Fetva Meclisi
Soru
Hocam vaktin namazının çıkmasına az bir zaman kaldığı ve benim de gusül almamın gerektiği durumlarda; gusül alırken sabun kullanmıyorum, diretk su ile yıkanıyorum. Saçımda kepek olduğundan sadece su ile yıkanıp başımı kazımadığımda kepekler gitmiyor ve hala başımda derinin üzerini kaplamış bir halde duruyor. Bu durumda gusül tehlikeye giriyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Su bazlı olmayan, suyu boyanın altına geçirmeyen oje, boya vb. gusle engeldir. Küçük de olsa bu tabaka suyu geçirmediği için gusül tam olmamıştır. Dolayısıyla fark ettiğiniz anda tekrar gusül almanız ve fark edip gusül alana kadar kılmış olduğunuz namazlarınızı kaza etmeniz gerekmektedir.
Şafii mezhebine göre guslün farzı üçtür: 1- Niyet. Gusle başlarken niyet etmeniz. 2- İğne ucu kalmayacak şekilde bedenin tamamına suyu ulaştırmak. 3- Bedendeki necaseti gidermek. Bunun dışında guslün yirmi kadar sünneti bulunur. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Şafii ilmihalinden sünnetlerine ve sıralamasına bakabilirsiniz. Bahsettiğiniz iki soruya gelince; - Başınıza su dökmeden önce eliniz ve ayağınız zaten niyetten sonra da ıslandığına göre bir sıkıntı yoktur. - Guslün şampuan ve sabun kullanımıyla bir alakası yoktur. Yukarıdaki üç şart sağladığı sürece gusül olmuştur.
Selamünaleyküm. Diş temizliğinin gusülle ilgisi yoktur. Sabunla yıkanmak da guslün gereklerinden değildir. Vücuttan ayrılan parçalarla ilgili yapılması gereken fıkhî bir işlem yoktur. Allah'a emanet olun.
Evet, abdest ve gusülde suyun yıkanması mecburi olan yere temas etmesi şarttır. Ancak sabun veya şampuan suyun deriye temasına mani bir durum oluşturmamaktadır. Sizin hissettiğiniz şey, sabun veya şampuanın bıraktığı yumuşaklıktır. Kendisi kalmış olsa bile suyu engellemeyeceği için zaten abdestinize ve dolayısıyla namazınıza engel bir durum da yoktur biiznillah.
Üzerinize fiilen necaset bulaşmış olsa bile bu durum, gusülle ilgili değildir. Üzerinizde necaset varken namaz kılmanızda sakınca olur. Gusül yine gusüldür. Gusül esnasında bedeninizi tekrar yıkamış olacağınızdan sıçrayan necasetin bir zararı olmaz.
Selamünaleyküm. Gusül açısından bir sakınca yoktur. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
a- İmzaladığınız anlaşmaya sadık kalmak zorundasınız. Bir önceki işçinin veya mesai arkadaşınızın sizden farklı bir ücret alması gibi dengesizlikler sizin haklı olmanızı gerektirmez. Siz imzanızın esirisiniz. b- Kazançta gizli saklı yapılan işler haramlık sınırındaki işlerdir.
Bir doktor muayenesinden geçmeniz yararlı olacaktır. Daha çok doktorlukla ilgili bir duruma benziyor. Geçmiş olsun.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabından başka sorunsuz bir bağlılık olmaz. Siz büyük ihtimalle bid'atlerin karıştığı bir beraberlik içinde bulunmuşsunuz. Mü'min, kalbinin rahat etmediği yerde duramaz/durmamalıdır. Önemli olan sizin, Allah Teala'nın rızasını yakalamanızdır. Ne tarikat ne de başka bir şey asıl olan değildir. Allah'ın emirlerini yerine getirin, yasaklarından kaçının; Müslümanlık odur. Camiyi terk etmeyin, muhakkak cemaatle namaz kılın. Bir ilmihal dersi izleyin. Ailenize sahip çıkın, çocuklarınızı sokağa terk etmeyin. Evliliğinizin kıymetini bilin. Müminlerin arasında ayrım yapmayın. İman eden herkesi sevin sayın. Kâfirlere direk veya dolaylı bir desteğiniz olmasın. İşte İslam, işte iman!
Bunu tıp uzmanlarıyla görüşmeniz gerekir; onların uygun görmesi halinde dinen bir sakıncası olmaz.
Bereketsiz bir iş yapıyorsunuz. Kökten bırakıp uzak durun. Allah yardımcınız olsun.
Sarık, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem döneminin genel kıyafeti arasında vardır. Dolayısıyla Müslümanlar olarak bizim için en azından bir kültürdür. Ama farz vacip düzeyinde bir emir olarak alınan ibadetlerden biri değildir. Bilhassa namazın gerekleri arasında muteber fıkıh kitaplarında zikredilmemiştir. İmkânı olanın sarık kullanması tavsiye edilebilir. Ama sarığı İslam için yapılacaklar arasında yeterli nihai görev olarak görmek doğru değildir. Önce kafaların içini Sünnet'e göre ayarlamalıyız ardından da dışını. Allah'a emanet olun.