Fetva Meclisi
Soru
‘Kaza orucu’ ne demektir?
Cevap
Benzer fetvalar
Ramazan ayı dışında tutulan bütün oruçlar bozulduğunda KAÇ GÜN İSE BOZULAN O GÜN KADAR kaza edilir, ek bir cezası yoktur.
Toplam kaç gün oruç tutamadığınızı hesaplayın. Ne zaman ne kadar tutabilirseniz, borçtan düşecek şekilde onları yavaş yavaş tutun. Hastalık nedeniyle tutamadığınız için fazlasını tutmanız gerekmez.
Bayılacak hale gelmek oruç bozmak için bir ruhsattır, yaptığı işten keffaret gerekmez. O günü oruç tutup kaza etmesi yeterlidir.
Tutulmayan orucun yerine KAZA yapılır. KAZA, tutulamayanı eksik veya fazla yapmadan aynıyla tutmaktır. Bir güne bir gün iki güne iki gün şeklinde. Eğer oruca niyetlendikten sonra caiz olmayacak bir şekilde yeme içme veya cima yoluyla oruç bozulursa bu bozmanın cezası olarak KEFFARET devreye girer. KEFFARET altmış gün peş peşe oruç tutmaktır. İlave olarak da kaç günün orucu bozulmuşsa o da ilave edilir. Ramazan gününün orucuna hiç niyet etmemek, günü oruçsuz geçirmek ise keffareti gerektirmez. Çünkü keffaret, sözkonusu günahın cezasına katlanıp ondan kurtulmaktır. Hiç niyet etmeme kabalığını keffaretin kaldırması mümkün değildir. Onu yıllarca süren göz yaşları ve büyük bir tevbe paklayabilir. Sonra da tutmadığı kadar orucu kaza eder. Allah Teala nefislerimize uymaktan bizi muhafaza buyursun.
Elbette ibadetleri meşru bir neden olmadan bozmak yanlıştır. İbadet ciddiyetimiz açısından bir hatadır bu. Eğer öyle bir bozma oldu ise o oruç yeniden tutulur. İkinci bir güne gerek yoktur.
Kazayı gerektiren bir durumdur. Bir gün kaza etmeniz yeterlidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ramazan ayında bozulan bir gün orucun yerine altmış gün peş peşe oruç tutmaktır. Bu altmış gün cezadır. İlave olarak da bozulmuş gün sayısı kadar oruç tutulacaktır. Böyle bir kefaretin peş peşe olması şarttır. Son günde bile kopma olması hâlinde yeniden başlamak gerekir. Mecburi bir zaman yoktur, ilk fırsatta tutulmalıdır. Kefaret tutulduktan sonra da Allah’tan affını talep etmek gerekir.
İlke olarak orucu bozan yeme, içme ve cinsel ilişkidir. Ramazan ayında oruçlu olduğunu bilen biri kasten bunlardan birini yaparsa hem kaza hem kefaret gerekir. Şu durumlarda ise sadece bozulan oruç kaza edilir: -İğne yaptırmak. -Vücuda sıvı ilaç almak. -Kendi isteği ile ağız dolusu kusmak. -İmsak vakti girdiği hâlde veya güneş batmadan önce vaktidir zannederek yemek içmek. -Abdest esnasında ağzına ve burnuna su kaçırmak. Böyle bir nedenle orucu bozulan, iftar vaktine kadar oruçlu gibi davranmalıdır. Oruç bozulmuş olsa bile, Ramazan ayının azametini korumak gerekmektedir.
Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Müslüman olanın bu farzı yerine getirmesi gerekir. Bir Müslüman özrü olmadığı hâlde, Ramazan ayında oruca niyet etmeyerek yiyip içerse tutmadığı günlerin orucunu gününe gün kaza etmesi gerekir, kefaret lazım gelmez. Çünkü kefaret, oruç tutmamanın değil, başlanan orucu bozmanın cezasıdır. Hiç niyet etmediği için, kefaret gibi bir ceza ile karşılaşmıyorsa da samimi bir tevbe etmedikçe kendisini Allah’ın azabına müstahak hâle getirecek bir suç işlemiş olmaktadır. Hem tevbe etmeli hem de acilen tutmadığı günler kadar kaza orucu tutmalıdır.
Oruçlu olduğunu unutarak yemek, içmek, Kulağına su kaçmak, Göze ilaç damlatmak, Gece yıkanması gerekirken sabahleyin yıkanmak, Kendi isteği olmayarak kusmak, İhtilam olmak (yani uyurken cünüplük hâli meydana gelmek) Kan aldırmak, Kendi isteği olmayarak boğazına toz, duman girmek, Ağzındaki tükürüğü yutmak… — Hayız ve nifas hâlindeki bir kadın oruç tutmaz. Oruçlu iken hayız veya nifası başlarsa orucu bozulmuş olur. Ramazandan sonra engel kalktığında uygun bir zamanda tutamadığı kadar orucu kaza eder. Ramazanda gün ortasında bir özür nedeni ile orucunu bozanın, İmsaktan sonra hayız ve nifastan temizlenen kadının, Yolculuğu bitenin, İyileşen hastanın, Ergenlik çağına giren çocuğun, günün geri kalan kısmını oruçlu gibi geçirmeleri gerekmektedir.
Orucu bozmamakla beraber yapılması mekruh durumlar şunlardır: 1-Bir koca, yemeğin tuzunun az veya çok olmasından dolayı hanımını rahatsız ediyorsa, kadın bir şey yutmadan diliyle yemeğin tadına veya tuzuna bakabilir. Yemek pişiren ücretli için de durum böyledir. Bu durumda olanların oruçları bozulmaz fakat bunu yapmaları mekruhtur. 2-Bir kimsenin hanımını öpmesi ve kucaklaması mekruhtur ama bu durum orucu bozup kazayı gerektirmez. 3-Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak mekruhtur. 4-Kan aldırmak veya ağır bir işte çalışmak gibi kendisini zayıf düşüreceğine kanaat getirdiği bir iş yapmak, oruçluyu zor durumda bırakacağı için uygun görülmemiştir. Fakat bu kişilerin oruçları bozulmaz. 5-Nafile olarak tutulan orucu özürsüz olarak bozmak mekruhtur ve aynı zamanda yerine kaza orucu tutulması gerekir. Verilen şeyi veya ikramı reddetmemek için nafile orucu bozmak mekruh değildir fakat daha sonra bu oruç kaza edilmelidir.
Oruç tutmaya gücü yetmeyen düşkün ve yaşlı kimseler ile iyileşme ümidi olmayan hastalar, Ramazan ayının her günü için bir fidye verirler. Fidyenin tutarı aynen fitre kadardır. Fidye vereceği yıl, verilen fitre ölçü alınarak verilir. Fidye, fitre verilebilen fakirlere verilmelidir. Herhangi bir hayır gibi kullanılmamalıdır.