Fetva Meclisi
Soru
Kargas kurban: Hayvan kesilip derisi sakatatı çıktıktan sonra kemikli eti filanca fiyattan çarpıp bedelini satıcıya ödemektir. Bu şekilde kurban kesilebilir mi? Kesilir diyenleri ikna edemiyorum yardımcı olur musunuz? Delil istiyorlar genişce açıklayın hocam kısacık olmasın lütfen.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir hayvanın kurbanlık olarak kesilebilmesi için kesecek olanın malı olması gerekir. Fiyatı netleşmemiş ve üzerinde yapılan akit bitmemiş bir hayvan, kesecek olanın malı değildir. Henüz fiyatı netleşmemiş bir hayvan üzerinden kurbanlık yapılmasında sakınca vardır.
Aleykümselam. Bir hayvanı kurban olarak kesecek olanın, o hayvana sahip olarak onu kesmesi gerekir. Bir malın fiyatı kesin olarak belli olmadan da ona sahip olmak mümkün değildir. Buna göre de, kesildikten sonar tartılacak etinin ağırlığına göre fiyatı belli olacak hayvandan kurban olmaz.
Selamünaleyküm. Bir hayvanın KESİLİP KANININ AKITILMASI ibadet olan bölümün aslıdır. Bu asıl gerçekleştikten sonra yani hayvan fıkha uygun şekilde boğazlandıktan sonra eti veya derisi gibi kısımları ile alakalı hususlar, KURBAN AHKÂMI açısından ikinci derecede konular olur. Mesela vakıfta etlerin değerlendirilmesi, o vakıftaki diğer emanetlerin değerlendirilmesi ile aynı olur. Eğer kurbanlarının kesilmesi konusunda o vakfa vekalet verenlerin özel bir şartıyesi mesela 'filan yerdeki filancalara ulaştıracaksanız' tarzında özel bir isteği var ve bunu da vakıftakiler kabul etmişlerse bu müstesnadır. O şart yerine getirilecektir. Bu durum diğer eşya veya yardımlar için de aynıdır zaten. Bunun dışında bir mesele yoktur.
Bizim kanaatimize göre kurbanın fiyatının önceden belli olması gerekmektedir.
Bizim kanaatimize göre böyle bir kurban kesiminde en azından ağır bir kerahet vardır.
Satın alınırken kurbana engel bir kusuru olan hayvan kurban olarak kesilemez. Hayvan kusursuz olarak satın alındıktan sonra alıcının elinde iken kurban olmaya engel bir kusuru ortaya çıkarsa bu durumda kişi zenginse yeni bir hayvan alıp keser. Yoksulsa yeni bir hayvan alıp kesmesine gerek yoktur. (Merğînânî, el-Hidâye, 4/359; Kâsânî, Bedâ’i, 5/76) Kurbanlık hayvanın hasta olduğu, kesildikten sonra ortaya çıkmış ve sağlık sebebiyle etinin imha edilmesi gerekmiş ise bu durumda kurban ibadeti yerine getirilmiş olur. Bununla birlikte kurban kesiminden sonra satıcıya rücu edilip kurban bedelinin geri alınması hâlinde, alınan bedel tasadduk edilir. Şayet kurban bedeli satıcıdan geri alınamamışsa, kişinin yeniden bir kurban kesmesi gerekmez.
alim konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.- Geleceğe dair bilgileri yalnızca Allah’ü teale bilebilir. Gerisi tahmindir, hayaldir, zandır, belge değildir.
Selamünaleyküm. A.Fikri Yavuz ilmihalini okuyabilirsiniz. Dil sorununuz varsa Hamdi Döndüren ilmihalini okuyabilirsiniz. Fıkıh kitaplarını ise tek başınıza okuyarak çok bilgi edinemezsiniz. Bir fıkıh âlimi nezaretinde okumanız gerekir. Tefsir ilminde ise Sabunî'nin SAFVETÜTTEFASÎR adlı eseri sorunsuzdur.
el-Elbanî, yirminci asırda yetişen ve asırlardan beri benzeri az gelmiş olan bir hadis âlimidir. Üslubundaki şiddet nedeniyle tenkitlerle karşılaşmıştır. Bir nebze de selefi mantığından dolayı tenkit edilmiştir. Ama âlimdir, muhaddistir. Bir mezhep imamı gibi olmasa da bir âlim gibi değerlendirilip istifade edilebilir biridir.
Selamünaleyküm. Hicret kelimesini tam yerine oturtamadığınızı zannediyorum. Mısır'ın neyine hicret edeceksiniz? Bence bulunduğunuz yeri imar etmeniz daha yararlı olur.
Her asırda Allah Teala'nın dinini ayağa kaldıracak bir kulunu göndereceğine dair bilgi kaynağımız hadisi şeriflerdir. Dolayısıyla bir gazete haberi gibi tahlil edemeyiz bu bilgiyi. Ancak şu hususları da dikkatimizden kaçırmayalım: 1- Bu gönderme işi Allah Teala'ya aittir. Müslümanların kendi aralarından tayin ettikleri biri değildir. 2- Gelenin âlim biri olması gibi bir daraltma da yoktur. Allah Teala, bir âlimi gönderebileceği gibi bir askerî dehayı, bir toplum önderini de gönderebilir. 3- Her asırda gelecek olan kişi, dini yenilemeyecektir. Dinin yenilenecek bir tarafı yoktur. Onun işi, Müslümanların üzerindeki külleri savurmaktır. 4- Kimin filan asırdaki gönderilen olduğunu tespit etmemiz mümkün değildir. Belli bir kitlenin 'şu şahıs' diye göstermesi bir temenni olabilir; daha ileri götürülmesi boş iddiadır. 5- Emevi döneminin halifelerinden Ömer bin Abdülaziz'in böyle bir şahsiyet olduğunda neredeyse ittifak vardır. Selahaddin Eyyübî için de benzer temenniler vardır. Ama bir insanın ölümünden en az bir asır geçmeden ne yapıp yapmadığı konusunda karar vermek doğru olmaz. 6- Vahiy kapanmıştır. Vahiy iddiasında olan sapıktır. İlham ise vahiy gibi bağlayıcı değildir. İlhamı bir işaret olarak görebiliriz; hüküm kaynağı olarak görmemiz mümkün değildir. Bu konudaki yanlışı kim yaparsa yapsın sonuç değişmez. 7- Böyle bir müceddidin vazifesi, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin şeriatını canlandırmak, Müslümanların heyecanının ve ihlasını artırmaktır. Yenilik yapan, yabancılardan fikir ve inanç aktaran bu vasıfla anılamaz. Allah Teala'dan, zamanımızın, mekânımızın mücedditleri olmayı bize lütfetmesini dileriz.
Selamünaleyküm. 1- Önemli olan, anne babanın çocuğundan razı olduğunu beyan etmesidir. Onlar razı olduktan sonra mesele yok. 2- İlk ve istisnasız şart, iman sahibi olarak ölmektir. İmanla öldükten sonra Allah’ın rahmeti büyük bir umuttur. Bir gram orada artı veya eksi olarak milyarlarca ton edebilir. Oranın hesap sistemini bilmiyoruz, konuşmamız da doğru değildir. 3- Âlime uyma nedenimiz önemlidir. Onu Allah’a daha yakın buluyor olmamız var, daha bizimle oturup sigara içen yönünden etkilenmemiz var misal olarak. Buna göre de dediğiniz sonuç ortaya çıkar.