Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Avrupa’da yaşamamız ne kadar doğrudur? Hicret etmemiz gerekiyor mu buradan? Eğer gerekiyorsa bu hicret nereye olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bulunduğunuz ortamdan din olarak daha iyi bir ortama intikal etmeniz elbette gereklidir ama ne kadar ‘daha iyisini’ bulacağınız konusunda endişeliyim doğrusu. Netice olarak Türkiye’ye gelmenizi tavsiye ederim ancak iki şartın yerine gelmesi gerekir: Birincisi: Burada sefalete düşmeyeceğiniz bir ortam oluşturabilirseniz. İkincisi: Oradaki yaşam tarzınızı değiştirmeye siz ve eşiniz ne kadar katlanacaksınız; bunu birkaç defa da olsa gelip burada denemeniz gerekir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak durumuna düşebilirsiniz. Size dualar eder, dualarınızı bekleriz. Allah’a emanet olunuz.
Güzel kardeşim, boşuna kendini yorma. Vakit zayi etme. Otur oturduğun yerde ve dinini yaşamaya çalış. Davulun sesi dışarıdan hoş gelirmiş. Bu da böyle, aradığını bulabileceğin yer yoktur sadece vakit eritirsin. Sonunda da şeytan seni çökertir ve işini bitirir. Allah Teâlâ sana niyetin ile muamelede bulunup ecirler versin. Ne yazık ki bu beklentine cevap verebilecek bir yer yoktur. Hepimiz bulunduğumuz noktayı İslamlaştırmaya mecbur olduğumuz bir zamandayız. Bu nokta küçüle küçüle evimiz bile olsa gerçek budur. Allah seni muradına erdirsin. Âmîn.
Bir mümin şu dünyada ibadetlerini yapmak için vardır. Gerçek sebebiniz orada bulunmak ve o nedenle ibadet yapamamak ise hemen ibadet yapabileceğiniz yere dönün. Annenizin veya bir başkasının size bunun aksini söylemesinin bir anlamı yoktur. Sebep başka bir şey ise onu siz düşünün.
Selamünaleyküm. İki uçtan birini tercih etmeye zorlamayın kendinizi. Meselâ evlenene kadar orada kalın, evlenince geri dönün. Ya da bir ayağınız orada bir ayağınız burada olacak bir yol deneyin. Özellikle yaşantı tarzı olarak ezanlı yer tercihiniz makul ve gereklidir. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz. Bir kişinin hidayetine vesile olmak gayeniz olsun. Kendinizi eritmemek de ikinci gayeniz olsun. Ortada bir yol izleyin.
Kızım, baban “olmaz” demedikçe hiçbir sakınca olmaz elbette. Bu açıdan durum normaldir ama şunu da bilmeni isterim: İstanbul cennet değil, oranın da kendine ait sıkıntıları var ve o sıkıntılar seni muhakkak bulacak. Bunu da bilmelisin. Evlenme meselesine gelince, sakın bu hissiyatını karşındakilere sezdirmeyesin, aç kurtları uyandırmış olabilirsin. Senin için dua ederim. Gelebilirsen vakfımıza gelebilirsin, oradaki hanım arkadaşlarınla tanışırsın.
Hemen acilen nikâhlanın ya da kendinizi kurtarın; ateşle oynuyorsunuz. Dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye soktunuz. Erkekçe tavrınız olsun; şehvetine karşı erkekliğini feda edebilecek bir zafiyet içinde olmayın. Sonra da büyük bir tevbe ile Allah'a dönün.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Bu yapılanda bu şekliyle bir sıkıntı yoktur. Parayı sizin kullanmanızda sıkıntı olur. Alıp camiye verebilirsiniz, tıpkı derisini vermiş gibi olursunuz.
