Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir sene önce çalıştığım kurumdan ayrılmak durumunda kaldım ve kıdem tazimatımı vermedikleri için dava açtım. Davam sonuçlanmak üzere, bilirkişi raporuna göre ne kadar alacağımı öğrendim fakat davanın açıldığı tarihten bu yana bir sene geçtiği için 1000 TL kadar faizli olarak bana ödeme yapılacak. Ben bu faizli olan parayı kullanmak istemiyorum, bu parayı maddi durumu kötü olan birine verebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yeğeninize verebilirsiniz.
Faizden tevbe etmiş ve bu günahtan kurtulmak isteyene yardım edilir ve edilmelidir. Yalnız bu konuda tevbe etmemiş kimseye ise mesafeli durmak doğru olandır.
Siz alacağınızı tahsil edin, onu nereden bulacağı sizin meseleniz değildir. Allah yardımcımız olsun.
Bu işlemde bir banka faizi gibi faiz uygulaması olmadığı söylenebilir. Yine de siz, maaşınız olan bölümünü alın, mahkemenin “faiz” olarak verdiği farkı ise alın ama bir fakir akrabanıza/akrabalarınıza verin. Onu kullanmayarak kalbinizin hür olmasını sağlayın.
Faiz öyle bir musibettir ki, o musibete kim nereden ne kadar temas ederse o kadar faiz günahına temas etmiş olur. Bu nedenle faiz kurumunun faizli bir işine direkt destek niteliğindeki bir işi yapmamalısınız. Kendinize helal bir iş bularak oradan ayrılın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ eşinize afiyetler ihsan etsin. Yasal olarak size takdir edilen tazminatı alın. Gecikmeden kaynaklanan faizini ise alın ama bir fakir akrabanıza vererek bütçenize şüpheli para sokmayın.
banka konusundaki diğer fetvalar
Tasadduk ederek o vebalden kurtulmak olmaz. İstiğfar edin ve girip çıkmaya mesafe koyun.
Biz de kullanılabilir biliyoruz ama ayrıntısına vakıf değiliz.
Değerli kardeşim, gerçekten bu kadar büyük bir çaresizlik var mı yoksa bir çaresizlik cümbüşü mü var? Allah’a sığınırız, bu söylenenlerin daha beteri bile olabilir. Afetle, bela ile bir yarış yapılamaz ama şu andaki durum ne yazık ki sadece ocağına ateş düşenlerin feryadı ve bir de omuzlarında halkın sorumluluğu bulunan yöneticilerin sıkıntısı gibi duruyor. Gerçek bir kıtlık hamd olsun yaşamadık. Bu yaşanmaz değildir şüphesiz. Her türlü hamd ederiz Rabbimize. Gidişatımız açısından bakıldığında bu rahatlık ve TV ekranları karşısında seçim sonuçları izlenir gibi koronavirüs sonuçları izleniyor olması kendi başına bir afet gibi duruyor. Kanaatimiz odur ki, hele bizim yaşadığımız topraklarda o şekilde bir açlık ve bitmişlik şu anda yoktur, olmaması için de dualar ederiz. Olmaz değil elbette. Maazallah çok daha beteri de olabilir. O zaman imtihanımız daha da derinleşir. Öyle bir durum olursa, domuzdan bile yenebilir düzeyinde fetvalar bulunur meraklanmaya gerek yok. Allah’a sığınırız.
Zorunluluk olarak önünüzde duruyorsa sürdüreceksiniz, bunda mesele yoktur. Ayrıntısında ise sadece faiz sorunu yoktur, fıkıh açısından helallik konusunda mütereddit olduğumuz bir meseledir BES meselesi.
Öyle bir camiye CAMİ denmesi için şahit gerekir zannederiz ama siz yine de cami düşmanı gibi durmayın karşısında. Ayrıntıyı bilmeyenler için bir cami düşmanlığı, bölücülük zannedilebilir. Orada aktif görev almanız da benimseme niteliğinde olacağı için ortada kalın, zorunlu durumlarda bulunun orada. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Adınızın kâğıt üzerinde de olsa harama alet edilmesine izin vermemelisiniz. İsminizi sildirin. Faiz, bu asrın belasıdır. Hepimizin imtihanı durumundadır. Takatımızın yettiği kadar ondan uzak durmaya çalışacağız.