Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi yedi yaşındayım ve öğretmenim. Artık çalışmak istemiyorum ve evlenip yuvamı kurmak istiyorum. Defalarca isteyen oldu ama babam tanımadan bilmeden çok net bir şekilde kestirip attı. Evliliğe sıcak baktığımı ve yuvamı kurmak istediğimi de söyledim ama çok ağır sözler edip tehdit etti. Dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden, bu durumda ne yapmam gerekiyor hocam tavrım ve izlemem gereken yol nasıl olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Hiçbir genç kızı babası veya başka bir insan hatta kanun bile istemediği bir erkekle evlenmeye mecbur edemez. Kız, evlenmek istediği ile evlenir. Dinimiz böyledir. Peygamber aleyhisselamın açık hadisi bu şekilde kural koymuştur. Edebinizi koruyarak “hayır” deyin. Bunu yapmakla asla günah işlemezsiniz, ayıp iş yapmazsınız. Edebinizi, nezaketinizi koruyun, Allah’ın size verdiği hakkı koruyun. Sizin razı olacağınız bir teklif getirirlerse kabul edersiniz. Siz razı olacağınız birini bulursanız onu babanıza arz edersiniz. Şu andaki ağır sözlere takılmayın. Yarın Allah size bir kapı açar merak etmeyin.
Kızım, Senin bu sorunun bizim yardım edebileceğimiz bir sorun değildir. Babanız sizi tehdit ederken veya anneniz baskı yaparken ne akla ne de örfe uygun olanı yapıyor. Dine göre ise zaten asla caiz olmayacak bir tutum içindedirler. Bu nedenle bizim size dinen bağlayıcı bir cevap vermemizin anlamı olmaz. Evet, dinimize göre siz haklısınız. Baba ve annenizin yaptığı zulümdür. Onların zulmüne itaat etmeniz de gerekmez. Tavsiyemiz ise şudur: Önce halanıza yaptığının zulüm olduğunu, evlenmenin ötesinde bir kasıtları olup olmadığını sorun veya bir akrabanız aracılığı ile sordurun. Babanıza tavrınızı açıkça ama nezaketle söyleyin. Gerekirse devlete müracaat ederek kendinizi koruma altına alın. Bir de özellikle şeytanın sizi bir tuzağa düşürmemesi için aman çok dikkat edin. Allah yardımcınız olsun kızım. Biz sana dua ederiz.
Selamünaleyküm. Evlenmesi zorunlu hâle gelen bir erkeğin anne babası kendisine engel çıkarıyorsa itaat etmesi gerekmez. Yeter ki çocuksu bir tutum içinde olmadığından emin olsun, gerekli istişareleri yapmış olsun. Fakat sakın gizli bir yola tevessül etmeyin.
Anlattığın gibi bir durumda baban haksızdır. Böyle bir kararında babana itaat etmen gerekmez. Onu yok kabul etmen de uygun düşmez. Buna göre şöyle bir uygulama yapmanı tavsiye edebiliriz: Yaşadığın yörede kızların evlilik yaşı için normal bir yaşta isen bu işi başlat. Mesela on dokuz yaşı genelde henüz erken gibi görülüyor. Baban bu durumda haklı sayılabilir. Yirmi beş civarı ise baban haksızdır. Evlenmen biyolojik olarak gerekli duruma geldi mi yani artık zihnini ve aklını meşgul ediyor mu? Bu kararı duygusal olarak değil akılla ver. Ailenizden dede ve amca, dayı gibilerle durumu istişare et, onlar sana haklısın kızım diyorlar mı? Tek kalmamaya çalış. Eş adayına babanla sorun yaşanabileceğini bildir. Bunu kaldırıp kaldıramayacağını öğren, seni yolda bırakmasın. Annene ve babana artık evlenmek için yasal haklarını kullanabileceğini açık bir dille söyle. Hiçbir şekilde geri adım atmazlarsa eş adayınla size en yakın müftülüğe git ve nikâh kıydır, evlen. Vebale girmezsin. Bunları yapmaya cesaretin gelmiyorsa, senin evlilik vaktin henüz gelmemiş demektir, biraz daha sabret.
Öncelikle evlilik kararı hem duygusal hem de mantıksal bir süreçtir. Sizi zorlayan unsurları ve ilişkinizin temelini iyi analiz etmek en doğrusudur. Farklı kültürlerden olmak, evlilik için bir engel değildir. Ancak uyum sağlamak için iki tarafın da fedakârlık yapması gerekir. Özellikle sizin kültürel farkları yönetebileceğinize inanmanız daha önemlidir. Bunun için de öncelikle kendinizi tanıyın. Sevgi evlilik için gereklidir ama tek başına yeterli değildir. Gelecekte bir aile kurarken değerlerinizin ve yaşam tarzlarınızın uyumlu olması da önemlidir. Şimdiki anlaşmazlıklar ileride büyüyebilir mi? Bu noktada açık ve net konuşmalar yapmanız gerekir. Kararınızda etkili olması açısından istihare namazı kılabilir ve Rabbimize danışabilirsiniz. Aile büyükleri ve güvendiğiniz hocalarla istişare edebilirsiniz. Allah en doğru kararı almayı nasip etsin.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.