Fetva Meclisi
Soru
Hocam kaza orucunu bozmak günah mıdır? Bozulunca hem kazayı hem de bozduğumuzu yani toplam iki gün mü tutmamız gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Ramazan ayı dışında tutulan bütün oruçlar bozulduğunda KAÇ GÜN İSE BOZULAN O GÜN KADAR kaza edilir, ek bir cezası yoktur.
Selamünaleyküm. Kefaret gerekmez ama orucun kazası gerekir. İstiğfar gerekir.
Selamünaleyküm. Aynı orucu tekrar tutmanız yeterlidir.
İlk fırsatta kaç gün tutmadı isen o kadar gün ara ara da olsa tut. Böyle bir hata işlediğin için çok samimi bir tevbe yap. Yeni oruçlarına samimi sarıl, aksatma. Bu kadar. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Ramazan ayı dışındaki oruçlar bozulduğunda oruç gitmiş olur. Onun yerine başka bir gün oruç tutulur. Yapacak bir şey yok.
Yapmaya “niyet etmek” başka şey o işi “yapmayı adamak” başka şeydir. Adak yapmadı ise tutamadığında bir sıkıntı olmaz. Allah kabul buyursun.
ibadet konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir sıkıntı olmasa bile ibadetleri bırakarak kendinize yazık etmişsiniz. Hemen namaz başta olmak üzere ibadete dönün. Dünya sizi bir kere yörüngesine alırsa bir daha kurtulamazsınız, aman dikkat edin. Özel sıkıntınızı da muhakkak bir psikologla görüşün. Geçici bir durum olduğunu zannederiz.
Kurban ibadetinin edasında vekâlet verildiği zaman vakit açısından vekilin bulunduğu yerdeki vakte itibar edilir. Vekilin bulunduğu yerde kurban kesme vakti gelmiş ise kurban kesmesi durumunda kurban sahihtir.
Bizim kanaatimize göre kurbanın fiyatının önceden belli olması gerekmektedir.
Kendisine kurban vacip olan bir mü'min kurbanını evinin bahçesinde kendisi keser, bir mezbahanede kestirir, köyünde keser/kestirir… Bunların hiçbirinde sakınca yoktur. Kurbanını ülkesindeki muhtaçlara ulaştırmak üzere bir vakfa devreder, bunda da hiçbir sakınca yoktur. Yurt dışında bir yere gönderir, kurban açısından bunda da bir sakınca yoktur. Bu seçenekler arasında herkes tercihini kendi şartları ve gözlemleri doğrultusunda yapabilir. Yurt dışında fiyat açısından menfaat olması, muhtaçların oralarda daha yoğun olması gibi etkenler kabul edilebilir. Kurban muhakkak yurt dışındaki kardeşlerimize gönderilmelidir şeklindeki bir anlayış ise doğru değildir hatta yerinde de değildir. Kurban ibadetine sadece yardım konusu gözüyle bakamayız. Bu bir ibadettir. Bir nevi yıllık vergi gibi anlaşılması mübarek bir sünneti zaman içinde eritebilir. Bu bir ibadettir, evlerimizde bu ibadetin yılda bir de olsa izi görülmelidir. Bunu aile bireylerimiz açısından bir eğitim konusu olarak da görmemiz gerekir. Evet, yurt dışına gönderilmesi için acil ve mücbir sebepler oluşabilir ama aynı sebepler ülkemizde de olabilir. Zamanı ve ortamı kollayarak bu konuda karar verilmelidir.
Böyle bir söz espri maksatlı olarak bile söylenemez. Mürşidimiz Peygamber aleyhisselam efendimizdir. Elbette bir âlimin veya salih kimsenin yönlendirmesi her mü'min için faydalıdır ama "kabul olmaz" sözü abartıdır ve kasıttır. Sünnete uygun, bir ilmihal kitabından yararlanarak yaptığınız işler için bunu kimse söyleyemez.
Esas olan kaza namazlarını da kılmak ve sünnetleri ihmal etmemektir. Kazaların çok gecikmesinden korktuğunuz için sünnetlerin yerine kaza kılsanız vebale girmezsiniz. Bunu süreklileştirmeyin ki sünnetleri ihmal üzere kendinizi geliştirmiş olmayın. Allah yardımcınız olsun.