Fetva Meclisi
Soru
Eniştem bir tekstil firmasının deposunda çalışıyor. Firmadaki defolu ürünleri evinizde kullanın diyerek veriyorlar. Benim ablam da onları para ile satıyor ama firma sahibinin haberi yok bu durumdan. Alan ve veren açısından bu işin caizliği nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Firma isimleri ve ürünler yaşadığımız zamanda koruma altına alınmış, bu durum da kabul edilmiş bir örf durumuna gelmiştir. Bu nedenle korunmuş ürünlerin taklidi caiz değildir ve kul hakkıdır. Böyle bir ürünün direk satıcısı olmak da birinci dereceden olmasa da doğru olmayan bir şeydir. Kazancımıza şüphe bulaştırmamalıyız.
İşçi toplayıp organize eden bir şirket mantığı ile bunu yaptığınızda caiz olabilir. Sizin bir emeğiniz vardır ve bu emeğinizin karşılığı belirli bir ücrettir bu durumda. Bu arada bir hile ve yalan işin içinde karışmamalıdır. Yalanla helal bir arada durmaz.
Selamünaleyküm. Müşterileri kandırmıyorsanız müşteri ile ilişkiniz açısından bir sakınca yoktur. Bir malın üreticisinin izni olmayan bir işi yapıyorsanız malınız açısından caiz olmayan bir iş yapmaktasınız.
Şirket bunu bildiğinde sorun edecekse yani rıza göstermeyecekse bu bir haktır. Genel bir teamül içinde es geçilebilen bir pozisyon varsa sıkıntı olmaz biiznillah.
Özellikle iş sahibinin “alın” demesinden sonra bir sorun yoktur. İş sahibinin “onları almayın” demesi durumunda ise aldığınız size haram olur. Ortada kalmış durum için iş sözleşmesindeki şartlara dikkat edersiniz. Öyle bir sözleşme yoksa örf olarak cari olan duruma bakarsınız. Benim bildiğim ustalar enkazı almazlar. Enkazı alacak olan öyle bir anlaşma yapmaktadır. Siz de özellikle bu ayrıntıyı konuşun.
Malının tamamı haram olduğunu bildiğiniz biri ile ortaklık yapmanız caiz değildir. Malının haram karışık mal olduğunu zannettiğiniz biri ile ise caizdir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Evet, bayan görevli bulsa idiniz daha iyi olurdu. Neticede bu bir tıbbi müdahale idi. Biiznillah dinen bir sakınca yoktur. Bundan sonra daha dikkatli olmaya azmedin. Geçmiş olsun.
Sizin iki büyük hatanız var. Birinci hatanız, o saydığınız şeylerdir. İkinci hatanız da, şimdi şeytanın sizi onlarla meşgul etmesine izin vermenizdir. Zannederim siz, ikinci hatayı sürdürmekle ağırı daha ağır duruma getiriyorsunuz. Size şunu tavsiye ederiz: a- Müthiş bir tevbe ile o geçmişe tevbe edin. Bu tevbeniz adeta yeniden doğmak gibi olsun. b- Ebediyyen o hatalara bir daha dönmeyin. Tevbe de budur zaten. c- Eşiniz dahil kimseye o geçmişten bahsetmeyin! Hatta kendinize bile bahsetmeyin. Kendinize bile! d- Kendinizi ibadete verin, namaza sarılın. Kur'an okuyun. Zikirler yapın. e- Tevbenizi koruduğunuz sürece eskinin sizi ezmeyeceğini göreceksiniz. Böyle bir tevbe yapmazsanız, yapamazsanız o zaman siz halinizden memnunsunuz da sahte gözyaşı akıtıyorsunuz demektir.
Bir mesafe koymanız olabilir ama küsmek sizin de aleyhinize olur. Derdinize dert katacak bir iş yapmamaya çalışın. Geçmiş olsun. Allah size sabırlar versin, yavrunuza afiyetler versin.
Sizin de hissettiğiniz gibi mü'min bir insanın kalbini rahatsız eden durum var ortada. Kazancınızın haram olacağını söyleyemeyiz ama bu sıkıntı orada çalıştığınız sürece kalbinizi sıkıştıracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Bu rakam, sizde bir emanet olarak beklesin, raşit olunca çocuklar onlara verirsiniz. Böylesi daha iyi olmaz mı?
Namazlarınıza da bir zarar yoktur, biiznillah meleklerin girmesine de engel olmaz. Siz özürlüsünüz, sizin durumunuz farklıdır. Allah teala size afiyet ihsan etsin.