Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Jinekolojik muayene, smear testi, rahim ultrasonu ve biyopsi yaptırmak orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Metal bir cihazın girmesi ile oruç bozulmaz. Cihazın etrafı ilaçlı ise ondan sorun olur. Bir gün kaza edilir.
Makattan ultrason çektirmek; yeme, içme anlamına gelmemekle birlikte, cihaz içinden su verildiğinde oruç bozulur. Ancak söz konusu işlemlerde cihazların kullanımı sırasında sindirim sistemine su, yağ ve benzeri gıda özelliği taşıyan bir madde girmemesi durumunda makattan ultrason çektirmek orucu bozmaz. Kadın üreme organlarında sindirim bulunmadığı için rahim ultrasonu çektirmek, jinekolojik muayene olmak, smear testi ve biyopsi yaptırmak gibi transvajinal işlemler orucu bozmaz.
Selamünaleyküm. Oruçlu iken rahim içine yapılan muayene el veya alet sokma yöntemi ile yapılıyorsa bu durum orucu bozar. Bu tür muayenelerde genelde jel veya benzeri malzeme kullanıldığından orucun bozulacağını söyleriz. Yoksa mücerret muayene oruç bozmaz. Bir gün kaza etmek gerekir. Zaruret olmadıkça böyle bir muayene olmamak gerekir. Zaruret nedeniyle (randevu almakta zorlanmak ya da acil bir durum olmaması gibi) tedavi olmakta ise sakınca yoktur.
Tahlil amacıyla vücudun herhangi bir organından parça alınması (biyopsi), orucu bozmaz. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
Oruç bozulur, kaza edersiniz
Selamünaleyküm. Sürtünme ve elle müdahale gibi bir durum olursa kaza gerekir. Bunun dışında kendiliğinden boşalmanın oruca zararı yoktur.
KADINLARA ÖZGÜ HALLER konusundaki diğer fetvalar
Âdet halinde cinsel ilişkide bulunmak, ayetin açık ifadesi gereği haramdır (Bakara 2/222). Lohusalık da aynı hükme tabidir. Böyle bir ilişkide bulunan kimsenin bu günahından tövbe ve istiğfar etmesi gerektiği gibi belli bir miktar (âdetin ilk günlerindeki ilişki için 4,009 gr. son günlerindeki ilişki için bunun yarısı miktarda altın) sadaka vermesi de tavsiye edilmiştir (Mevsîlî, el-İhtiyâr, I, 102).
Hanefî mezhebine göre âdet ve lohusalığın azami müddetleri (âdetin azami müddeti on, lohusalığın kırk gün) bitince, herhangi bir şart aranmaksızın eşler arasında cinsel ilişki helal olur. Ancak âdet veya lohusalık bu müddetten önce bitmiş ise kadının gusül abdesti alması veya bir namaz vaktinin geçmesi durumunda cinsel ilişki helal olur.
Nifas, doğum ya da düşükten sonra gelen kanamadır. Doğumda rahmi alınan bir kadından nifas kanı gelmeyeceğine göre bu durumda lohusalık gerçekleşmiş olmaz.
Hamilelik bir hastalık olmadığı gibi doğum da fıtri bir hadisedir. Sezaryen ise, gerçek sebeplerle ve gerektiği zaman yapıldığında anne ve bebeğin hayatını kurtaran bir ameliyattır. Ancak zamanla modern bir doğum şekli olarak algılanmaya başlanmış, normal doğum yerine isteğe bağlı sezaryen oranları gittikçe artış göstermiştir. Konuyla ilgili yapılan çalışmalar planlı sezaryen ameliyatının, sorunsuz bir normal doğum ile karşılaştırıldığında, anne ve bebek sağlığını hayatın ilerleyen safhalarında olumsuz yönde etkileyen bir uygulama olduğunu göstermektedir. Ayrıca tıbbi bir engel yoksa kendiliğinden başlayan doğumun bebeğin yararına olduğu, sağlığını ve geleceğini olumlu etkilediği çalışmalarla ortaya konulmuştur. Dolayısıyla tıbbi bir zorunluluk olmadıkça annenin fıtri olan doğum şeklinden vazgeçip hem kendisinin hem de bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkileme riski olan sezaryen talebinde bulunmasına bir hak olarak yaklaşılması doğru değildir. Bu durumda sezaryen isteğe bağlı olarak değil, annenin ya da bebeğin hayatını koruma gayesiyle gerçekleştirilen zorunlu tıbbi bir müdahale olarak görülmelidir.
Âdet veya lohusalık döneminde diş tedavisi yaptırmak caizdir. Bu dönemde yapılacak dolgu, kaplama, tel taktırma, implant yaptırma veya sabit protez abdest ve guslün sıhhatine engel olmaz.
Uzmanlara göre, anne ve bebek açısından sağlıklı olan normal doğum olup sezaryen sadece tıbbi zorunluluk halinde başvurulabilecek bir yöntemdir. Buna göre tıbbi zorunluluk olmadıkça sezaryen yöntemine başvurmak dinen de uygun değildir.