Hangimiz nerede hangi işi hayır olarak yapabileceksek Rabbimiz bizi orası için seçti demektir. Böyle bir seçilmişlikten kaçamayız. Yalnız şu noktalara dikkat edeceğiz: a- O alanda bir kabiliyetimizin olup olmadığına dikkat edeceğiz. Kabiliyetimizin kararını biz değil dışımızdakiler verecek. b- Mum gibi ışık verip erimeyi kabul edemeyiz. Güneş gibi olacağı; ışık vereceğiz ama erimeyeceğiz. Buradaki erime ise mesela, evimizi ihmal ederek olmayacak bu işler. Sabah namazını kılmaya vakit bırakmayacak bir iş hayır işi değildir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. c- Biz, işi gücü yerinde ve bu işten ötürü ücret almayanların, davasından ekmek yemeyi kendisine ve ailesine haram edenlerin bu işleri yapmasından yanayız. d- Hizmetimiz bütün mü'minlere yönelik olmalıdır. Müminler arasında ırk, görüş, yöre ayrılığını hizmet görmeyiz. e- Şeffaf olarak yaptığımız işleri değerli görürüz. Kâfir devletlerin bile denetimine açık iş yapmalıyız. Başınızda sizi denetleyebilecek kabiliyet ve güçte birinin/kurumun/heyetin bulunmadığı bir işe girmeyin. O işin sonu sizin hüsranınız olabilir. f- İstişareye ve tenkite hazır olmadıkça yaptığımız işe İslami dememiz caiz değildir. İstişare ve tenkit! Tek kafalılık ve dik kafalılık bizde yoktur. g- Girdiğimiz işte ebedi kalmak gibi bir niyetimiz ve tavrımız olmamalıdır. Bugün girip bir asır çalışma heyecanı ile iş yapacağız ama gerektiğinde yarın bırakabileceğiz ki nefsi ile nefsi olmayan işimiz ayrıt edilebilsin. h- Hangi iş ise yapacağımız iş, o iş hakkındaki dini hükümlerin ayrıntılarını öğrenmeden o işe giremezsiniz. Bu temel ilkeleri becerebiliyorsanız girin, devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Oradaki bir olayı oradakilerin daha iyi değerlendirebileceğini kabul etmeliyiz. En doğru olan tutum, acil olarak toplanabilecek bir üst kurulun belirleyeceği tepkiyi göstermek olur. O kurul da bütün Müslüman oluşumları temsil etmelidir. Yalnız, yaşadığınız ülke adına “demokrasi” denen bir mantık ekseninde yaşanan ülkedir. Mukaddesleri olmayan, her türlü edepsizliği hak gören bir anlayış orada hâkimdir. Müslümanlar orada o mantığı kabul ederek yaşayan kesimi oluşturuyorlar. Kimse Müslümanları orada kalmaya mecbur etmiyor. Bu açıdan bakıldığında vurup dağıtma yönteminin yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Şu da bir gerçek ki, sessiz kalınsa da onlar yine bir yorum getireceklerdi. Artık anlamalıyız ki küfür budur, Müslüman ise böyle olmamalıdır. Hadi orası ezanların serbest okunamadığı bir topraktır, minarelerinden ezanlar yükselen İslam topraklarında o eylem yapılsa idi ne yapılabilirdi zannediyorsunuz? Allah yardımcımız olsun.
Böyle bir şey ancak gerçek bir ölüm tehdidi anında olabilir ve bunu yapan dininden çıkmış olmaz. Aksi takdirde yani muhtemel sıkıntılar, ticari gerekçeler nedeniyle İslam dinini değiştirdiğini imza attığı bir belgede ilan eden dinden çıkmış ve mürtet olmuş olur. Kelimeişehadet getirip yeniden Müslüman olması gerekir. Müslüman olması gerçek olsun için de o belgeyi iptal ettirmelidir. Belge onaylı bir şekilde kaldıkça şehadetin de anlamı olmaz. Pasaport elde etmek gibi bir gerekçenin de din değiştirdiğini ilan etmeye yeterli bir özür olmayacağını düşünürüz.
Bu asırda bankasız hayat sürdürmek neredeyse mümkün olmuyor. Bu nedenle bir hesap açtırın elbette ama oradaki paranıza kâr getirecek bir işlem yapmayın orada. Muhakkak olursa da o kârı oradan alıp bir fakire verin.