Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yurt dışında yaşıyorum. Yakınımızdaki bir cami yeni bir cami yapmak üzere faiz ile bir bina satın aldı. Camiyi faizsiz alma imkânları vardı. Cemaatten maddi destekte bulunmak isteyenler oldu ama kabul etmediler. Bu bina dâhilinde bir kahvehane de mevcut ve bu cami bu kahvehaneden kira alıyor. İki binayı ayrı ayrı satın alma imkânları yoktu ve kahvehanenin kira sözleşmesi bitmediği için kapatılamadı. Hocam anlatırken bile durumun çıkmaza gittiğinin farkındayım. Oradakilere bir şeyleri anlatmaya çalışıyoruz ama bizim sözümüz ciddiye alınmıyor. Bu sebepten dolayı size sormak istedik. Bu camiye gidip namaz kılabilir miyiz? Faizli olduğunu bile bile o camiye destek olursak (kermeslere katılmak, üye olmak gibi) günaha girer miyiz? Biz hanımlar olarak oradaki sohbetlerde dinleyici veya eğitimci olarak bulunabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
'Faizle kurulu bir camide namaz olmaz' demeyiz ama 'Müslüman faizle cami yapmaz' deriz. Orada namaz olmayacağını söylemeyin de tepkinizi mü'minlerle aranızda husumet oluşturmayacak bir üslupla belirtin. Zira Avrupa'daki Müslümanların şartları oldukça gergin bulunmaktadır. Aleve benzin akıtmaktan kaçınmalıyız. Allah yardımcınız olsun.
İslam toprağı olmayan yerlerin ahkâmı için farklılıklar olabilir. İnşallah hayırda kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olun.
Size yanlıştasınız diyemem ama bunu huzurunuzun kaybolma nedeni olarak büyütebilirsiniz, dikkat edin. Eşinizle açık bir şekilde konuşun. İçinizdeki huzursuzluğu iletin. Sabırlı olun. Hemen düzelmesini beklemeyin. Bir zaman sonra rahatlayacağınızı göreceksiniz. Özet olarak söylemek istediğim şudur: Karşınıza dini almış duruma düşmemelisiniz. Kadın olarak beklentinizde haklısınız ama o da yanlış bir yerde değil esasen. Bir dengeleme hatası yapmaktadır. Nasihat ve rica ile düzelecektir. Tatlı konuşun. Rica etmesini bilin. Allah yardımcınız olsun.
Bu bakış ve düşünce tarzı doğru değildir. Müslümanların birbirine bakışı hüsnüzan esasına dayanmalıdır. Bir Müslüman’ın aksi bilinmedikçe iyi olduğuna inanmak zorundayız. Bilhassa bidat gibi kişinin imanına zarar verecek kadar hassas bir konuda karar vermek ve verilen kararı uygulamak hatadır, böyle düşünmemelisiniz. Elimizde o kişinin açık bir itirafı veya açık bir uygulaması olmadıkça bir Müslüman için böyle diyemeyiz. Bir başka nokta da bidat tek çeşit değildir. Kişiyi imansız denebilecek bir bataklığa çekebilecek bidat var, o derece olmayan mekruh denebilecek düzeyde bidat var. Üçüncü bir nokta da şudur: Camiler imamların değil Allah’ın evleridir. O iyi bu kötü diye seçmeye kalkarsak tek bir camimiz bile olmayabilir. Kendimizi evliya makamında görüp imamları tenkit ederek bir yere gidemeyiz. Camiye devam edeceğiz. İmamlardaki eksiklikleri birbirimize nasihat mantığı ile gidermeye çalışacağız. Gerekirse resmi makamları yani imamların üstlerini devreye sokacağız ama camiyi terk etmeyeceğiz. Cami üzerinden fitne, fitnelerin en yıkıcısı olabilir maazallah. Şeytana el kaptırmaya karşı dikkatli olalım.
