Fetva Meclisi
Soru
İslam'da karı-koca arasında cinsel ilişki nasıl olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
1- Cima zamanında kadının aybaşı durumu varsa tam cinsel ilişki kesinlikle haramdır. Tam ilişki dışındaki her şey mübahtır. 2- Arka yolu ilişki için kullanmak kesin haramdır. 3- Taraflardan birinin doyması diğerinin aç kalması şeklinde özetlenebilecek bir ilişki hatadır, dengeli olunmalıdır. 4- Soğuk, sessiz, resmi bir ilişki İslamî değildir. Muhabbetli, sevecen, iltifatlı bir ilişki gerçekleşmelidir. 5- İlişki anında avretin başkaları tarafından görülmesine, dışarıdan mesela evdeki çocukların fark etmelerine neden olacak durum hatadır. 6- Eşler birbirlerinin sıhhat ve moraline dikkat ederek ilişki talebinde bulunmalıdırlar, kabalık olacak bir tavır sergilenmemelidir. 7- Eşler arasında bakma ve dokunma konusunda hiçbir sınır yoktur. Öpme ve benzeri zevklerin tatmini caizdir. İki yasak dışında yasak yoktur: Hayız ve nifas durumunda kadının cinsel organını kullanmak ve makattan ilişki. Bunun dışında yatak odası Allah Teâlâ'nın en helal ve en büyük nimetlerinden biridir. Allah'a emanet olun.
Cinsel ilişki sadece hayız ve nifas günlerinde yasaktır. Bunun dışındaki durumlar tıbbidir; doktorlar izin verdikçe, onların izin verdiği kadarıyla bir sakıncası yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Aile içi ilişkide, yatak odası ihtiyacı erkekle kadın arasında aynıdır. Kadın da erkek kadar o ihtiyacı hisseder. Meselenin sadece erkeklere mahsus gibi bilinmesi yanlıştır. Kadının, erkeğinden yılda yüz defayı düşmeyecek bir ilişki talebinde bulunması hakkıdır. Bu hakkını karşılamayan eşinden boşanmayı talep etme yani mahkemenin nikah akdini feshetmesini istemesi hakkıdır. Erkeğini ilim tahsili gibi bir mazeret makul mazeret değildir.
Kadın, evlendikten sonra eşinin izni olmadan evden çıkamaz mı? Kadın, meşru bir gerekçe ile evden çıkabilir ve akraba veya arkadaşlarını ziyaret edebilir. Ancak kocasının izni olmadan gereksiz yere sürekli dışarı çıkması doğru görülmemiştir. Ancak burada "izin" kelimesi yanlış anlaşılmamalıdır. Kadın, anne-babasını ve mahremlerini ziyaret etme hakkına sahiptir. Kadının sosyal hayatı tamamen kısıtlanamaz. Eş, kadının İslam’a uygun olan arkadaşlıklarını tamamen yasaklayamaz. Bir erkek, eşinin akraba veya arkadaşlarıyla görüşmesini ancak şu durumlarda sınırlayabilir: 1) Eğer o çevre, evliliğe zarar veriyorsa eşinin arkadaşları veya ailesi, evliliğe fitne sokuyorsa, yanlış yönlendiriyorsa, koca bu konuda hakkaniyetli bir şekilde önlem alabilir. Örneğin: Eğer eşinin arkadaşları sürekli ona evliliği kötülemeye, kocasına karşı doldurmaya çalışıyorsa, burada bir denge kurulması gerekir. 2) Eğer gittiği yerler haram veya şüpheli ortamlarsa kadın, İslam’a aykırı bir ortamda vakit geçiriyorsa (dedikodu, haram olan eğlence vb.), koca bunu engelleme hakkına sahiptir. Ama İslam’a uygun bir arkadaş çevresi varsa, bu kısıtlama olmaz. 3) Ev içindeki denge bozuluyorsa, kadın, sürekli dışarı çıkıp evi ihmal ediyorsa, koca bu konuda uyarıda bulunabilir. Ama kadın, eşinin ve çocuklarının hakkını gözetiyorsa, kısıtlama gereksiz olur. Evlilik öncesinde bu konuları açıkça konuşun. Eş adayın, akraba ve arkadaş ilişkileri konusunda katı mı, esnek mi olduğunu bilmek çok önemli. Allah hayırlı kapılar açsın, gönlünüze huzur versin.
Mesele şöyledir: Müslüman bir kadın hiçbir şekilde hiçbir MÜSLÜMAN OLMAYANIN eşi olamaz. Müslüman değil iken evli olduğu Müslüman olmayan erkeğin nikâhı kadın Müslüman olduğu an düşer. Eğer henüz ilişkiye girmeden Müslüman olursa kökten ayrılmış sayılırlar. İlişkiden ve belli bir beraberlikten sonra ise Müslüman olması yine ayrılık olur ama bu sefer kadın üç aybaşı geçirecek kadar iddet bekler. Bu iddet süresince eşi de Müslüman olursa bir araya gelmelerinde sakınca olmaz. İddet bittiği hâlde erkek Müslüman olmazsa kadın sonsuza kadar eski kocasından ayrı kalmış demektir. Bu kural bizzat Kur'an’ımızda zikredilen bir kuraldır. Dolayısıyla hiçbir şekilde bir içtihatla değiştirilip esnetilemez. Bunu kabul etmeyen kadın dini inkâr etmiş olur. Kabul ettiği hâlde eski eşinin yanında kalmaya devam ederse bu durum da bir zina durumudur. Biz dinimizin kurallarını birileri dinimizi beğenecek veya beğenmeyecek üzerinden düşünemeyiz. Böyle düşünecek yerde, bu durum erkeklerin de Müslüman olmasına sebep olduğunu düşünsek daha iyi olmaz mı?
