Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Yurt dışında iddia oynamak günah mıdır? Avrupa’nın ekonomisi ve enflasyonu farklı ve para değerleri TL bakımında yüksek olduğu ve kendi ülkene para soktuğun için günah değildir diye bir hocadan duymuştum sizce günah mıdır? Allah'a emanet olun saygılarımla.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bereketsiz bir harçlık alıyorsunuz ama sizin için babanıza olduğu gibi haram değildir o para.
Selamünaleyküm.Müzik helal olmayan işlerdendir. Müzik üzerinden kazanılan para da bereketli bir para olmaz. Daha temiz bir iş bulmalısınız.
Selamünaleyküm. Haram haramdır, her yerde ve kıyamete kadar haramdır.
Selamünaleyküm. Dedeniz günahı ile mezara gitti. Size bıraktığını siz kullanabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Kur'an'ın muhtevasını anlamak için mealini okumakta hiç bir sakınca yoktur, bilhassa ilimdir. Ancak Kur'an okur gibi ibadet maksadı ile okunmasında sakınca bulunabilir.
Selamünaleyküm. Mü'min bir kadın, nerede haramlardan bir harama bulaşacaksa orası onun için 'yok' demektir. Bayanın cihadı, ümmet yetiştirmektir. Bunun dışındaki işleri ancak zaruretler dahilinde olabilir. İmtihana girmeniz ve sonrası ile alakalı tutumunuzu buna göre belirleyin; bakın bir noktada harama bulaşmanız söz konusu olacak mı ve sonrasında ne yapacaksınız? Yaptığınızdan ümmetimiz ne kazanacak? Kararınızı da ona göre verin.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Faiz her yerde ve har zaman kıyamete kadar haramdır.Sabit gelirli ortaklık da ortaklık değildir, para işletmektir.
Selamünaleyküm. Bir dönem Avrupa'nın yaşadığı şartlar kapitalizmin doğmasına neden olmuştur. Onların açısından da iyi olmuştur denebilecek bir durumdur bu. Kapitalizmle beraber ortaya çıkan olumlu sonuçlar da olmuştur. Bu sonuçların bir bölümü dinimize göre de uygun şeylerdir. Ne var ki kapitalizm neticede bir beşeri sistemdir. Beşerin yüzde yüz kendisini ilahlaştırdığı kurallardan oluşmaktadır. Buna bir 'cahiliye düzeni' dememizde sakınca yoktur. İslâm, insanı bedeni ve ruhu ile alır, getirdiği sistemi de bedene ve ruha aynı anda hitap eder. Kapitalizmde ise tahmin edebileceğiniz gibi ruha dair tek bir satır yoktur. Her şey, bedenin isteklerine sınırsız hizmete yöneliktir. Bitmez tükenmez bir ihtiras ve tamah peşinde koşan atlar gibidir, Kapitalizmle yaşayanların durumu. Bu anlayışın beraberinde getirdiği en önemli sorunlardan biri, mala köleleşme sorunudur. İnsana hizmet için yaratılmış malın, insanın efendisi ve ağası olmasını nasıl kabul edebiliriz? İnsan malı kullanması gerekirken mal insanı kullanırsa bu makul değildir. Mala kul olmanın sonucu da cimrilik, bencillik, merhametsizlik, her şeyi matematik kurallarına göre anlama ve anlatma gibi hastalıklardır. Kapitalizm, dünyanın bütünü ile bir insana yetmeyeceği anlayışını her insana yükleme eğitimi gibidir. Sadece dünya hayatına iman eden, varı yoğu dünya olan bir kitle için kabul edilebilir bir sistem olsa da, ahirete iman eden bir insan için kapitalizm insanî bile değildir. Zira kapitalizm, et ve kemikten yaratılmış bir insan modeli gibidir. Kan, ilik, kalp, duygu ve benzeri insanı farklı yapan değerler yoktur kapitalizmde. Kişilerin, sınırsız