Fetva Meclisi
Soru
Kadınların kadınlara haram olan bölgesi var, bunu biliyoruz. Fakat malum bölge temizliğinde zorlanmak ya da istediğin temizliğe ulaşamamak yani başedememekten dolayı eşe temiz görünmek adına epilasyon yaptırılabilir mi? Kısaca, kasık bölgesini bir bayana açmak haram teşkil edeceğinden, eşe temiz görünmek için yapılan bu durum zaruri görülebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Göbekle diz kapağı arası bayan için BAYANA BİLE ANCAK TIBBÎ BİR NEDENLE GÖSTEREBİLECEĞİ, AVRET BÖLGESİDİR. Tıbbi bir neden dışında o bölgenin bayana bile gösterilmesi haramdır. Kıllanmanın boyutu, tıbben müdahaleyi gerektirecek düzeyde ise o takdirde işlem yaptırabilirsiniz.
Bir bayanın tıbbi bir gerekçe olmadıkça göbekle diz kapağı arasını kendisi gibi bir bayana bile göstermesi haramdır. Tıbbı bir neden olursa o nedenin gerektirdiği kadar gösterme veya tedavi caiz olur. Bu bölgenin dışındaki tüylerin bir bayan tarafından alınması ise caizdir. Yalnız, yapılan o işlemin tıp açısından ne kadar sağlıklı olduğunu da ayrıca incelemek gerekmektedir: Zira böyle işlerde önce çok yararlı gibi beyanlar yapılırken bir kaç yıl sonra şu hastalığa bu riske neden olmaktadır şeklinde açıklamalar gelmektedir. Allah'a emanet olun.
Bayanların, bayanlarda normal durumlarda bulunmayan kılları aldırmalarında dinen bir sakınca yoktur. Bilhassa eşleri böyle bir kıl bitmesinden rahatsız oluyorsa özellikle aldırmasını tavsiye ederiz. Bu alma işlemini de bir bayan yapıyorsa hiçbir sorun yok demektir. Ancak, bayanın göbeği ile diz kapağı arası büyük avrettir. Bu bölgenin tıbbî bir gerekçe olmadıkça bayana bile gösterilmesi caiz değildir. Onun için o bölgeye ait uygulamalar bu sözüme dahil değildir. Allah'a emanet olunuz.
Kadının kadınlar arasında erkeğin erkekler arasında tesettürü; göbekle diz kapağı arasının kapalı, tesettürlü olmasıdır. Dar bir kıyafet, teşhir olduğundan tesettür sayılmadığı kabul edilmektedir. Göbekle diz kapağı arasındaki bölgenin tamamen belli olmaması tesettürün şartıdır. Bu bölge kendi hemcinsleri arasında da olsa tamamen belli olmamalıdır. Allah Teâlâ, rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin.
Bayanın bayana haram olan bölgesi AĞIR AVRET bölgesidir. Bunu göbek ile diz kapağı arası olarak da tarif edebiliriz. Göğüs bölgesi, saçlar ve sırt bu ağır haram bölgesi değilse de o mesleğiniz sizi ahirette sıkıntıya sokacak bir meslektir. Çok dikkatli olunuz. Dikkat sıkıntınız varsa başka bir iş bulunuz.
Bekâr veya evli olması durumu değiştirmez. Bayan da olsa ikinci kişi bayanın avretine karşı serbestlik yoktur. Saçı, kolları gibi bölgeleri için avret uygulaması yapmamız gerekmez. Göbek diz kapağı arası ise kesin avrettir. Erkeğe de avrettir kadına da avrettir. Bir bayanı doktorluk bir uygulama dışında göbek ile diz kapağı arasında görmesi caiz değildir. Buna göre de kadın kadına avret durumunda sadece bu yasak bölge dışındaki bölgenin temizliğinde yardım edebilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, karnının üstüne yatıp uyuyan birini gördüğünde ona: 'Bu yatışı Allah sevmez.' dediği rivayet edilmiştir. (Edeb,21/2768). Bu nedenle, yüzüstü yatmanın sünnete aykırı olduğu kaydedilmiştir. Bu yasağın erkek veya kadın için olduğuna dair bir ayrıntı da yoktur. Dolayısıyla yasak umumidir. Sünnete dikkat ederek uyumak gerekir. Allah Teala rızasına uygun yaşamaya bizi muvaffak kılsın.
