Fetva Meclisi
Soru
Üstadım, kayınbabamın giyim mağazası var ve eşimin üstüne. Yıllarca söylememe rağmen kayınbabam bir türlü şirketi resmi olarak eşimin üstünden almadı. Her şey eşimin adına olduğundan kredi kartları kullanılmakta ve eşimin üzerine krediler çekilmekte (kayın babam hacı ve ısrarla krediler kullanmakta). Geçenlerde araç alma konusu olduğunda ben razı olmadığımı eşime söyledim, eşim de babasına söylediği halde benden gizli bir şekilde eşimle beraber gidip kredi çekmişler. Sonradan öğrendiğimde tepki gösterdim fakat eşim, ‘ne yapayım, babam’ şeklinde bir savunma yaptı. ‘Günahı benim boynuma değil’ dedi. Haramı helali bilen kayınbabam sürekli kredi kullanırken eşimin adına kredi çekmekte. İşin içinden çıkamıyorum, eşimi de günahına ortak ediyor. Benim burada yapabileceğim uyarı nedir? Ve bana günahı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sürekli nasihat et ama inatlaşmasına sevk etmemeye çalış. Nasihatle emir arasındaki farka dikkat et. Onu ikna et ama emreden durumda olma. Senden ve nasihatinden nefret etmemesine önem ver.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Selamünaleyküm. Bir kız çocuğu çalışmak zorunda değildir, babası onun nafakasını temin eder. Sizin durumunuz ise kural dışıdır. Meseleye çalışıp kazandığınızı babanıza vermek şeklinde değil de, babanızın gönlünü yapmak şeklinde düşünmeye çalışın.
Babanız çocuklarının birinin yanına gitmeyi kabul eder de yine kimse bakmazsa o zaman bedduasında tam haklı olur. Bu durumuyla da evladı açısından elbette nahoş bir durum ve onun üzülmesi bir vebal ama babaya bakmamak, ayağına gitmemek değil de onu çaresiz bırakmak olarak ortaya çıktığında büyük bir vebal olur. Sizin eşinizin durumu da şu şekilde olabilir: Eşiniz babanızla dar bir evde aynı çatıda yaşamak için oraya gideceğinizde kabul etmeyecekse bunda hakkı vardır. Babanızın bulunduğu veya herhangi bir şehre gittiğinizde gelmeme gibi bir hakkı yoktur. Nikâh akdinde böyle bir şart koşmuş siz de kabul etmiş olsa idiniz şimdi haklı olurdu. Sizin de boşanma gibi bir afeti aklınıza getirmeniz hiç doğru değil, dert içinde neden dert üretiyorsunuz? Eşinizin aile büyüklerinden de yardım alarak ve siz de verdiğim örnekte olduğu gibi durumu biraz esneterek çözüm üretmeye bakın. Hayat bu, böyle geldi böyle gidecek. Eşinizi de bir gün bakıp bakmamayı konuşacak doğurdukları. Gelecek uzak değildir. Allah yardımcımız olsun.
Allah Teâlâ kalbinize huzur versin, ahiretinize zarar verecek iş yapmaktan muhafaza buyursun. Babanıza karşı ortaya koyduğunuz tavır, her şeyden önce dünyada iken bir işinize yaramayacaktır. Siz onu bir şekilde düzeltemediğiniz gibi hakkınızı da alamayacaksınız. Bir de ahirette sizin kazancınız olacak ecirleri tüketmiş olacaksınız. Bu durumda yapacağınız en iyi şey, babanızdan mümkün olduğu kadar ve caiz olacak şekilde uzak durmaktır ki, nefretinizi şeytan kudurtmasın. Zaten evlisiniz. Evli bir hanımın asıl görevi eşine karşıdır. Eşinizden artan vakitte de bayramda olur, özel durumlarda olur, kısa kısa ziyaretler yaparak evlatlık görevinizi yerine getirin. Böylece kazanan siz olun. Hem dünyada baba görememek hem de ahirette baba yüzünden azap çekmek neden olsun? Sabredin; kaç günlük dünyada yaşıyoruz. Sabredin, kazanın.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
banka kredisi konusundaki diğer fetvalar
Babanın kredi ile aldığı arabaya binmek ve binerken besmele çekmek sakıncalı değildir. Kredi ile almak babanın vebalidir, senin değildir.
Mide bulandırdığı ortada olan bir durumdur bu. Siz kendinize daha temiz bir iş bulmaya çalışmalısınız. Zira o işin kendisinde de sıkıntı yok değildir.
Aleykümselam. Babanız tevbe etmelidir. Tevbe, yaptığına pişman olmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Önce tevbe etsin. Sizin ricanız üzerine 'tamam' demesini kastetmiyoruz. Pişman olması, rabbinden utanması ve 'ölsem bile tekrar yapmam' demesidir tevbesi. Böyle bir tevbe yapsın, istiğfar etsin yeter. Allah Ğafûr'dur Rahîm'dir, meraklanmayın.
Selamünaleyküm. Avrupa'daki mü'min kardeşlerimizin onca emeğe rağmen yaşadıkları dağınıklık, birbirleri ile kenetlenmeme, camide bile bir araya gelememe gibi üzücü durumların temel nedenlerinden birinin faizin camiye kadar girmiş olması olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şekilde faizle cami inşa edilemez. Bu bir kayış sürecidir. Darulharp kavramı, Avrupa'daki kardeşlerimizin durumuna uyarlanabilir bir kavram değildir.
Aleykümselam. Önce bu günah için istiğfar edin. Evi satıp faizli paradan kurtulabilecekseniz satın kurtulun. Satmanız mümkün değilse ya da sizi faizli maldan kurtarmayacaksa en kısa yoldan faizden kurutulun ve istiğfar ederek Allah'a yalvarın. Tekrarından sakının.
Selamünaleyküm. Bankadan kredi alabilmeniz için ölümcül bir zaruret olması gerekmektedir. O da ortada olmadığına göre bunu yapmanız caiz olmaz.