Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir yazıda, erkeğin kız kardeşini öpmesi çok büyük günah, yazıyordu. Benim kardeşim 17 yaşında, ben 21 yaşındayım. Birbirimize sarılırız ve birbirimizi yanağımızdan öperiz. Ve bunda da hiç sakınca görmüyordum. Aynı zamanda kız ergenliğe eriştikten sonra babanın öpmesi de günah diye yazıyordu. Babam da benim gibi dindar birisidir. Bu doğru mudur hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hoca değil Peygamber aleyhisselam bile olsa haramdır.
Selamünaleyküm. Bir bayan olarak bunu siz anlamayacaksanız kimse anlamayacaktır şu dünyada. Bir kere kız kardeşi öpmenin haram olmadığını belirttik. Sakıncaya gelince, çevrenize, medyaya bakmanız yeterli olur. Sizde yok ama dünya nasıl bir dünya onu anlamalısınız.
Bayan bayana da olsa, eşlerin birbirlerini öptüğü gibi bir öpüşme caiz olmaz. Onun ötesinde kucaklaşırkenki yanaktan öpme teşvik edilmese de olabilir. Yapmamanızı tavsiye ederiz. Şeytana yol açmamak gerekir. Yarını bilemezsiniz, karda kayar gibi bir sonuç yaşayabilirsiniz maazallah.
Hayır, bu söz doğru değildir. Öpmek kendi başına yasak değildir. Yasak/haram olan öpme vardır. Mesela oruçlu birinin kendine hâkim olamayacağını bile bile eşini öpmesi sonucu sıvı geldiği için orucunu bozması caiz olmaz. Namahrem (öz akraba olmayan yabancı) bir kadına temas etmek, öpmek haramdır. Takva bir âlimin, adil bir devlet adamının, anne babanın, salih insanların ellerinin öpülmesinde sakınca yoktur.
Aleykümselam. Size bunu öğreten, en ihtiyatlı durumu öğretmiş. Netice olarak öyle bir hassasiyet vardır. Böyle bir hassasiyeti bir kadının kendi babası için bile düşünebiliriz neticede. Eğer hassasiyet üzerinden yol alırsak yolumuz çok incelir, işimiz gayet zor olur. Şimdiden bu tartışmaya başlamanız ise evliliğiniz açısından sıkıntı doğurur. Kayınpederi genç ve yaşlı olarak ikiye ayırmakta fayda vardır.Bu, sizin pencerenizden bakılınca böyle görülüyor.Esasen bir insanın gelininden el öpmesini beklemesi onun şahsiyeti ile alakalı bir durumdur. El öpse, sarılsa ne olur öpmese sarılmasa ne olur? İnsanlık ve hürmetimizi böyle sıradan şeylere sıkıştırmak yanlıştır. Çok dikkatli ve seviyeli davranın. Evliliğinizi böyle tartışmalar üzerine kurmayın sakın.
Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. ‘Müçtehidin hatasını Allah’tan başkası bilemez’ sözü anladığınız gibi olamaz. O sözü şu şekilde anlamalıyız: Müçtehit eğer müçtehitlik vasıflarını taşıyarak bir içtihat yaptı ise onun yaptığı içtihadın, Allah’ın hükmüne isabette tam olup olmadığını yani hakkı temsil edip etmediğini biz bilemeyiz. Bunu kesin olarak Allah Teâlâ bilir.’ Böyle kesin bir doğrulama cetveli elimizde yoktur, olamaz da. Bu durumda da içtihat şatlarını barındıran müçtehitlerin içtihatlarını birbirine kırdırma gibi bir yetkimiz de olamaz. Sizin zikrettiğiniz örnekte, yanlışı ortaya çıkardığını söylüyorsunuz ama bir müçtehidin kanaatini, kendisi gibi birinin değerlendirmesi durumunda ortaya bir sonuç çıkabilir. Cümle güzelliği ve benzeri yüzeysel etkilerle hangisinin haklı olduğu üzerinde bir kanaat kullanılamaz. Bundan dolayı da bizim gibi avamdan birilerinin müçtehitler arasında mekik dokuması boş bir iş olur. Bir müçtehide, zahiren hatalı bir tutumu ortaya çıkmadıkça bağlı kalmak zorunlu olmaktadır. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Böyle bir haber hadis kaynaklarında vardır. En eski kaynağı da tespit edebildiğimiz kadarı ile Darimî’nin Sünen’idir (449 no’lu hadis). Bu kaynakta sözünü ettiğiniz konu şu şekilde geçmektedir: Sahabeden Cabir radıyallahu anh naklediyor: Ömer bin Hattab radıyallahu anh elinde tevrat’tan bir parça ile Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme geldi. Dedi ki: ‘Ya Resulellah! Bu Tevrat’tan bir paçadır.’ Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona bir cevap vermedi. O da elindekinden okumaya başladı. O okurken Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yüzü değişiyordu. Allah ona rahmet etsin Ebu Bekir dedi ki: ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yüzünü görmüyor musun, başı belalı adam?’ Ömer Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme baktı ve dedi ki: ‘Allah’ın gazabından ve Resûlü’nün gazabından Allah’a sığınırım. Allah’tan Rab olarak, İslam’dan din olarak ve Muhammed’den Peygamber olarak razı olduk.’ Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: ‘Muhammed’e hayat veren Allah’a yemin ederim ki, size Musa görünecek olsa ve beni bırakıp ona uyacak olsanız, hak yoldan sapmış olursunuz. O yaşıyor olsa ve peygamberliğimi bilse bana uyardı.’ Bu hadis genel olarak hasen bir hadistir. Hasen hadis olması da bilgi olarak sağlam bir bilgi olarak önümüzde durduğunu göstermektedir. Buna göre bu hadisin anlatmak istediği konuyu şu şekilde özetleyebiliriz: Ömer radıyallahu anh, önceki kitaplardan birine ait bir parça bulmuş ve onu merak edip Peygamber aleyhisselama getirmiştir. Onunla ilgilenmenin ne gibi bir sakıncası oluşturacağını tahmin edemediği için de elindekini okumaya başlamıştır. Kur'an gibi bir kitabın indiği bir zaman ve yerde kaldırılmış bir kitabın okunmasının görünürde bir sakıncası yok ise de, Müslüman bir toplumun içinde bunun oluşturacağı psikolojik ve sosyolojik sakıncaları açısından Peygamber aleyhisselam onu ikaz etmiştir. Bu ikazdan anlaşılıyor ki, eskilerin kitapları ile ilgilenmek bile neticede Müslümanlar arasında Kur'an ve Peygamber aleyhisselama bakışta bir zafiyet meydana getirebilir olmaktadır. Dikkat edilmesi gereken durum da budur.
Aleykümselam. Size yok diyen bir erkeği gönlünüzde gezdirmeniz uygun değildir. Daha seviyeli olmalısınız. Onu unutun ve sizi isteyen biri ile şartlarınız uygun düşerse evlenin.
Selamünaleyküm. Başkasının yatağını kullanmada bir sakınca yoktur. Özel bir endişe söz konusu ise kullanmamalıdır.
Selamünaleyküm. Önce kendinizi koruyun. Sonra da onu bir doktora sevk edin. Kesinlikle önce kendinizi düşünmek zorundasınız. O hastalık bulaşıcıdır. Dikkatli olun.
Aleykümselam. Esasen fotoğraf, yaygın ve sıradan bir iş gibi görülmemelidir. Mümkün olduğunca çekilmemesi takva açısından daha doğru olur. Bilhassa bayan fotoğrafına karşı bu uyarıyı dikkate almalıyız. Çekilen fotoğraf o kişi açısından bir mahremini teşhir etme, gönlünün kırılacağı bir durum oluşturma ortaya çıkarıyorsa çekilemez.