Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Ben Almanya’da doğmuş büyümüş ve hala burada ikamet eden 30 yaşında bir kardeşinizim. Her sohbetinizi dinlediğimde sürekli imanım ateşleniyor ve kuru kuru kıldığımız namazların dışında bir şey yapamamanın vermiş olduğu pişmanlıkla kendimi kötü hissediyorum. Hocam, Avrupa’da yaşamamız ne kadar doğru? Hicret etmemiz gerekiyor mu? Şayet gerekiyorsa bu hicret nereye olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bulunduğunuz ortamdan din olarak daha iyi bir ortama intikal etmeniz elbette gereklidir ama ne kadar ‘daha iyisini’ bulacağınız konusunda endişeliyim doğrusu. Netice olarak Türkiye’ye gelmenizi tavsiye ederim ancak iki şartın yerine gelmesi gerekir: Birincisi: Burada sefalete düşmeyeceğiniz bir ortam oluşturabilirseniz. İkincisi: Oradaki yaşam tarzınızı değiştirmeye siz ve eşiniz ne kadar katlanacaksınız; bunu birkaç da olsa gelip burada denemeniz gerekir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak durumuna düşebilirsiniz. Size dualar eder, dualarınızı bekleriz. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Sizin yüreğinizdeki ezanlara bakın. Evinizi minare yapın. Orası veya burası önemli değil.
Selamünaleyküm. Yeni yolunuz size kutlu olsun. Allah'a yönelmeniz, Rabbinizi aramanız büyük bir kazançtır. Kıymetini bilin, kendinizi şeytana salmayın. Allah yardımcınız olsun. Namaz, dinin direğidir. Namazımız kadar Müslümanız diyebiliriz. Asıl olan bir tek namaz için bütün dünyayı feda edebilmektir. Henüz namaz hususunda zafiyetiniz bulunduğuna göre, kendinizi geliştirmeye devam edeceksiniz. Namazlı bir çevre ile oturup kalkmaya bakın. İşinizi namaza göre ayarlayabileceğiniz alternatifler oluşturmaya bakın. En azından farzları kılın. Şimdilik sünnet namazları erteleyebilirsiniz. Babanızla da yüzeysel bir ilişki içinde olun. Ona karşı kusur etmeyin. Derin konulara da girmeyin.
Selamünaleyküm. Almanya'da çok zor şartlarda bulunuyorsunuz. Çocuklarınızı Türkiye'de bir akrabanızın yanına göndermeyi deneyin. En azından sekiz yaşında olanı gönderin, burada bir okulda okusun. Çok dua edin, annesiniz.
Aleykümselam Güzel kardeşim, kimin ne dediğine göre mi yaşayacağız? Allah bize ne diyor, ona bakmamız yeterlidir. Cevap vermemizin onların ikna olması açısından bir yararı yoktur. Çünkü onlar; öğrenmek veya doğruyu araştırmak için sataşmıyorlar. Bizim onlara cevap verecek vakitte bir mümin kardeşimizin ihtiyacı ile ilgilenmemiz çok daha evladır. Kederlenmeyin, sabırlı olun. Sizin gibi bir mümin kardeşimin duasını almak benim için nimet hazinesidir. İnşaallah sizin sevginiz de sizin için sevap hazinesi gibi olur. Siz dua edin, ben size dua edeyim; boş verin gerisini. Selamünaleyküm.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Bu yapılanda bu şekliyle bir sıkıntı yoktur. Parayı sizin kullanmanızda sıkıntı olur. Alıp camiye verebilirsiniz, tıpkı derisini vermiş gibi olursunuz.
Selamünaleyküm. Faiz her yerde ve har zaman kıyamete kadar haramdır.Sabit gelirli ortaklık da ortaklık değildir, para işletmektir.
Hangimiz nerede hangi işi hayır olarak yapabileceksek Rabbimiz bizi orası için seçti demektir. Böyle bir seçilmişlikten kaçamayız. Yalnız şu noktalara dikkat edeceğiz: a- O alanda bir kabiliyetimizin olup olmadığına dikkat edeceğiz. Kabiliyetimizin kararını biz değil dışımızdakiler verecek. b- Mum gibi ışık verip erimeyi kabul edemeyiz. Güneş gibi olacağı; ışık vereceğiz ama erimeyeceğiz. Buradaki erime ise mesela, evimizi ihmal ederek olmayacak bu işler. Sabah namazını kılmaya vakit bırakmayacak bir iş hayır işi değildir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. c- Biz, işi gücü yerinde ve bu işten ötürü ücret almayanların, davasından ekmek yemeyi kendisine ve ailesine haram edenlerin bu işleri yapmasından yanayız. d- Hizmetimiz bütün mü'minlere yönelik olmalıdır. Müminler arasında ırk, görüş, yöre ayrılığını hizmet görmeyiz. e- Şeffaf olarak yaptığımız işleri değerli görürüz. Kâfir devletlerin bile denetimine açık iş yapmalıyız. Başınızda sizi denetleyebilecek kabiliyet ve güçte birinin/kurumun/heyetin bulunmadığı bir işe girmeyin. O işin sonu sizin hüsranınız olabilir. f- İstişareye ve tenkite hazır olmadıkça yaptığımız işe İslami dememiz caiz değildir. İstişare ve tenkit! Tek kafalılık ve dik kafalılık bizde yoktur. g- Girdiğimiz işte ebedi kalmak gibi bir niyetimiz ve tavrımız olmamalıdır. Bugün girip bir asır çalışma heyecanı ile iş yapacağız ama gerektiğinde yarın bırakabileceğiz ki nefsi ile nefsi olmayan işimiz ayrıt edilebilsin. h- Hangi iş ise yapacağımız iş, o iş hakkındaki dini hükümlerin ayrıntılarını öğrenmeden o işe giremezsiniz. Bu temel ilkeleri becerebiliyorsanız girin, devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Haram her yerde haramdır.
Oradaki bir olayı oradakilerin daha iyi değerlendirebileceğini kabul etmeliyiz. En doğru olan tutum, acil olarak toplanabilecek bir üst kurulun belirleyeceği tepkiyi göstermek olur. O kurul da bütün Müslüman oluşumları temsil etmelidir. Yalnız, yaşadığınız ülke adına “demokrasi” denen bir mantık ekseninde yaşanan ülkedir. Mukaddesleri olmayan, her türlü edepsizliği hak gören bir anlayış orada hâkimdir. Müslümanlar orada o mantığı kabul ederek yaşayan kesimi oluşturuyorlar. Kimse Müslümanları orada kalmaya mecbur etmiyor. Bu açıdan bakıldığında vurup dağıtma yönteminin yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Şu da bir gerçek ki, sessiz kalınsa da onlar yine bir yorum getireceklerdi. Artık anlamalıyız ki küfür budur, Müslüman ise böyle olmamalıdır. Hadi orası ezanların serbest okunamadığı bir topraktır, minarelerinden ezanlar yükselen İslam topraklarında o eylem yapılsa idi ne yapılabilirdi zannediyorsunuz? Allah yardımcımız olsun.