Fetva Meclisi
Soru
17 yaşında bir kızın 48 yaşında bir din görevlisiyle kan bağı olmayan kötü amaçlı olmayarak karşılaştıklarında hocanın elinin öpülmesi hocanın sarılması günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu HARAM olarak anlamayın. Bu bir sıkıntı oluşturabilecek tutumdur. Pek çok insan böyle bir öpücükle kendini helak etmiştir. Tehlikelidir, kaçınmak gerekir diyoruz ama haramdır demiyoruz. Sizin için de baba için de durum budur.
Aleykümselam. Amcanızın veya dayınızın eşi, sizin için yabancı durumundadır. Sokaktaki biri ile onlar aynıdır. Asla tokalaşmayın. Asla sarılmayın. Eşleri sağ veya ölü olsun, durum değişmez.
Aleykümselam. Size bunu öğreten, en ihtiyatlı durumu öğretmiş. Netice olarak öyle bir hassasiyet vardır. Böyle bir hassasiyeti bir kadının kendi babası için bile düşünebiliriz neticede. Eğer hassasiyet üzerinden yol alırsak yolumuz çok incelir, işimiz gayet zor olur. Şimdiden bu tartışmaya başlamanız ise evliliğiniz açısından sıkıntı doğurur. Kayınpederi genç ve yaşlı olarak ikiye ayırmakta fayda vardır.Bu, sizin pencerenizden bakılınca böyle görülüyor.Esasen bir insanın gelininden el öpmesini beklemesi onun şahsiyeti ile alakalı bir durumdur. El öpse, sarılsa ne olur öpmese sarılmasa ne olur? İnsanlık ve hürmetimizi böyle sıradan şeylere sıkıştırmak yanlıştır. Çok dikkatli ve seviyeli davranın. Evliliğinizi böyle tartışmalar üzerine kurmayın sakın.
Müslüman’ın âlimi görünce elini öpmesinde bir sakınca yoktur ama âlimin insanlara öpsünler diye elini uzatmasında sakınca vardır.
Böyle bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Haram her yerde haramdır.
din görevlisi konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kısa vadede çözülebilecek bir sorun içinde değilsiniz. Uzun vadedeki çözümde de baş aktör siz olacaksınız. En iyi yardımı siz kendinize yaparsınız, kimsenin size ciddi bir yardımı olmaz esasen. - Kendinizi atılmış gibi görmeyin. Eşinizin genelde bir cinsellik ihtiyacı eksikliği var gibi anlaşılıyor. Bu da sizin için bir nimettir aslında. Sizi beğenmediği için böyle yapıyor olsa idi bir başkası ile uğraşmak durumunda olacaktınız, sorununuzun çözüm de ona göre zor olacaktı. - Bu konuyu sürekli irdeleyerek yara hâline getirmemelisiniz. Bir zaman için mesela üç beş aylığına bu konuyu hiç gündem yapmayın. Büyük ihtimalle o sizi itecek duruma gelecektir. Siz irdeledikçe o kaçıyor. - Eşinizin sevdiği renkleri, sevdiği yemekleri, sevdiği şakaları, beraber olmak istediği akrabalarını tespit edin. Ona onlarla yaklaşın. Mesela gri renkten hoşlanıyorsa siz gri giyinin. Dayısını seviyorsa dayısını ziyaret etmeyi isteyin. Dayısının hanımı ile irtibatınızı geliştirin. - Bu hususu bilenlerin sayısı çoğalmasın. Kimseye anlatmamalısınız. Hem insanların size doğru dürüst bir faydası olmayacak hem de sizde kökleşen bir hastalığa dönecektir bu durum. - En önemli göreviniz de şu olsun: Eşinizin uyku derinliği takvimini tespit edin. Yani uykuya en çok ne zaman dalıyor ne zaman hafif duruyor. Mesela bazı insanların yatağa girdiği anda uykusu hemen derinleşir kiminin de ilerleyen saatlerde uykusu derinleşir. Uykusunun en hafif olduğu hangi zaman dilimi ise o zamanda kendinizi ona sunun. Bu sunmayı da kabaca yapmayın. Kedinin süt tenceresinin etrafındaki durumu gibi bir durum size örnek olabilir. - Ve dua edin. Çok çok dualar edin. Şeytan sizden de ondan da uzak kalmaz başka türlü. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Normal nikâh nasılsa o nikâh da öyledir, özel bir durumu yoktur.
Selamünaleyküm. Bu hadisler, Peygamber aleyhisselama ait olmaları bakımından söz götürebilirler. Bu nedenle, hadis olmalarından çok muhtevalarını anlamamıza yardım edecek şu hususu bilmeliyiz: Din, Allah için yaşanır. Dini öğrenmek ve öğretmek de Allah için olmalıdır. Allah için olacak bir işi dünyevi bir gaye için yapan hata yapmıştır. Özellikle dini insanlara öğretmek için görev alanların böyle bir hatası büyük bir vebal getirecektir. Burada dine hizmet edenerin dine hizmetlerinin ücretsiz olması gerektiği gibi bir sonuç çıkmaz. Zira dünyada maişet temin etmek de bir ihtiyaçtır. Ancak cennetin yerine dünyalığa razı olmak enayiliktir. Din hizmeti görenler bu ince çizgiyi izlemelidirler. İnce çizgi dediğimiz çizginin en belirgin noktası, dünyevi bir çıkar uğruna dinden taviz vermektir. Bu olmadıktan sonra din hizmeti gören birinin maaş almasında bir sakınca yoktur.