Fetva Meclisi
Soru
Yüz üstü yatmanın hükmü nedir? Bayan ve erkek için bir farklılık var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Karın üzerine veya yüzüstü yatmanın doğru olmadığı konusunda hadisler vardır. Bu hadislere dayanarak da ulemamız yüzüstü yatmanın mekruh olacağını söylemişlerdir. Böyle bilinip tatbik edilmesi evla olandır. Ancak bu konudaki hadisler net ve sahih hadisler değildir. Bu sebeple yüzüstü yatmayı haram gibi görmek yerine evla olmayan bir iş olarak görmek de mümkündür. Bildiğimiz kadarı ile tıbben de tavsiye edilmeyen bir tarzdır.
Selamünaleyküm. Yüzüstü yatmak mekruhtur. Mide ağrısı gibi bir özürle uyunursa mekruh olmaz ama sıhhat açısından da doğru değildir yüzüstü uyumak.
Selamünaleyküm. Yüz, yastığa gelecek şekilde yatmak mekruhtur. Zaruret olmadıkça yatılmaması gerekir.
Aleykümselam. Erkeklerin önceden yüzmüş olması havuz için bayanlara yasak getirme nedeni olmaz. Bu açıdan sakınca yoktur ama bayanların kendi aralarında yüzerken bile dikkat etmeleri gereken bir tesettürün olacağını bilmelisiniz.
Size ninni olsun diye Kur'an dinlemeniz caiz olmaz. Dinlerken uyumanızda da sakınca yoktur. Siz dinlemek için açın cihazı, o arada uyursanız sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Eşlerin birbirleri üzerinde yatak odasındaki ki direk hakkı ve görevi cinsel ilişkidir. Eşlerden birinin cinsel ilişkiyi ihmal etmesi hak tecavüzüdür. Bunun dışında kalan durumlar, bir nezaket ve incelik ölçüsü olabilir. Erkeğin sadece ayrı yatması hak ihlali olarak görülemez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Hıra veya başka bir mağaraya çıkmak gerekmez. Ama evlerimizi veya iş yerlerimizi çıkılıp ruhumuzu geliştirecek hıralar yapmak gerekir.
Kadının, göbekle diz kapağı arası kadına karşı da avrettir. Herhalükârda tıbbî gerekçeler dışında gösterilmesi haramdır. Temizliğin tıbbî bir neden sayılması ne kadar mümkündür bilemiyorum. Bu ancak, o bölgeye ait temizliğini yapması bir nedenle gerçekleşemeyecek kimseler için caiz olabilir.
Müzik hakkında pek çok hadisi şerif vardır. Bu hadislerde müzik yasaklanmaktadır. Son dönemlere ait yazan, konuşan âlimler, bu umumi yasaktan hangi türlerin istisna edilebileceğine dair görüşler belirtmişlerdir. Sizin karşınıza çıkan da budur. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Bir kere müzik ve türevleri ibadetteki, ihlastaki lezzete manidir. İstisnai olarak caiz olabileceği yerler olabilir. Mesela mehter için durum böyledir. Çünkü mehter cihadı teşvik unsurludur, nefsani bir boyutu yoktur. Mehtere benzeyen, sonuç olarak onunla paralellik gösteren müzik türleri de caiz olabilir. Ama esas olan Peygamber aleyhisselamın dilinden yasaklanmış bir işten tamamen uzak durmaya çalışmaktır. En küçük tavizin bile bizi sürükleyeceği yeri tahmin etmemiz gerekiyor. Allah Teala, takva ehli olma hazzını yaşamayı hepimize nasip buyursun.
Dini hükümlerimizin iki boyutta ele alınması mümkündür: Birincisi, herkesçe bilinebilecek gayet açık hükümler, Allah'ın birliği, melekler, Kur'an ve benzeri konular herkesin bilebileceği ya da İslam'ın yaygın olduğu bir ortamda herkesin bilmesi doğal olan bilgilerdir. İkincisi ise, belli bir okumuşluğu ve tecrübeyi gerektiren bilgiler vardır. Derin fıkhî konular, Kur'an kıraatine ait derin ilimler, hadis bilgisi gibi konular da bu bölüme dahildir. Müslüman'ın birinci bölüme ait bilgileri bilmemesi mazeret olamaz; o tür konulardaki sözleri fasıklığı, küfre düşmeyi doğurabilir. İkinci bölüme ait konularda ise kasıt aranır. Kasıt ve laubalilik olmadıkça inşaallah küfre düşülmez. Söz ve eylemlerimizde niyetlerimiz çok önemlidir. Mesela: Mushafın yere atılması ile yere düşürülmesi aynı şeyler değildir. Netice olarak Müslüman, Allah'a, Resulü'ne, kitabına ait şeyleri konuşurken gayet dikkatli olmalıdır. Dinimize ait şeyler şaka konusu yapılmamalıdır. İki evlilik gibi konular ağızlarda sakız yapılacak şeyler görülmemelidir. Belki ilk sözümüz bizi dinden çıkarmaz ama ağız bir kere gevşedikten sonra ondan ne çıkacağı da belli olmaz. Tedbirli ve edepli olmalıyız. Allah'a emanet olunuz.
Teravih namazının hatimle kılınması teravihin sünnetlerinden biri değildir. Kur'an ve namazın buluştuğu yerde ortaya çıkacak muhteşem bir sevap okyanusundan yararlanmak için teravih hatimle kılınsın istenmektedir. Ama bu iyi bir hafızın, Kur'an okuma âdâbına riayet ederek yapabileceği bir iştir. Zorlamaya gerek yoktur. Zira ibadetler ihlas ve riayet ister. Sözünü ettiğiniz uygulamanın namaza zarar vermeyeceğini umuyorum. Allah Teala, amellerimizi kabul etsin.
Düğündeki takılarınız şu anda eşlerin ortak malı gibi görünüyor. Bu durumda seksen bir gram altın veya o değerde bir miktarı buluyorsa yüzde iki buçuk kadarı zekât olarak verilecektir. Siz, takılarınızı bölüştürün. Bölüştürdükten sonra kimin hissesi seksen bir gramdan fazla altın tutarında oluyorsa o zekât verir. Bu arada bir yıl dolduğunda (355 gün) zekât hesabı yapacağınız zaman tahakkuk etmiş faturalar, o ay ki kira, imzaladığınız taksitlerinizi de elinizdeki sermayeden düşerek hesap yapın. Allah kolay getirsin.