.
Maalesef, faiz ve faizin bağlantıları konusunda hadislerde belirtilen afet dönemine girdik ya da o süreçteyiz. Allah bizi, O'nun haramlarına düşmekten muhafaza buyursun. Adına 'finans kurumu' ya da başka bir şey denen kurumların İslam'a göre olmadığını tartışmaya bile gerek yoktur. Herhalde sahipleri de bunu iddia etmezler. Fakat diğerleriyle aynı demeyi zorlaştıracak bir durumdan da söz edebiliriz. O nedenle yüzde yüz helaldir demediğimiz gibi saf haram olduğunu da iddia edemiyoruz. İlla bir banka ile çalışılacaksa onlarla çalışılmasını söyleyebiliyoruz. Takva yönü ile bakıldığında uzak durulması gerekmektedir. Tenkitte ölçülü davranmamızın nedeni, o kurumların Türkiye'de saygın ilim adamı olarak bilinen isimlerle danışarak iş yaptıklarını beyan etmiş olmalarıdır. Allah'a yalvarır, bizi nefislerimize esir etmemesini dileriz.
Mü'min kalbinin sesine kulak vermelidir. Kalbinizin sizi yönlendirdiği şeye uyun siz. Zorunlu olmayan sigorta türlerinin caiz olmadığı fıkıh ehlinin genel kanaatidir. Allah yardımcımız olsun.
araba konusundaki diğer fetvalar
Zorunlu trafik sigortasını yaptırmak caizdir. Kapsamı konusunda bütçeniz ve istişarenizi esas alarak karar vermenizi tavsiye ederim.
Sattığınız bir üründe bir sorun çıkarsa: Bu sorun sonradan oluşmuş ise sizin bir sorumluluğunuz yoktur. Sorun siz satmadan önce vardı ise müşterinin alışverişi iptal edip malı germe veya tamir ettirip farkı size ödetme hakkı vardır. Siz satarken, “bir eksiklik kabul etmiyorum, bu şekilde alıyorsun” dedi iseniz o da kabul etti ise zararı müşteri karşılamak zorundadır. Siz, “arabanın ayıbını gizlemiş” durumda olursanız yani “bir eksikliği yoktur” dedi iseniz o takdirde o haklı olur.
Şayet araç yasal olarak alınmış ve devletin koyduğu kurallara uyularak alınmış ve kullanılmışsa, babanızın bundan dolayı azap çekmesi söz konusu olmaz. Ancak yanlış bir uygulama yapıldıysa, bunu düzeltmek gerekir ki kimsenin vebali kalmasın. Bu yüzden bir mali müşavire veya vergi dairesine danışarak net bir cevap almanız daha sağlıklı olur.
Verdiğiniz bilgiye göre zekât verme zamanınız geldikten sonra üzerinize borç tahakkuk etmiş/gerçekleşmiştir. Dolayısıyla önce bir milyonun zekâtını vermelisiniz. Her kazandığınızın üzerinden bir yıl geçmesi gerekmiyor. Sene sonunda hesabınızdaki paraların kazanma tarihine bakmaksızın % 2,5 oranında zekâtını vermeniz gerekir.
Elbirliği sistemiyle mülkiyet sahibi olma konusunda bazı çekincelerimiz olduğundan bu konuda fetva veren hocalarımıza başvurmalarını tavsiye ediyoruz. Dolayısıyla olumlu bakmadığımız bir sistemin işleyişi hakkında bir yorum yapmamız doğru değildir. Yalnız size "bir anlaşma yaptıysanız ona uygun davranma zorunda olduğunuzu" hatırlatabiliriz.
“Hac düşer mi?” sorusunu “Zekât düşer mi?” gibi anlamamalıyız. Belli bir miktar para belli bir süre bekleyince ona zekât düşer yani onun belli bir miktarı zekât olarak verilir. Hac böyle değildir. Bir Müslüman'ın mevsiminde hacca gidip gelecek kadar malı varsa o kimseye hacca gitmelisin denir. Siz bunu soruyor olmalısınız. Araba almak için para biriktirdi iseniz ve parayı arabaya yatırmadı iseniz sizin paranız var kabul edilir. Paranız varsa ve hacca gitme fırsatı da doğdu ise hacca gitmeniz gerekir. Bir şeye yatırım yapmak başka bir ibadeti kilitlemez.