Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 24 yaşındayım. Yaklaşık 3-4 yıldır dinimi öğrenmeye çalışıyorum. Bu aralarda bile yaptığım günahlar oldu. Şu anda daha kararlıyım inşallah. Daha bilinçli müslüman olmaya çalışıyorum. Allah insana ahirette “gençliğini nerede harcadın” diye soracak ve bu soru karşısında korkuyorum. Çünkü gençliğimi çarçur edip harcadım. Acaba burada sorulan gençlik yaşı kaçtır? Şu anda biz hala genç sayılıyor muyuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Biz şöyle iman ediyoruz: Hata eden günahkârdır. Günahkâr ise bu dünyada yüzü karadır, ahirette yeri ateştir. Samimi bir tevbe eden ve tevbesini koruyan ise günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş gibi! Tevbenin bu denli temizleyici gücüne iman etmemek ise ikinci bir günahtır. Zira bize günahlardan kaçının diyen aynı zamanda tevbeyi kabul etme vaadinde bulunmuştur. Tevbe eden ve tevbesine sadık kalan günah işlememiş gibidir. Eski günahları anlatıp yaymak ise bir başka günahtır; ne anlat, ne sor! Unut onları! Ve Allah’a güven.
Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.
Tevbe ortamını oluştur. Tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeli bir mü'min olarak yaşa. Tevbeden sonrasını da Allah’ın rahmetine bırak. Tevbeden sonra da işi vesveseye dönüştürme.
Benzer bir soruyu Peygamber aleyhisselam efendimize soracak olsaydınız size diyeceği şu olurdu: Ne diye Müslüman oldun ki? Müslümanlık bu mücadeleyi yapmanın adıdır. Her Müslüman böyle bir gel git içinde hayatını geçirir. Sonunda mağlup olmayanlar kazanarak giderler, bir yerde yığılıp kalanlar da helak olurlar. Bunu siz şöyle de anlayabilirsiniz: Bir minderde güreş yapıyorsunuz; elbette düşüp kalktığınız olacaktır. Düştüğünüz zaman ağlamaya başlarsanız rakibiniz sırtınıza oturur ve siz mağlup olursunuz. Vazifemiz belki düşmemektir ama o çok zordur, biz nebi değiliz. Düşeceğiz ama düştüğümüz yerde kalmayacak dikileceğiz. Biiznillah da kazanan olacağız. Size tavsiyem, kesinlikle bir ders halkasını izleyin. Allah’tan korkanlardan oluşmuş bir arkadaş grubunuz bulunsun. İlmihal bilginizi de sık sık tazeleyin. Kâfirlerin ağırlıkta olduğu ortamlardan, yayınlardan uzak durun. Cemaatle namazı ihmal etmeyin. Az da olsa sürekli Kur’an okumaya çalışın. Göreceksiniz kazanan olacaksınız inşaallah. Allah yardımcınız olsun.
Sen tevbeni yap. O tevbeyi hayatın, ahiretin bil. Öl, diril, yine öl yine diril ama tevbenden vazgeçme. Bu tevben ile de Allah’a güven, affına sığın. Geçmişini tevbe ile temizledikten sonra kimseye ama hiç kimseye o geçmişe ait şeylerden konuşma. Sus! Eş adayı gibi biri sorduğunda yalan da söyleme. Mesela “melekler kadar temizim” de deme. Yalan da yok. “Allah korkusu ile yaşamayı yeni öğrendim, sıradan insanlar gibi bir hayat yaşıyordum” türünden bir cevap ver. Ayrıntı üzerinden seni sıkıştıran olduğunda anla ki o senin eş adayın değil. Ve Allah’a güvenerek yoluna devam et.
Eğer gayeniz umre yapıp sevap kazanmak ise Peygamber aleyhisselam size bir sevap vaat etmiyor, gitmemenizi ise emrediyor. Kültürel bir geziniz olsun istiyorsanız onu siz bilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Hamile bir bayanın oruç tutmaması, orucunu kazaya bırakması demektir. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Ancak şöyle bir durum vardır: Oruç bırakmaya ruhsat veren şey, hamilelik değildir. Hamileliğin vereceği yük ve ağırlıktan ötürü zorluk çekmedir ruhsat nedeni. Eğer bu zorluk sizin için varsa çok rahat orucunuzu erteleyebilirsiniz. Doğumunuz berekete vesile olsun.
Bilerek ve isteyerek harama el sürmeyin. Alenen kul hakkına girmeyin. İbadetlerinizi gevşetmeyin. Daha zengin olmak için çalışmanızda bir sakınca yoktur. Bilakis olmanız da gerekir. Derede iken at değiştirmemenizi tavsiye ederim. Onun yerine sözünü ettiğimiz kurallara dikkat edin. Allah kolaylıklar versin.
Evli iken zina yapmak insanlığı ve namusu bozar, perişan eder ama nikâhı bozmaz. O nikâhı yenilemek gerekmez. Yeniden insan olmak gerekir.
İki husus var bu meselede. Birinci husus: Erkek kardeşle kız kardeş, ağır avret bölgesi olan göbekle diz kapağı arası dışındaki bedenlerini birbirlerinden gizlemeyebilirler. Açık bir fitne sezilmedikçe kucaklaşmaları, konuşmaları haram değildir. Öpüşme ise bize ait bir tutum değildir. Bu kelimenin telaffuzunda bile kabalık vardır. İkinci husus: Bir kadın, evlenene kadar babasının kontrolündedir. Evlendikten sonra ise kocasının kontrolünde olur. Bu şu demektir: Kocasının uygun görmediği davranışları, ona yasaklaması hakkıdır. Bu durumu bir evham konusu yapmak erkeğe, evhama neden olacak şekilde aşırılaştırmak da kadına yakışmaz.
Bulunduğu yerin standartlarına uymasında bir sakınca olmaz.
Kendinizi bir grip olmuşa benzetin. Tam iyileşecekken tekrar öksürüyor, terliyor. Siz de böylesiniz. Yılmayın, devam edin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Çevrenizi düzgün tutmaya çalışın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyesiniz.