Fetva Meclisi
Soru
Çocuklara zekât parası ile oyuncak alıp verilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Şöyle: Çocuk, baliğ olmayana diyoruz. Bunu da on beş yaşı olarak tespit edebiliriz. Babası zengin olan çocuğa zekât verilemez. Çünkü babası onun geçimini temin etmekle yükümlüdür, o da zengindir. Babası fakir olan çocuğa ise yaşı ne olursa olsun zekât verilir. Çocukluk bittikten sonra ise babasının fakir veya zengin olması önemli değildir. Baliğ olduktan sonra kendisinden kendisi sorumludur; fakirse zekât alabilir.
Çocuk, baliğ olmadan ibadete mükellef değildir. Zekât da bir ibadettir. Buluğ çağından sonra yapılması farz olur.
Bir çocuğun yetim veya öksüz olması zekât ve fitre alması için tek başına yeterli bir sebep değildir. Zekât ve fitre fakir olan yetim veya öksüz çocuklara verilebilir. Fakir, temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı mala sahip olmayan, yani 24 ayardan 80,18 gr. altını veya bu değerde parası ya da malı bulunmayan kimsedir. Asıl olan zekâtı kişinin kendisinin vermesidir. Bununla birlikte zekât vekil aracılığıyla da yerine ulaştırılabilir. Bu itibarla zekât ve fıtır sadakalarını ayrı bir fonda toplayan ve her bakımdan güvenilir olan kurum ve kuruluşlara fakir olan yetimlere temlik etmek üzere vekâleten zekât ve fıtır sadakası verilebilir. Ancak yetimlere yardım kampanyası düzenleyen kuruluş, kampanyada toplanan parayı zekât hükümlerine uygun olarak dağıtacağını ilan ve taahhüt etmedikçe, böyle bir kampanyaya para yatırmakla zekât ödenmiş olmaz.
Öğrenci fakir ise zekât alabilir. Öğrenci olduğu için değil de fakir olduğu için ona zekât verilmiş olur. Sizin zaten vereceğiniz zekâtı çocuğunuzun öğretmenine vereceğiniz ücretle örtüştürmeniz ise uygun olmaz.
Önce birikmiş paranın veya muadili kıymetin nisap miktarına gelmesi durumunda zekât gerekeceğini bilelim. İkinci olarak da ‘çocuğun malı’ deyimi babasının veya annesinin istediği zaman alıp şurada veya burada kullanabileceği bir para ise o para çocuğun parası değildir. Çocuk adına tutulan ama anne babanın sayılan bir paradır. Bu durumda da zekât gerekecekse baba veya annesinin diğer varlığına ilave edilerek gerekli hesaplama yapılır. Zekât gerekiyorsa topluca verilir yani baba veya annenin zekâtı arasında o da verilir. Böyle değil de gerçekten çocuğun malı ise mesela ona bir yerden miras olarak kalmış veya bir yolla babasının annesinin müdahale edemeyeceği şekilde onun olmuş ise bu para çocuğun parasıdır. Hanefi mezhebi fukahasının içtihadına göre çocuğun bu parası/malı için zekât gerekmez. Buluğu çağına girdikten sonra diğer ibadetler gibi zekât ibadeti ile de mükellef olur. Hanefi mezhebi dışındaki fukahanın izinden gidenler için ise çocuğun malından zekât verilmesi gerekir.
Zekat vermede asıl olan paradır. Para yerine eşya üzerinden zekat vermeye bazı zorunluluklar nedeniyle ruhsat verilmiştir. Afet bölgelerinde zekat verirken bu ruhsattan istifade edilmektedir. Dolayısıyla daha yararlı olacağı düşünüldüğünde pişmiş yiyecek gibi ekonomik değeri için kalıcılık düşünülemeyen şeyler hariç ekonomik değeri olan şeylerle zekat verilebilir. Piyasa fiyatı ne kadar ise o kadar zekat verildi kabul edilir.
baliğ konusundaki diğer fetvalar
On iki yaş sonrası bu düzeyde ablalık olmaz. Zira o çocuk her an baliğ olma noktasındadır. Mesafeli ve seviyeli olmayı alıştırın ona.
Cumhur fukahaya göre imamlık için baliğ olmak şarttır. Şafii mezhebinde ise mümeyyiz olmak yani büluğ cağı yakınında olmak imamlık için yeterlidir. Özellikle arkasında fakîh ve iyi Kur'an hafızı biri yoksa çocuklar imam olabilirler bu içtihada göre. Hanefi mezhebine göre hareket edildiğinde ise baliğ olmayan imam olamaz şeklinde bilinmelidir.
Baliğ olmadan önceki hatalar Allah’ın affı umudumuz arasındadır. Onlar için bir şey yapmanız gerekmez. Ondan sonrası için kendinize ve ibadetlerinize dikkat ediniz.
Çocuk ya; - İhtilam olarak ya da - Kameri aylarla ON BEŞ yaşını doldurarak baliğ olur. On sekiz diyen Fukaha da vardır. Genel görüş on beş yaşıdır. Ancak buradaki on beş yaşı kameri aylarla yapılan hesaba göredir ki, şu anda kullanılan takvime göre bu yaş yaklaşık olarak on dört buçuk yaşlarına karşılık gelir.
O yaş baliğ olma ihtimali olan bir yaştır. Dolayısıyla onu çocuk görmemiz mümkün olmaz. Ona MÜMEYYİZ/ERGENLİK KAPISINDA biri gözü ile bakmalıyız. Bu da baliğ değilse bile tedbirli olmayı gerektirecek bir bakış anlamına gelmektedir.
On beş yaşı dolduğu gün ve ilk meni (ihtilam) ile sorumluluk başlar.