bir mal hırsını tatmin yolunda ihtiyaç duyacakları sınırsız bir mülkiyet hürriyeti de bu sistemin zorunlu gereklerindendir. Sınırsız ve sorumsuz bir mülkiyet bu sistemin özüdür denebilir. Bir yolla vergisi ödendikten sonra kapitalistin neyi nasıl kazandığı da önemli değildir artık. Bizim penceremizden bakıldığında hiçbir sorun olmasa bile, Yahudilerin şeytanla kurduğu ortak düzenin ürünü olan faizin, kapitalizmin himayesinde bir canavar olması dahi ona nasıl bakmamızı anlamaya yetecektir. Oturduğun yerden kazanmak, zengini daha zengin etmek adına iş gören faiz, kapitalizmin vazgeçilmez enerjisidir. Faiz ise bizim itikadımızda 'Allah ile savaşmaktır'. Bu sistemde zekât gibi, karşılıksız vermenin yeri de yoktur. Karşılıksız vermenin yankı bulabileceği nokta sadece reklama yarayan, vergiden düşürülebilen ödemeler olabilir. Bunlarda da açık bir kapitalist idraki sezilebilir. Sınırsız hürriyetler içinde şımarttığı insanları kendisi de dizginlemekte zorlansa da ; kapitalizm, onu doğuranların gözünde biricik çocukları olarak yaşayacaktır şüphesiz. Biz ise imanımıza ters düşen hürriyeti bile isteyemeyiz. Şeytanın hürriyetine köle olmaktansa Rabbimizin şeriatına kul oluruz. Huzur dolar, cennet buluruz.
Selamünaleyküm. Bu genelleme yerine herkes kendi durumuna göre hareket etmelidir. Çünkü iki taraftan da bakılında doğru sonuçlar görülebilir. Siz kendi durumunuza bakın; imanınızı koruyabiliyorsanız orada kalın. Mü'min kimliğiniz zedeleniyorsa orada durmanız sizin için sakıncalı olmuştur, daha iyi yer bulabiliyorsanız gideceksiniz.
Aleykümselam. Bulunduğunuz ortamdan din olarak daha iyi bir ortama intikal etmeniz elbette gereklidir ama ne kadar ‘daha iyisini’ bulacağınız konusunda endişeliyim doğrusu. Netice olarak Türkiye’ye gelmenizi tavsiye ederim ancak iki şartın yerine gelmesi gerekir: Birincisi: Burada sefalete düşmeyeceğiniz bir ortam oluşturabilirseniz. İkincisi: Oradaki yaşam tarzınızı değiştirmeye siz ve eşiniz ne kadar katlanacaksınız; bunu birkaç defa da olsa gelip burada denemeniz gerekir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak durumuna düşebilirsiniz. Size dualar eder, dualarınızı bekleriz. Allah’a emanet olunuz.
Bulunduğunuz ortamdan din olarak daha iyi bir ortama intikal etmeniz elbette gereklidir ama ne kadar ‘daha iyisini’ bulacağınız konusunda endişeliyim doğrusu. Netice olarak Türkiye’ye gelmenizi tavsiye ederim ancak iki şartın yerine gelmesi gerekir: Birincisi: Burada sefalete düşmeyeceğiniz bir ortam oluşturabilirseniz. İkincisi: Oradaki yaşam tarzınızı değiştirmeye siz ve eşiniz ne kadar katlanacaksınız; bunu birkaç da olsa gelip burada denemeniz gerekir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak durumuna düşebilirsiniz. Size dualar eder, dualarınızı bekleriz. Allah’a emanet olunuz.
Cuma için yeterli şartların oluşması halinde cuma kılmamızın bizi öğlen namazı mükellefiyetinden kurtaracağı muhakkaktır. Oluşmamış kabul etmemiz halinde ise öğlen namazı üzerimizde kalacaktır. Sizin durumunuzda ise cuma namazı kılmayı önemsemeniz, kılmak için çaba göstermeniz esas olmalıdır. Kılma imkânınızın daraldığı zamanlarda ise öğleye dönersiniz. Çünkü Avrupa'daki durum çok özel bir durumdur. Allah'a emanet olun.