İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Esselamun aleykum sayin hocam, Amsterdam'da yasayan bir genc olarak burada yasama ve yerlesme hakkinda farkli gorusler duymaktayiz ve okumaktayiz. Bunlardan sadece ikisini zikretmek ve sizin bu konudaki gorusunuzu almak istiyorum: 1. Zamanında farkli nedenlerle olsada, Müslümanlar Allah tarafindan Avrupa'ya gonderilmistir, buda Islamiyetin yayilmasi icin bir sebeptir. 2. Müslümanların Avrupa'da, yani küfür diyarinda yaşamalari kesinlikle yasaktir, caiz degildir, ancak ve ancak İslami teblig amacli kalınabilir. Evet belki İslamiyet 30-40 senedir buralarda yayilmakta ve evet belkide binlerce gayri-Müslümanlar Müslüman olmaktalar ama insanlar kendi evlatlarinin gayri-müslümanlaştiklarini da görmemekteler hocam. Islam nediyor? Müslümanlarin coğunluklu oldugu bir beldeye gitmemiz sart mi? Yoksa burda kalip hayatimizi devam mi surdurmeliyiz? Allah razi olsun hocam. Rabbim sizlere hayirli uzun omurler ihsan etsin. Esselamun aleykum, Hollanda'dan bir genc.

Cevap

Selamünaleyküm. Bu genelleme yerine herkes kendi durumuna göre hareket etmelidir. Çünkü iki taraftan da bakılında doğru sonuçlar görülebilir. Siz kendi durumunuza bakın; imanınızı koruyabiliyorsanız orada kalın. Mü'min kimliğiniz zedeleniyorsa orada durmanız sizin için sakıncalı olmuştur, daha iyi yer bulabiliyorsanız gideceksiniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Müslüman için dinini hakkıyla yaşayabileceği ve adı ile pratiği ile İSLAM ÜLKESİ bir yer var iken sözünü ettiğiniz gibi bir kâfir ülkeye gidip orada yaşarsa böyle bir durum için haramlık söz konusu olur. Ne yazık ki bugün, İSLAM ÜLKESİ denebilecek bir toprak parçası yoktur. İslam adına bayrak sallanan yerler de bir kabileye bir coğrafyanın insanlarına mahsus ülkeler olarak anılmaktadırlar. Bu nedenle mevcut durumu, kitaplardaki bilgilerle karşılaştırmakta hata ederiz. Bulunduğumuz yerle gidebileceğimiz yerler arasında EN UYGUNU, EN AZ ZARARLISI gibi tercihler yapabiliriz. Kendiniz ve aileniz açısından bu değerlendirmeyi yaparak karar verebilirsiniz ancak. Allah yardımcımız olsun.

Selamünaleyküm hocam. Ebu Davud’un naklettiği n°2645 (cihat bölümü) hadisinde ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sizin yüreğinizdeki ezanlara bakın. Evinizi minare yapın. Orası veya burası önemli değil.

