Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Hanefi mezhebindenim. Sorum; bir kadın bir adamla evlendiğinde, kadın adamın soyadını alması uygun mu, lazım mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hiçbir sıkıntı olmaz, böyle bir soruya bile gerek yoktur.
Aleykümselam. Kadının namazı ile erkeğin namazı arasında fark yoktur. Sadece eğilme ve oturmada kadının yapısına karşı kolaylık olacak bir esneme vardır. Her iki şekilde de kılınmasında sakınca olmaz.
Aleykümselam. Siz istemediğiniz için almayacaksa ne değeri var ki? Allah'tan korkuyorsa almasın!
Selamünaleyküm. Bir haram iş ihtiva etmedikçe örftür, uygulanabilir.
Selamünaleyküm. Kur'an'ın kurduğu aile düzeninde erkek yönetici durumundadır. Bu nedenle erkeğin kendisiyle ilgili olduğu zaman yapacağı iş için kadınından izin alması gerekmez. İstişare eder, nezaketli davranır o ayrı bir meseledir.
Aleykümselam. İki isim de kullanılabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Ödedikleriniz ve şu ana kadar da ödenmesi kesinleşmiş miktarları nisaba ilave etmeniz gerekmez. Elde edeceğiniz daireyi de satışa çıkardığınız zaman onu da nisaba ilave edersiniz.
Aleykümselam. Erkek çocuklarımızın Sünnet ettirilmeleri, Şeriat'ımıza dair olan işlerdendir. Böyle işlerin dostlar arasında sevinç paylaşımına vesile olacak şekilde icra edilmesi esasen sakıncalı değildir. Sıradan bir toplantı ve israfa kaçmayan bir yemek programı yapılabilir. Fıkıh kitaplarımızda bunu teşvik eden veya yeren bir hüküm yoktur. Ne vaciptir diyebiliriz ne de mekruh! Sözünü ettiğiniz şekilde mübalağalar ise kör taklitten ve çoğunlukla riyadan başka bir şey değildir. Ne derse desin insanlar tabii olmak en güzelidir.
Aleykümselam.Evet, tam anlamıyla bir fitne döneminde yaşıyoruz. Yalnız şunu kesin bir bilgi olarak idrak etmemiz de şarttır: İnsanın bulunduğu her yer ve her zaman bir tür fitne muhakkak vardır. Zira fitne, Allah Teâlâ’nın kulunu imtihan etmesi demektir. İmtihan her zaman ve her insan için var olacağına göre fitnesiz bir zaman beklentisi içinde olmamız doğru değildir. Bize düşen, bulunduğumuz zamanda ne ile sorumlu olduğumuzu bilip gücümüz yettiği kadarı ile imtihanı kazanmaya çalışmaktır. Gündemle gereğinden fazla meşgul olmak akıntıya kapılmak olarak sonuçlanabilir. ULÜ’L-EMR, dinimize ait bir kavramdır. Bu kavramın anlamı ‘mü'minlerin başındakiler’ şeklinde anlaşılabilir. Mü'minlerin başındakilerin ise MÜ’MİNLERDEN BİRİ olması gerektiği tartışılamayacak açık bir gerçektir. Mü'minlerin başındakilerin ise mü'minler, bir toplum olduklarında anlam ifade eder. Dağılmış parçacıklardan birinin içinde birinin mü'minlerin başında veya dibinde olması bir sonuç doğurmaz. Bu sebeple anlaşılıyor ki, şu dönemde mü'minler olarak neden bizim bir Hilafetimiz yok, Halifemiz nerede sorularını iyi düşünmek gerekmektedir.Her hâlükârda ulü’l-emr aynı zamanda ALİMLER anlamına da gelmektedir. Bu açıdan da konuyu ele alalım.
Selamünaleyküm. Kadının erkeğin önünde imam olması caiz değildir. Kadının kadına imam olması ise caizdir. İmamı olduğu kadınlarla aynı hizada durarak namaz kıldırabilir. Bu caizdir ama teşvik edilen bir amel değildir.
Aleykümselam. Yaranın kabuğunu soymanız gerekmez. Yıkanıp kurulandıktan sonra kendiliğinden düşenin yerini de yıkamanız gerekmez.
Selamünaleyküm. Sadece siyaset midir sorun oluşturan? Müslümanlar para ile yüzleşince de sorun çıkmıyor mu? Hayat imtihandır, imtihan ise sorun demektir. Kaçmak yerine düzeltmeyi tercih etmeliyiz. Kendisini koruyamayacağına güvenen ise kenarda durmalıdır.