İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Sevdiğim bir arkadaşımla aramızda çıkan bir sorun yüzünden çok sık ve kırıcı olabilecek şekilde tartışıyoruz. Konu Üstad Bediüzzaman'ın "Birincisi: Sen mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, 'Mesleğim haktır veya daha güzeldir' demeye hakkın var. Fakat 'Yalnız hak benim mesleğimdir' demeye hakkın yoktur. 'Rıza gözü, ayıplara karşı kördür. Kem göz ise çirkinlikleri gösterir' sırrınca, insafsız nazarın ve düşkün fikrin hakem olamaz, başkasının mesleğini butlan ile mahkûm edemez." demiş olduğu bu söz. Bir konuşmamızda "benim cemaatim daha iyidir fakat diğer cemaatlerin yaptığı da haktır" dedim. (Ama sadece o an için. Yoksa kapı kapı gezip de bu lafı dediğimiz yoktur) O da 'sen nasıl benim cemaatim iyi dersin, müslümanları katagorize edersin' dedi ve iş uzadı. Ben de Nureddin Yıldız hocamıza yazayım dedim. Kategori işine gelince "haşa ben kimim ki müslümanları kategorize edeyim, o vazife Allah'ın vazifesidir. Fakat hayatta her işte kategori vardır. Cennet bile yedi kat deniyor, demek ki herkes aynı kata gidemeyecek" dedim. Ama arkadaş hala "sen benim cemaatim iyidir diyemezsin" diyor başka bir şey demiyor. Doğrusu nedir hocam bu konunun?

Cevap

İslam, bizim en üst şemsiyemizdir. Hiçbir amaçla hiçbir kavram bizim için İslam kelimesinin ifade ettiğini etmez. Ne doğduğumuz topraklarımız ne de elinde iman öğrendiğimiz şeyhlerimizin, hocalarımızın meşrepleri! Mü'min olmamızın gereği budur. Maalesef, bu hakikati herkes dile getirdiği hâlde kimi mü'minler, bulundukları klikleri, grupları dinlerinden üstün tutma meyli göstermektedirler. Görünürde onlar da dinimiz esastır diyorlardır ama tatbikata geldiğinde din grubun gerisinde kalmaktadır. Bu hakikatin yanında önemli bir hakikat daha zikredilmelidir. Bilhassa halifesiz dönemlerde İslam, devlet himayesinden yoksun kaldığı için cemaatler adı verilen küçük birliktelikler eliyle ciddi mesafeler kat etmiştir. Bunu asla yok sayamayız. Anadolu'da, Mısır'da, Kafkasya'da bir küçük evde veya bir caminin arka bölümünde başlayan bir hareket büyük kitlelerin hidayetine vesile olacak çığırlar açabilmiştir. Bu da inkârı kabili mümkün olamayan bir gerçektir. Buna da şükretmeliyiz. Üçüncü bir hakikat de şudur: Kişilerin hatalarının kurumlara mal edilmesi makul değildir. Eğer kişilerin hatalarını kurumlara mal edeceksek o takdirde alkol tüketen bir mü'minin hatasını da İslam'a mal etmemiz gerekir; İslam ve alkol birleşmeyeceğine göre, bir kişinin hatasını muhakkak onun bağlı olduğu cemaate, gruba da mal etmemiz doğru olmaz. Eğer grubun ilkeleri arasında o kişinin hatasını benimseme varsa mesele kalmaz, elbette mal etme mecburiyetinde kalırız. Öyle değilse, zorlama yoluyla kişilerin hatalarını gruplara mal etmekle yanlış yapmış oluruz. Bizim itikadımızda masum bir kişidir, o da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemdir. Onun dışında ne kişiler için ne de cemaatler için masumluktan söz edemeyiz. Durum böyle olunca da şu cemaat 'en doğrudur' tarzında bir iddia yerine 'şu cemaat doğruya en yakındır' demekle daha mü'min kişiliğine yakın bir beyanda bulunmuş oluruz. Eğer bir mü'min, bulunduğu beraberliği put görüyorsa o mü'min hakkı görmekte zorlanır. Bu bir aşırılıktır. Ashabı kiramdan daha değerli bir grup ne bulunmuştur ne de bulunacaktır. Ama onlar birbirlerini tenkit etmişler hatta hak uğruna birbirleri ile mücadele bile etmişlerdir. Salıp gitmekle tutup yapışmak arasında dengeli bir çizgide bulunmamız hayra uygun olan tutumdur. Bu meselede sözünü ettiğimiz tartışmanın daha ağırı bu hususun vaktimizi alacak şekilde bir cebelleşmeye götürmesidir. Hadisi şerifi biliyorsunuzdur. Münafığın alametlerinden biri de tartışmayı aşırıya kaçırmaktır. Eğer birbirimizi ikna edemeyeceğimize kani olursak asla tartışmamalıyız. Her tartışma saati hem ömürden bir saati boşa harcıyor hem de bizi yıpratıyor. Birbirimizle uğraşmaya vakit bulmamız iyi bir işaret değildir. Allah Teâlâ ayaklarımızı sabit kılsın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Çözümü görünmeyen sorunların içinde bocalamayın. İslam'ın berrak yüzü önümüzdedir Siz neden negatiflerle ilgileniyorsunuz? İslam'ın Müslümanlarında sorun var ama Peygamberinde sorun var mı? Kur'an'da sorun var mı? Şeytanın sizi oyalayacağı işlerle ilgilenmeyin, rahat edin.

Selamünaleyküm hocam benim sorum din adamlarıyla ilgili. Hocam son zamanlarda Di
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.

Hocam ben on yıllık evliyim ve iki çocuğum var. İyi olur ve iyiye gider diyerek,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kalbinizin rahat etmediği bir yerde bulunmanız doğru değildir. 1- Muhakkak camiye cemaate gidin. 2- Bir cemaate gitmeye mecbur değilsiniz, arı olan bal olan her çiçeğe konun. Hangisinde ne yarar buluyorsanız ona o yarar kadar katılın. 3- Birini diğerine benzetmeyin, kıyas etmeyin. 4- Onların hiç birinin İslam olmadığını iyi bilin. İslâm sadece kendisidir, onlar olsa olsa İslam'ın içinde bir noktadırlar.

Selamünaleyküm hocam burası küçük bir belediye dini faaliyetler yeni başladı (Sü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Mü'minler arasında ihtilaf olmaması gerekir, bunu temenni ederiz. İhtilaf olursa da bunun kardeşliğimizi zedelememesini isteriz. Zedeleyenin veya sebep olanın vebal altında kalacağını düşünürüz. Sizin fitneye karışmaktan kaçınma gayretiniz güzeldir, devam edin. Zikrettiğiniz söz için ise bir şey söyleme gereği hissetmiyorum. Herkes kendini haklı bulmaktadır. Kimin haklı kimin haksız olduğu başka bir yerde belli olacaktır. O sözün hak üzere söylendiğini zannetmiyorum.

Selamünaleyküm hocam. Ben olabildiğince cemaatler, gruplar hakkında bir şeyler s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.

Hocam okulda rahatça ibadet edebileceğimiz mescidimiz, bu konuda bize destek sağ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.

Selamünaleyküm hocam. Ben üniversite hazırlık öğrencisiyim. Aynı zamanda bir cem

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.