Selamünaleyküm Hocam. Allah sizden razı olsun. Eşim Hollanda ülkesinde yaşamakta
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olan her mümin Suriye'deki durumun, İslam'ın ve insanlığın aleyhine olduğunu ve git gide de durumun daha da ağırlaştığını anlar, bilir. Buna göre de hiç bir mümin, oradaki durumu sıradan bir olay, 'beni ilgilendirmez bir durum' olarak göremez. Ahirete iman ile böyle düşük bir anlayış kesinlikle aynı kalpte birleşemez. Suriye için bir şeyler yapmak imanımızın gereğidir. Yapılacak şeyin ne olacağına karar vermek ise en az o yapılacak iş kadar önemli olmalıdır. Bugün, bizim şehirlerimizden oralara cihat maksadı ile gidenlerin binlerce kere daha fazlası oradan buralara gelmiş durumdadır. Oradaki gençlerin buraya gelenlerinin yerine buradan oraya gidenlerin bulunması, oturulup müzakere edilmesi gereken bir durum olmalıdır. Özellikle tekit ederek söylüyorum: Suriye'deki durum tam anlamı ile bir cihat durumudur. Cihat ise mümin insanın kulluğu ile alakalıdır, asla savsaklanamaz! Bunu bir kenarda bekleterek şu tespitleri yapmak isterim: 1- Suriye'de büyük bir cihat ortamı vardır. Küfür dişlerini göstermiş, Müslüman insanın kanı akmıştır. Durum cihat açısından nettir. 2- Suriye'de maalesef diş gösteren küfürle beraber bir iç fitne de kök salmıştır. Müslümanlar arasındaki Şiilik fitnesi orada bir yayılma ve kökleşme dönemine girmiştir. Suriye öncesine göre bugün Şiilik, daha düşmanca bir yayılma ve imha hamlesi içindedir. Suriye, önümüzdeki yakın dönemde unutulması zor Şiilik facialarına sahne olmuştur. Oraya gidenler için bu ayrıntı, gitmenin önemi ve riski bakımından önemlidir. 3- Bir başka sorun da şudur: Suriye'de Müslümanlar arasındaki gruplaşmalar kök salmış ve özellikle Selefîlikle tesmiye edilenler ile diğer gruplar arasında, birbirlerinin kanı pahasına da olsa derin sürtüşmeler süregelmiştir. Bunun doğurduğu sonuçlardan biri olarak da ne yazık ki, 'fiili cihadı sadece Selefi akımın yapabileceği, onlar yapınca da ölçüsüz cihat yapar ve zarar verirler' şeklindeki algı da derinden derine inandırılmaya başlanmıştır. Gidecek kardeşlerimizin böyle bir saplantıya alet olmaları, yapmayı murat ettikleri cihada ters düşeceklerini bilmeleri gerekecektir. 4- Suriye'de bugün, savaşacak insandan çok desteği işe yarayacak insana ihtiyaç vardır. Bilhassa siyasi kimliği olanların desteği daha da önemli durmaktadır. Bizi ziyarete gelenlerle yaptığımız istişarelerde, bunu açıkça beyan ettiklerine şahit olduk. Netice olarak şu noktaya gelmek isteriz: Gençlerimizin Türkiye'den oraya cihat etmek için gitmelerinin FARZ-I AYN diyebileceğimiz bir düzeyde olmadığını düşünüyoruz. Yerinde ve işe yarar bir iş yapmak için gidilebilir belki ama bu, bütün FARZ-I AYN olmayan ibadetler hükmündedir. Mesela ebeveyn izni olmadan gidilmesini caiz görmüyoruz. Burada yapmaları gerekenlerle orada yapabilecekleri arasında makul bir denge olması ise ayrı bir zarurettir. Gençlerin heyecanla iş yapıp en azından daha faziletli olandan mahrum olmamalarını tavsiye ediyoruz. Heyecanla aklı, akılla realiteyi birleştirmemiz gerekir. Bu da ciddi bir istişare ile mümkündür. Selamünaleyküm. Nureddin YILDIZ facebook.com/nureddinyildiz twitter.com/nurettinyildiz İnstagram.com/nureddinyildiz

Esselamualeykum ve Rahmetullah hocam. Sosyal medyada hızla yayılmakta olan bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bulunduğunuz ortamdan din olarak daha iyi bir ortama intikal etmeniz elbette gereklidir ama ne kadar ‘daha iyisini’ bulacağınız konusunda endişeliyim doğrusu. Netice olarak Türkiye’ye gelmenizi tavsiye ederim ancak iki şartın yerine gelmesi gerekir: Birincisi: Burada sefalete düşmeyeceğiniz bir ortam oluşturabilirseniz. İkincisi: Oradaki yaşam tarzınızı değiştirmeye siz ve eşiniz ne kadar katlanacaksınız; bunu birkaç defa da olsa gelip burada denemeniz gerekir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak durumuna düşebilirsiniz. Size dualar eder, dualarınızı bekleriz. Allah’a emanet olunuz.

Selamünaleyküm. Ben Almanya’da doğmuş büyümüş ve hala burada ikamet eden 30 yaşı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.

Selamünaleyküm hocam. İnternet üzerinde "kurandakidin.com" adresinde diye bir si
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Müslüman, kendi devletinde yaşar, kendi camiinde namaz kılar. Zorunlu olarak bulunması gereken bir yabancı ortamda kalırsa o takdirde de en ehven ne kadar yaşayabilirse dinini o kadar yaşar. Ekonomik olarak da, menfaatini kollar ama şahsiyetini de yıpratmaz. Orta bir yol bulmaya gayret eder.

Selamünaleyküm. Hocam İslam ile yönetilmeyen bir ülkede verilen vergilerin hükmü

avrupa konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma için yeterli şartların oluşması halinde cuma kılmamızın bizi öğlen namazı mükellefiyetinden kurtaracağı muhakkaktır. Oluşmamış kabul etmemiz halinde ise öğlen namazı üzerimizde kalacaktır. Sizin durumunuzda ise cuma namazı kılmayı önemsemeniz, kılmak için çaba göstermeniz esas olmalıdır. Kılma imkânınızın daraldığı zamanlarda ise öğleye dönersiniz. Çünkü Avrupa'daki durum çok özel bir durumdur. Allah'a emanet olun.

Avrupa’da bir şehirde, yurt vs. gibi mescit nevinden, Müslümanların toplanıp cum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam toprağı olmayan yerlerin ahkâmı için farklılıklar olabilir. İnşallah hayırda kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olun.

Yurt dışında faizle alınmış ve borcu olan camiler konusunda ne düşünüyorsunuz? B
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadın, Avrupa'da veya Türkiye'de farklı mı? Kadın her yerde kadındır. Kadına dair Allah'ın hükmü de her yer için geçerlidir. Kadının çalışması tabiiliğine terstir. Allah kadını, kadınlık için yaratmıştır. Kadın, evinden açıldıkça doğal olmayan ortamlara açılmış olur. Tıp gibi zorunlu alanlar dışında kadınların çalışması maddeci anlayışın, Avrupa'nın bize dayattığı ve hayatımızı karıştıran sıkıntılardan biridir. Kadın çalışmaz, sadece kadın olur. Evinde annelik ve eşlik izzeti ile yaşar. Allah'a emanet olun.

Kadınların bazı kurumlarda ve bankalarda çalıştıklarını görüyoruz. Bu konuda baz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir dönem Avrupa'nın yaşadığı şartlar kapitalizmin doğmasına neden olmuştur. Onların açısından da iyi olmuştur denebilecek bir durumdur bu. Kapitalizmle beraber ortaya çıkan olumlu sonuçlar da olmuştur. Bu sonuçların bir bölümü dinimize göre de uygun şeylerdir. Ne var ki kapitalizm neticede bir beşeri sistemdir. Beşerin yüzde yüz kendisini ilahlaştırdığı kurallardan oluşmaktadır. Buna bir 'cahiliye düzeni' dememizde sakınca yoktur. İslâm, insanı bedeni ve ruhu ile alır, getirdiği sistemi de bedene ve ruha aynı anda hitap eder. Kapitalizmde ise tahmin edebileceğiniz gibi ruha dair tek bir satır yoktur. Her şey, bedenin isteklerine sınırsız hizmete yöneliktir. Bitmez tükenmez bir ihtiras ve tamah peşinde koşan atlar gibidir, Kapitalizmle yaşayanların durumu. Bu anlayışın beraberinde getirdiği en önemli sorunlardan biri, mala köleleşme sorunudur. İnsana hizmet için yaratılmış malın, insanın efendisi ve ağası olmasını nasıl kabul edebiliriz? İnsan malı kullanması gerekirken mal insanı kullanırsa bu makul değildir. Mala kul olmanın sonucu da cimrilik, bencillik, merhametsizlik, her şeyi matematik kurallarına göre anlama ve anlatma gibi hastalıklardır. Kapitalizm, dünyanın bütünü ile bir insana yetmeyeceği anlayışını her insana yükleme eğitimi gibidir. Sadece dünya hayatına iman eden, varı yoğu dünya olan bir kitle için kabul edilebilir bir sistem olsa da, ahirete iman eden bir insan için kapitalizm insanî bile değildir. Zira kapitalizm, et ve kemikten yaratılmış bir insan modeli gibidir. Kan, ilik, kalp, duygu ve benzeri insanı farklı yapan değerler yoktur kapitalizmde. Kişilerin, sınırsız bir mal hırsını tatmin yolunda ihtiyaç duyacakları sınırsız bir mülkiyet hürriyeti de bu sistemin zorunlu gereklerindendir. Sınırsız ve sorumsuz bir mülkiyet bu sistemin özüdür denebilir. Bir yolla vergisi ödendikten sonra kapitalistin neyi nasıl kazandığı da önemli değildir artık. Bizim penceremizden bakıldığında hiçbir sorun olmasa bile, Yahudilerin şeytanla kurduğu ortak düzenin ürünü olan faizin, kapitalizmin himayesinde bir canavar olması dahi ona nasıl bakmamızı anlamaya yetecektir. Oturduğun yerden kazanmak, zengini daha zengin etmek adına iş gören faiz, kapitalizmin vazgeçilmez enerjisidir. Faiz ise bizim itikadımızda 'Allah ile savaşmaktır'. Bu sistemde zekât gibi, karşılıksız vermenin yeri de yoktur. Karşılıksız vermenin yankı bulabileceği nokta sadece reklama yarayan, vergiden düşürülebilen ödemeler olabilir. Bunlarda da açık bir kapitalist idraki sezilebilir. Sınırsız hürriyetler içinde şımarttığı insanları kendisi de dizginlemekte zorlansa da ; kapitalizm, onu doğuranların gözünde biricik çocukları olarak yaşayacaktır şüphesiz. Biz ise imanımıza ters düşen hürriyeti bile isteyemeyiz. Şeytanın hürriyetine köle olmaktansa Rabbimizin şeriatına kul oluruz. Huzur dolar, cennet buluruz.

Kapitalizm nedir? Dinimizdeki yeri nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Avrupa ülkelerinde başka türlü yaşam mümkün olmadığı yönünde bilgiler alıyoruz. Zorunlu olarak yapılan bir sigortadan yararlanmak caizdir. Allah'a emanet olun.

Hocam bizim ailede birkaç sigorta yapılı. Bunların yaptırılmasının caiz olmadığı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Avrupa'da yaşayan Müslümanların yaşadıkları ortama mahsus fetvaları, orada fıkıh üzerine çalışan kurumlarla çözmeleri kalplerinin müsterih olması bakımından daha doğrudur. Örnek olarak, http://www.e-cfr.org adresinden yazışarak size daha yakın bir noktadan çözüm üretmenizi tavsiye ederim. Allah'a emanet olunuz.

İsviçre'de kirada kalıyoruz. Kaldığım şehirde kiralar 4 odalı daireler için 2000

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.