Fetva Meclisi
Soru
Çocuğun baliğ olmasında son nokta ne zamandır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu inşaallah cennette göreceğiz.
Selamünaleyküm. Fıkıh açısından bakıldığında yaş değil buluğu çağı itibara alınmaktadır. Buluğ çağı bildiğiniz gibi fiziki gelişmenin adıdır. En son ise on beş yaşını buluğ çağı olarak kabul ediyoruz. Asgari yaş olarak da TEMYİZ YAŞI gösterilebilir. Bu da en az sekiz-on yaşı arası demektir. Temyiz yaşı ise fukaha arasında muteber görüş değildir. Zaruret itibariyle dikkate alınabilir.
On beş yaşından önceki ya da baliğ olmadan önceki adaklar için adak niteliği olmayabilir.
Selamünaleyküm. Çocuklar için bütün ibadetlerde başlama yaşı buluğ çağıdır. Buluğ çağı ise iki şeyle bilinir. Birincisi çocuğun ihtilam olması, kız çocuğun aybaşı olması durumudur. Hangi yaşta olursa olsun, bu durumda buluğ çağı başlamış olur. İkincisi de on beş yaşıdır. On beş yaşına gelen biri çocukluktan çıkmış olur. Bundan önceki dönemde çocuk dayanabildiği kadar oruca alıştırılır. Mesela kış zamanında ise ramazan daha fazla tutturulur, yaz sezonuna rastlarsa az tutturulur.
Baliğ olduğu zamanı tam olarak bilen birisi o tarihten itibaren namazlarını kılacaktır. Kılamadıklarını ise kaza edecektir. Eğer tam bir bilgisi yoksa veya baliğ olmadı ise on beş yaşı esas alırız.
On beş yaşından sonra aybaşı olmasa bile mükellefiyeti başlar. Önümüzde iki ölçü vardır. Biri aybaşı olmaktır. Diğeri de on beş yaşını doldurmaktır. Bunlardan biri ile mükellef olma durumu başlar.
baliğ konusundaki diğer fetvalar
Baliğ olmadan önceki hatalar Allah’ın affı umudumuz arasındadır. Onlar için bir şey yapmanız gerekmez. Ondan sonrası için kendinize ve ibadetlerinize dikkat ediniz.
Cumhur fukahaya göre imamlık için baliğ olmak şarttır. Şafii mezhebinde ise mümeyyiz olmak yani büluğ cağı yakınında olmak imamlık için yeterlidir. Özellikle arkasında fakîh ve iyi Kur'an hafızı biri yoksa çocuklar imam olabilirler bu içtihada göre. Hanefi mezhebine göre hareket edildiğinde ise baliğ olmayan imam olamaz şeklinde bilinmelidir.
On iki yaş sonrası bu düzeyde ablalık olmaz. Zira o çocuk her an baliğ olma noktasındadır. Mesafeli ve seviyeli olmayı alıştırın ona.
Zekât alacak kimsenin baliğ olması şart değildir, baliğ olmayana da zekât verilebilir. Mühim olan zekât verilecek olanın “fakir” kabul edilecek durumda olmasıdır. Dolayısıyla onu fakir olma vasfından çıkaracak bir velisi olmayan çocuğa zekât verilebilir. Oyuncak, maddi değeri olan ve temlik edilebilir bir nesne ise o da zekât olarak verilebilir. Bu iki ölçüye göre çocuğa zekât malından oyuncak verebiliriz.
O yaş baliğ olma ihtimali olan bir yaştır. Dolayısıyla onu çocuk görmemiz mümkün olmaz. Ona MÜMEYYİZ/ERGENLİK KAPISINDA biri gözü ile bakmalıyız. Bu da baliğ değilse bile tedbirli olmayı gerektirecek bir bakış anlamına gelmektedir.
On beş yaşı dolduğu gün ve ilk meni (ihtilam) ile sorumluluk başlar.