Fetva Meclisi
Soru
Erkek kardeşle kız kardeşlerin birbirlerine fazla samimi davranmaları, durup dururken sarılıp öpüşmeleri caiz midir? Erkeğin eşinin bundan rahatız olmaya hakkı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bayan bayana da olsa, eşlerin birbirlerini öptüğü gibi bir öpüşme caiz olmaz. Onun ötesinde kucaklaşırkenki yanaktan öpme teşvik edilmese de olabilir. Yapmamanızı tavsiye ederiz. Şeytana yol açmamak gerekir. Yarını bilemezsiniz, karda kayar gibi bir sonuç yaşayabilirsiniz maazallah.
Bir eşin hanımına karşı hassas olmasını takdir etmek lazım. Abartılı olmadığı sürece erkeğin eşini kıskanması imanî bir konudur. Eşinizin genç yeğenlerinizle öpüşmenizi hoş görmemesi bence de doğrudur. Belki el öpme düzeyinde veya kucaklaşma düzeyinde olabilir. Oturulup görüşülebilir. Bedeninizin ayrıntılarını izleyebilecekleri bir ortamı onlarla paylaşmanız da doğru olmaz. Eşinizi anlayışla karşılayın; dengeli ve seviyeli bir görüşme ortamı oluşturun. Sizin de kalbiniz daha rahat olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Haremlik selamlıktan maksat, birbiriyle (bekâr olmaları halinde) evlenmeleri caiz olacak bir erkekle bir kadının temas ve göz emniyetini sağlamaktır. Burada, illa kötü bir durum olacak diye araştırmanın gereği yoktur. Zira şeriatımız, insanların yapısı gereği düşebilecekleri en uç tehlikeyi bile dikkate alarak bizim için tedbirler getirmiştir. Haremlik ve selamlığın her zaman uygulanması mümkün olmayabilir. O zaman şu ölçülere dikkat edeceğiz: Beraber bulunulan ortamda kadınların kıyafetleri ve oturup kalkmadaki rahatlıkları, oradaki erkeklerin o kadın üzerinde izleme ve beyinde sonuçlandırma aşamasına imkân oluşturmayacak tarzda olmalıdır. Bu, sokak kıyafeti veya başka bir tarzla karşılanabilir. Ama ev içi kıyafetlerle bu güvenliğin sağlanması mümkün değildir. Eğer ev içi kıyafetimiz de bunu sağlıyorsa mesele yok demektir. Daha açık bir ifade ile şöyle söyleyebilirim: Mesela, gelen misafirler, bir önceki gelişlerine göre kadınlardan birinin hamileliğinin şu kadar ilerlediğini anlayabiliyorlarsa ya da erkeklerden biri, bir önceki ziyarete göre kadının biri iki kilo zayıfladığını hissedebiliyorlarsa göz güvenliği sağlanamamış demektir. Siz buna kıyas ederek genel çizgileri çizebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken önemli husus şudur: Erkeklerin, çok yakın samimiyet sahibi olmaları gibi nedenler, kadının rahat olmasını gerektirmiyor. Zira dinimiz, kötüye karşı tedbirden önce kötülüğün zihinlerde bile oluşmaması için tedbir almaktadır. Bu ayrıntıya idrak edemeyenler, haremlik-selamlık olarak ifade edilen yaşam tarzını anlamakta zorlanmaktadırlar. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bunu HARAM olarak anlamayın. Bu bir sıkıntı oluşturabilecek tutumdur. Pek çok insan böyle bir öpücükle kendini helak etmiştir. Tehlikelidir, kaçınmak gerekir diyoruz ama haramdır demiyoruz. Sizin için de baba için de durum budur.
Bir bayanın, göbek ile diz kapağı arası olan ğaliz avretini sadece nikâhlı eşi görebilir. Bir de zaruret durumu varsa tabip. Bunun dışında ne kardeş ne başkası için ruhsat yoktur.
Kadının, göbekle diz kapağı arası kadına karşı da avrettir. Herhalükârda tıbbî gerekçeler dışında gösterilmesi haramdır. Temizliğin tıbbî bir neden sayılması ne kadar mümkündür bilemiyorum. Bu ancak, o bölgeye ait temizliğini yapması bir nedenle gerçekleşemeyecek kimseler için caiz olabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Evli iken zina yapmak insanlığı ve namusu bozar, perişan eder ama nikâhı bozmaz. O nikâhı yenilemek gerekmez. Yeniden insan olmak gerekir.
Bulunduğu yerin standartlarına uymasında bir sakınca olmaz.
Kendinizi bir grip olmuşa benzetin. Tam iyileşecekken tekrar öksürüyor, terliyor. Siz de böylesiniz. Yılmayın, devam edin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Çevrenizi düzgün tutmaya çalışın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyesiniz.
Hamile bir bayanın oruç tutmaması, orucunu kazaya bırakması demektir. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Ancak şöyle bir durum vardır: Oruç bırakmaya ruhsat veren şey, hamilelik değildir. Hamileliğin vereceği yük ve ağırlıktan ötürü zorluk çekmedir ruhsat nedeni. Eğer bu zorluk sizin için varsa çok rahat orucunuzu erteleyebilirsiniz. Doğumunuz berekete vesile olsun.
Tarım ürünlerinde zekât, iki türlü hesaplanmaktadır. Eğer tarım yapan kişi, ekin yapıp tahsil zamanı da mahsulünü alıyorsa o üründen onda bir oranında zekât verir. Eğer tarım yapan kişi, sulama, gübreleme, elektrik harcama gibi maliyet yükseltici bir yatırım yapıyorsa mahsulün yirmide biri oranında zekât verir. Bir husus da şudur: Elde edilen mahsulün bir nisabı vardır. Nasıl altın seksen gramı aşınca zekât konusu olmaktadır. Ziraatta da mahsulün yaklaşık olarak 670 kg civarında olması gerekir. Yoksa bir çuval buğday için zekât gerekmez. 670 kg ve üstü için bu onda bir veya yirmide bir söz konusudur. Allah mübarek kılsın.
Bir: Gençlik yaşı en son kırktır. Umutlu olabileceğiniz bir yaştasınız. İki: Tevbe, geçmişi silmek demektir.