Güzel kardeşim, Maalesef bu konuda Avrupa'daki kardeşlerimiz hassasiyetlerini kaybetmek üzeredirler. İmamlarımızdan sadece birinin bir fetvasını ele alıp Avrupa'da faizin caiz olacağını söylüyorlar. Burada sinsi bir hile var. O hileyi size izah edeyim. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, faizin bir sömürü aracı olduğunu, faizle beraber insanın ezileceğini esas alarak şöyle bir sonuca ulaşmıştır: Faiz, zavallıyı ezdiği için haramdır. Bir Müslüman'ın yaşadığı Darulharbte yani SAVAŞ DURUMUNDA OLDUĞU bir ülkede, kâfiri ezmek için faiz alması caiz olabilir. Mesele budur. Siz orada savaş durumunda mısınız? Madem savaş durumundasınız neden evlerinizde keyif sürüyorsunuz? Akşamları teşkilatta toplanıp haberleri izlemek savaş yapmak mıdır? Ortada bir savaş durumu olmadığı gibi oradaki Müslümanlar, sosyal sistemi ile o ülkeleri benimseyeceklerine dair taahhütlerde de bulunmuşlardır. Sadece para bulmak için dinin bu bölümünü suiistimal etmek çok tehlikelidir. Bir de bunu cami yapmak için kullanmak bilmem ne ile anlatılmalıdır? Dinin Türkiyesi Avrupası m ı olur, din dindir. Siz uzak durun, tartışmayın. Siz de onlar da kalbinize danışın. Gerekeni de yapın. Allah yardımcınız olsun.
Bu zikrettiğiniz sebepler beş dakika daha fazla yürüyeceğiniz camiye gitme nedenidir. Bu da bir bölücülük değildir. Kahve dedikodusu düzeyine taşırsanız bölücülük olur. Namazımız için en iyi zemini bulmak zorundayız.
banka konusundaki diğer fetvalar
Değerli kardeşim, gerçekten bu kadar büyük bir çaresizlik var mı yoksa bir çaresizlik cümbüşü mü var? Allah’a sığınırız, bu söylenenlerin daha beteri bile olabilir. Afetle, bela ile bir yarış yapılamaz ama şu andaki durum ne yazık ki sadece ocağına ateş düşenlerin feryadı ve bir de omuzlarında halkın sorumluluğu bulunan yöneticilerin sıkıntısı gibi duruyor. Gerçek bir kıtlık hamd olsun yaşamadık. Bu yaşanmaz değildir şüphesiz. Her türlü hamd ederiz Rabbimize. Gidişatımız açısından bakıldığında bu rahatlık ve TV ekranları karşısında seçim sonuçları izlenir gibi koronavirüs sonuçları izleniyor olması kendi başına bir afet gibi duruyor. Kanaatimiz odur ki, hele bizim yaşadığımız topraklarda o şekilde bir açlık ve bitmişlik şu anda yoktur, olmaması için de dualar ederiz. Olmaz değil elbette. Maazallah çok daha beteri de olabilir. O zaman imtihanımız daha da derinleşir. Öyle bir durum olursa, domuzdan bile yenebilir düzeyinde fetvalar bulunur meraklanmaya gerek yok. Allah’a sığınırız.
Biz de kullanılabilir biliyoruz ama ayrıntısına vakıf değiliz.
Tasadduk ederek o vebalden kurtulmak olmaz. İstiğfar edin ve girip çıkmaya mesafe koyun.
Paranın faiz olan bölümünü kullanmayarak iyi yapmış olursunuz. Onu ihtiyaç sahibi birine vermeniz doğru olur. Allah yardımcınız olsun.
Zorunluluk olarak önünüzde duruyorsa sürdüreceksiniz, bunda mesele yoktur. Ayrıntısında ise sadece faiz sorunu yoktur, fıkıh açısından helallik konusunda mütereddit olduğumuz bir meseledir BES meselesi.
Adınızın kâğıt üzerinde de olsa harama alet edilmesine izin vermemelisiniz. İsminizi sildirin. Faiz, bu asrın belasıdır. Hepimizin imtihanı durumundadır. Takatımızın yettiği kadar ondan uzak durmaya çalışacağız.