Evlilerin, cinsel birlikteliklerinin haftalık sayısı, yaşlarına, bünyelerine, zamana, zemine, sağlık ve psikolojik durumlarına göre değişebilir. Dolayısıyla herkes için aynı standardı belirlemeye kalkmak herkese aynı numara ayakkabı vermek gibidir. Kadın, sebepsiz ve tamamen eşiyle cinsel birlikteliği reddederse günahkâr olur. Ama yorgunluk, psikolojik durum, ağrı, stres gibi mazeretlerle geri çevirmesi günah değildir. Bu noktada iletişim ve karşılıklı anlayış esastır. Eşler bu konuda konuşmalı, anlayış ve sevgiyle orta yolu bulmalıdır. Kadın, kocasını tamamen reddetmiyor, sadece “bu kadar sık” kaldıramadığını söylüyorsa bu, meşru bir savunmadır. Erkek de sabretmeyi ve eşinin halini gözetmeyi öğrenmelidir. Eşinden beklediği ilgiyi baskıyla değil, sevgiyle kazanmalıdır. Şehvetini kontrol etmek de bir kulluk sınavıdır. Kadın, kocasını yatağıyla terbiye etmeye/cezalandırmaya kalkarsa bu da caiz değildir, hesabını verir. Allah evliliğinizi bereketli kılsın. Merhametin hâkim olduğu evlilikler ahiret için yuvaya dönüşür.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Eşlerin, sağlıkla alakalı bir sakınca söz konusu olmadıkça birbirlerini cinsel ilişkiden men etme veya geri çekilmeye hakları yoktur. Böyle bir uygulamayı erkek veya kadın kim yaparsa, günah işlemiş olur. Eşinizin bu tavrını incelerken, sizin de bir kusurunuzun olup olmadığını yani eşinizin bu yöntemle sizden intikam almaya çalışıp çalışmadığını iyi tahlil edin. Ayrıca gerekiyorsa tedavi teklif edin. Fevri bir karar vermeyin.
Selamünaleyküm. Bulunduğunuz semti, en azından binayı terk edin. Arkadaş çevrenizi değiştirin. İşinizi vaktinizden çok hale getirin, dinlenmeye bile vaktiniz kalmıyor olsun. İstiğfar edin, Kur'an okuyun.
Selamünaleyküm. Doğal bir şekilde yürüyecek bir ailede yılda ortalama yüz kere iyi bir ilişkinin kurulması gerekir ki, fitne olmasın. Bu da ortalama üç günde bir iyi bir ilişki demektir. Doktora görünmenizde yarar var. Belki gıda düzeninizi değiştirerek düzelebilirsiniz. Önünüzdeki en yakın tümseğin adı 'kuma ile yaşamak' olacaktır. Bunu unutmayasınız. Kuma davetiyesini de bilmeyerek siz yazıyorsunuz. Çok dua edin, çok gayret edin.
Selamünaleyküm. Böyle bir abdest şartı yoktur.
Selamünaleyküm. Muayyen bir kadını hayal etmenin caiz olmayacağını bilmelisiniz. Muayyen olmayan bir kadını hayal etmek de aranızdaki ilişkinin kalite zafiyetinden kaynaklanan bir düşüklük olduğunu söyleyebiliriz. Eşler olarak birbirinize daha etkili olmayı geliştirmelisiniz.
Selamünaleyküm. İnnalillahi ve inna ileyhi racuûn. Size Allah sabırlar versin. Öncelikle şunu tespit edelim: Karşılaştığınız son durum, katiyetle kabul etmemeniz gereken bir durumdur. Reddedin. Tekrarına asla izin vermeyin. Boşanma nedeni bile olsa reddedin. Önceki durumları ise, dua edin gerçek olmasın. Gerçek ise de dua edin bitmiş olsun. Size düşen, eşinizi bir bebek gibi tutmanızdır. İki bebek bakıyor kabul edin kendinizi. Ona göre de iki bebek büyütme sevabı alırsınız inşallah. Bu tür hastalıklar, uzun süre sabır ister. Sonunda kazanan olmak için sabretmeniz gerekir. Sabredin, ona analık edin adeta. Okşayın, nazlayın. Kendinize iyi bakın, bedeniniz cazibesini hiç yitirmesin. Onun hoşlandığı renkleri, kokuları kullanın. Hoşlanacağı konuları konuşun. Geçmişine ait konuları ne kadar konuşmazsanız o kadar çabuk iyileşeceğini bilin. Allah size yardım etsin, aşağınızı kaydırmasın. Size dualar ederiz, siz de oradan bize dua edin.