Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Erkeğin eşinin rızası olmadan sürekli ayrı yatakta uyumasının hükmü nedir? Bu durumda kadın nasıl davranmalı, Allah’ın rızası nasıl olur? Not: Erkek ayrı yatmasına sebep olarak, uyuyamadığını, çocuklar yatağa geldiği için uyandığını ve dinlenemediğini söylüyor. 7 yıllık evlilikte toplasanız 2 yıl eşiyle ayni yatakta uyumuştur. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Müslüman bir hanımın kendi evinde kimseden rahatsız olmayacak şekilde yaşaması en tabii hakkıdır. Bir iki günlük misafir getirmek eşinin hakkı olabilir ama sürekli bulunan bir yabancıyı kabul etmemek de hanımın hakkıdır. Aile içi huzursuzluktan endişe eden bir hanım, dış kıyafet gibi bir kıyafetle aynı evde, sofrada bulunabilirler ama halvet (baş başa yalnız kalma) durumu asla caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bir çocuk üzerinde eşlerin ortak karar vermesi, çocuğu aralarındaki husumete alet etmemeleri normal olandır. Ortasını bularak hareket edin.
Selamünaleyküm. Önce doktora görünün, sizde bir sıkıntı olup olmadığını tespit etsin. Tedavi edilebilir bir sonuç çıkarsa tedavi olun. Aksi olursa bir süre kendinizi zorlayın. Mevcut sıkıntıyı aşmaya çalışın. Aşamayacağınızı anlarsanız, görüşüne itimat ettiğiniz bir büyüğünüzle istişare edin. Bu istişare sizi neye yönlendirirse onu yapın. Yatak odasını aktif kullanmayacağını anlayan bir bayanın erkeğinin önünü açması elbette ahlâkî olandır.
Selamünaleyküm. Çok seviyesiz ve gereksiz şeyler üzerine gündem kurmuşsunuz. Henüz evli değilsiniz ve çocuk yapmaktan konuşuyorsunuz. Aileniz de bunu biliyor ve size ne zaman çocuk yapacaksınız onu söylüyor. Evlilik, sizin yaptığınız işten daha seviyeli ve onurlu bir iştir. Çocuğu da Allah yaratır, siz kendinizi fazla abartmışsınız. Daha seviyeli bir hayat düzeni kurun.
Selamünaleyküm. Boşama eylemi sözlü veya yazılı gerçekleşmedikçe uzak kalma gibi bir nedenle boşanma gerçekleşmez.
Selamünaleyküm. Eşler arasında adalet şarttır. İki eşten birini ezmek caiz değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir tereddüdü gidermek için farzı kıldıktan sonra evinizde gerisini kılabilirsiniz. Daha iyi bir iş yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Önce doktora görünmeniz gerekir. Sizdeki durumun normal bir şehvet akıntısı mı yoksa bir arıza mı olduğuna bakın. Arıza kararı verirse tedavi olana kadar gusletmeniz gerekmeyebilir. Zira şehvetle gelen meni değildir sizdeki. Bunun dışında gusledeceksiniz. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Bu meselenin çözümü ancak herkesin razı olacağı bir hakem heyeti ile çözülebilir.
Selamünaleyküm. Madem Allah'tan hayırlısını istiyorsun, hayırlısı gelene kadar sabretmelisin. Yaşınız çok gelmiş bir yaş değildir. Siz üzerinize düşeni yapın, gerisini Allah'a bırakın. O, sizin için hayırlı olanı yapar.
Selamünaleyküm. Namaz kılanın önünden geçmek haramdır. Böyle bir harama neden olmamak için namaz kılan, önünden geçilme ihtimali bulunan bir yerde namaz kılıyorsa, secde mahallinin az ilerisine bir engel koymalıdır. Bu engele SÜTRE denir. Sütre, bir ayakkabı, bardak, çanta ve benzeri bir işaret olabilir. O sütrenin önünden geçilmesi ise caizdir.Sütre bulunsun veya bulunmasın namaz kılanın önünden geçilmesi, namaz kılanın namazını asla bozmaz. Namaz kılana vebal geçmiş olur sadece. Bu kuralın Haremi Şerif'te uygulanmayacağına dair içtihatlar vardır. Namaz kılanın, önünden geçeni engellemesi müstahabtır. Namaz kılan ile önünden geçecek arasında, geçilmesi caiz olmayan mesafe hakkında bir namaz kılanın namaz için gerekli mesafesi kadar yerdir yani yaklaşık olarak yüz yirmi santimdir şeklinde bir görüş vardır. Evla olan mesafe ne kadar olursa olsun, cami gibi namaza mahsus yerlerde önünde sütre bulunmayanın önünden geçmemektir. Namaz kılan da buna dikkat etmelidir; ya direklerin önünde kılmalı ya da önüne bir sütre koymalıdır.
Selamünaleyküm. Eczacı bilimsel olarak faydası zararından fazla olduğu ispatlanmış ilaçları satıyor. Zararlı ilaç vermesi için bilerek yanlış ilaç veya yanlış doz vermesi lazım. Bir de cinsellik açısından gayrimeşru kullanılacağından emin olduğu ilaçları vermesi durumu var. Ancak en faydalı ve hazırlanışında dinen sıkıntı olmayan ilaçları üretmek en öncelikle eczacıların sorumluluğundadır. Ayrıca eczacılığın sosyal boyutu da var. Eczane halkla iç içe bir meslek olduğu için ve insanların sağlıklarına dolaylı da olsa hizmet ettiği için manevi yönden de avantajlı hale getirilebilir diye düşünüyorum. Ancak bu günkü eczalıkta pazarlama ve sunum tekniklerinin gayri İslamiliği eczacıyı da bulaştıran bir risk, bir tehlike olarak göz önünde bulundurulması gerekiyor. Diğer riskli bir hususta gün geçtikçe eczacının ilaçtan kazancının azalmasıdır. Bu eczacıyı ilaç dışı ve çoğunlukla kozmetik ürünlerin satışına yönlendiriyor. Burada uygunsuz ve gereksiz ürünlerin hastaya satılması söz konusu. Burada bir vebal oluşabilir. Uzunca bir zamandır eczacının bilgisinden çok diploması iş görüyordu. Ancak yeni ekonomik sistem eczacıyı kazanç konusunda zorladığı için bilgisini ve emeğini kullanmaya zorlayacaktır.