Fetva Meclisi
Soru
Hocam toplumumuzda ergenlik yaşını ortalama on iki yaş olarak kabul edersek on yedi yaşında namaza başlayan biri için, ergenlikten on yedi yaşına kadar olan sürede kılmadığı namazları kılması gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. On iki yaşından önce bir bilginiz yoksa ondan önce olması zordur. Siz en erken on iki yaşını kabul edebilirsiniz. Bir ihmaliniz olmadan yanlış kıble kullandı iseniz kaza etmeniz gerekmez.
Ne zaman namaza başladığınızı biliyorsanız, ondan öncesini şu şekilde hesap edebilirsiniz. a- Buluğ çağınızı hatırlıyorsanız, o günle kılmaya başladığınız gün arasındaki zamanı kaza edin. b- Bilmiyorsanız, on beş yaşından gün aldığınız günle kılmaya başladığınız gün arasındaki zamanı kaza edin. c- İlave olarak bu iki zaman arasında verdiğiniz araları kaza edersiniz. Allah Teâlâ mağfiret buyursun, ibadetlerimizi kabul etsin.
Selamünaleyküm. Bir insan buluğ çağına girdiği andan itibaren namaz kılmalıdır. Buluğ çağı da en geç on beş yaşıdır. Sizin durumunuzda yirmi yıl gibi bir namaz borcunuz vardır. Buna göre hesap edin ve kılmaya devam edin. Allah Teâlâ mağfiret buyursun, ibadetlerimizi kabul etsin.
On yaşına kadar ne kıldırabilirsen onu kâr saymalısın. On beş yaşına kadar rica ağırlıklı emirle kıldırmalısın. Bu yaştan itibaren dinin hükümlerini yaşının gerektireceği dille anlat, öğret, ikna et. O yaştan sonra da kendisi de ibadetlerinden mesuldür.
Aleykümselam. Kızınız baliğ olunca mecburen namaz kılacak. Baliğ olmadan önce ise yedi yaşı itibariyle namaza hazırlık denebilecek bir uygulamaya başlayacaksınız. Sabah namazını ileriki günlere bırakabilirsiniz. Yaş hesabını ise bir yaşın son gününde hesaplayın. Mesela yedi yaşı, yedinci yılını doldurduğunda kabul edilecek.
Selamünaleyküm. Namaz kılmamaktan tevbe etmek, kılamadıklarını kaza etmekle tevbe olur. Sözle namaz tevbesi olmaz. Kılamadıklarını bir takvime bağlayarak kılmaya başlayacaktır. Namaz kılmamaktan tevbe ancak böyle olur.
baliğ konusundaki diğer fetvalar
On beş yaşı dolduğu gün ve ilk meni (ihtilam) ile sorumluluk başlar.
Baliğ olmadan önce yapılan yeminlerin tutul(a)mamasından dolayı kefaret gerekmez. https://fetvameclisi.com/fetva/cocukken-edilen-yalan-yeminlerin-kefareti-var-midir
O yaş baliğ olma ihtimali olan bir yaştır. Dolayısıyla onu çocuk görmemiz mümkün olmaz. Ona MÜMEYYİZ/ERGENLİK KAPISINDA biri gözü ile bakmalıyız. Bu da baliğ değilse bile tedbirli olmayı gerektirecek bir bakış anlamına gelmektedir.
Zekât alacak kimsenin baliğ olması şart değildir, baliğ olmayana da zekât verilebilir. Mühim olan zekât verilecek olanın “fakir” kabul edilecek durumda olmasıdır. Dolayısıyla onu fakir olma vasfından çıkaracak bir velisi olmayan çocuğa zekât verilebilir. Oyuncak, maddi değeri olan ve temlik edilebilir bir nesne ise o da zekât olarak verilebilir. Bu iki ölçüye göre çocuğa zekât malından oyuncak verebiliriz.
On iki yaş sonrası bu düzeyde ablalık olmaz. Zira o çocuk her an baliğ olma noktasındadır. Mesafeli ve seviyeli olmayı alıştırın ona.
Cumhur fukahaya göre imamlık için baliğ olmak şarttır. Şafii mezhebinde ise mümeyyiz olmak yani büluğ cağı yakınında olmak imamlık için yeterlidir. Özellikle arkasında fakîh ve iyi Kur'an hafızı biri yoksa çocuklar imam olabilirler bu içtihada göre. Hanefi mezhebine göre hareket edildiğinde ise baliğ olmayan imam olamaz şeklinde bilinmelidir.