Hıra veya başka bir mağaraya çıkmak gerekmez. Ama evlerimizi veya iş yerlerimizi çıkılıp ruhumuzu geliştirecek hıralar yapmak gerekir.
Müzik hakkında pek çok hadisi şerif vardır. Bu hadislerde müzik yasaklanmaktadır. Son dönemlere ait yazan, konuşan âlimler, bu umumi yasaktan hangi türlerin istisna edilebileceğine dair görüşler belirtmişlerdir. Sizin karşınıza çıkan da budur. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Bir kere müzik ve türevleri ibadetteki, ihlastaki lezzete manidir. İstisnai olarak caiz olabileceği yerler olabilir. Mesela mehter için durum böyledir. Çünkü mehter cihadı teşvik unsurludur, nefsani bir boyutu yoktur. Mehtere benzeyen, sonuç olarak onunla paralellik gösteren müzik türleri de caiz olabilir. Ama esas olan Peygamber aleyhisselamın dilinden yasaklanmış bir işten tamamen uzak durmaya çalışmaktır. En küçük tavizin bile bizi sürükleyeceği yeri tahmin etmemiz gerekiyor. Allah Teala, takva ehli olma hazzını yaşamayı hepimize nasip buyursun.
Düğündeki takılarınız şu anda eşlerin ortak malı gibi görünüyor. Bu durumda seksen bir gram altın veya o değerde bir miktarı buluyorsa yüzde iki buçuk kadarı zekât olarak verilecektir. Siz, takılarınızı bölüştürün. Bölüştürdükten sonra kimin hissesi seksen bir gramdan fazla altın tutarında oluyorsa o zekât verir. Bu arada bir yıl dolduğunda (355 gün) zekât hesabı yapacağınız zaman tahakkuk etmiş faturalar, o ay ki kira, imzaladığınız taksitlerinizi de elinizdeki sermayeden düşerek hesap yapın. Allah kolay getirsin.
Dini hükümlerimizin iki boyutta ele alınması mümkündür: Birincisi, herkesçe bilinebilecek gayet açık hükümler, Allah'ın birliği, melekler, Kur'an ve benzeri konular herkesin bilebileceği ya da İslam'ın yaygın olduğu bir ortamda herkesin bilmesi doğal olan bilgilerdir. İkincisi ise, belli bir okumuşluğu ve tecrübeyi gerektiren bilgiler vardır. Derin fıkhî konular, Kur'an kıraatine ait derin ilimler, hadis bilgisi gibi konular da bu bölüme dahildir. Müslüman'ın birinci bölüme ait bilgileri bilmemesi mazeret olamaz; o tür konulardaki sözleri fasıklığı, küfre düşmeyi doğurabilir. İkinci bölüme ait konularda ise kasıt aranır. Kasıt ve laubalilik olmadıkça inşaallah küfre düşülmez. Söz ve eylemlerimizde niyetlerimiz çok önemlidir. Mesela: Mushafın yere atılması ile yere düşürülmesi aynı şeyler değildir. Netice olarak Müslüman, Allah'a, Resulü'ne, kitabına ait şeyleri konuşurken gayet dikkatli olmalıdır. Dinimize ait şeyler şaka konusu yapılmamalıdır. İki evlilik gibi konular ağızlarda sakız yapılacak şeyler görülmemelidir. Belki ilk sözümüz bizi dinden çıkarmaz ama ağız bir kere gevşedikten sonra ondan ne çıkacağı da belli olmaz. Tedbirli ve edepli olmalıyız. Allah'a emanet olunuz.
Dünya müstekbirlerinin şamaroğlanına dönmüş, tabii afetlerle eriyip giden bir Müslüman Dünya'nın mensubu olarak, Müslümanlar arasındaki ayrıntılarla uğraşmanın ne yararı vardır? Böyle bir araştırmaya nasıl vakit bulunabiliyor anlayamıyorum. Kendi işimize baksak daha iyi olmaz mı? Allah Teala, bize önce bizi soracaktır. Kimse İbni Teymiye'nin hesabını vermeyecektir. Size bir ipucu vereyim: Şimdi siz nasıl Vahhabileri merak edip koğuşturuyorsanız onlar da sizi merak edip koğuşturuyorlar. Ama iki taraf da sömürülüyor, toprakları ve şerefleri çiğneniyor. Daha dikkatli olalım.