Fetva Meclisi
Soru
Hocam, annem yıllardır kayınbabasıyla (yani dedemle) geçinemiyor. Aynı bahçede yaşıyoruz, ayrı evlerdeyiz ama çok yakınız. Dedemin birçok ihtiyacı var ve biz mecburen karşılamaya çalışıyoruz. Fakat buna rağmen bizden razı değil. Dedem İslam’ın gereklerinden uzak bir hayat yaşıyor, namaz kılmaz, oruç tutmaz. Sürekli bize beddua eder, küfür eder. Özellikle babama bizi şikâyet ederek evde huzursuzluk çıksın diye çabalar. Bu durum annemi çok yıpratıyor. Annem sabırsız biri ve onunla sık sık ağız dalaşına giriyor, zaman zaman çok ağır sözler söylüyor. Biz ne kadar susturmaya çalışsak da bazen mümkün olmuyor. Dedem anneme hakaret ettiğinde biz de dayanamıyoruz, karşılık veriyoruz. Bu durum beni çok üzüyor ve korkuyorum. Acaba bu şekilde davranmakla günaha mı giriyoruz? Biz ne yapmalıyız, nasıl bir yol izlemeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
İkisinin arasındaki sorunlara sakın siz girmeyin. Onlar kendi kazançları ve zararları için çalışıyorlar. Kimin haklı kimin de haksız olduğunu Allah Teâlâ belirleyecek, hükmü o verecektir. Siz insanlığınızı yapın. Elinize düşerse insanca ve mü'mince davranın. Zulmetmeye kalkarsa zulmüne izin vermeyin. Elinizi koruyun. Dilinizi koruyun. Sabredin, seviye kaybetmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.
Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.
Anneniz yaşlılık ve sağlık durumundan dolayı bir desteğe ihtiyaç duyuyorsa, bu durumda onun ihtiyaçlarını karşılamak sizin bir evlat olarak en temel görevlerinizdendir. Annenize bakmanız ve ihtiyaçlarını karşılamanız dinen önceliklidir. Eğer anneniz yalnız kalacak ve mağdur olacaksa, onunla ilgilenmeniz vacip olur. Eşinizin, ayrı bir yaşam alanı istemesi ve aynı binada yaşamayı tercih etmemesi bir tercih meselesidir. Bu tercih, dini bir zorunluluk olmamakla birlikte, onun kişisel rahatlığı ve evliliğinizin huzuru açısından dikkate alınmalıdır. Aynı binada yaşama konusundaki endişeleri, sınırların bulanıklaşabileceği ya da kendi özel alanını koruyamama hissiyle ilgili olabilir. Bu, çözülmesi mümkün bir meseledir. Eşinizin de rahat edebileceği bir düzen kurmak, evliliğinizin huzuru için gereklidir. Aynı apartmanda yaşamak istememesi, onun annelik gibi ağır bir sorumluluğa hazır olmadığı ya da kendi düzenini korumak istediği anlamına gelebilir. Bu durumda hem annenizin hem de eş adayınızın ihtiyaçlarını gözeterek bir denge kurmanız gereklidir. Bu sorunu çözmeden de kervan yolda düzülür mantığıyla evlenmenizi tavsiye etmem.
Babanın durumu ne kadar kötü olursa olsun neticede o senin babandır. Onun için hayır dua etmen uygun olur. Islah olması ve zulümden geri durması için dua etmelisin. Sürekli dua et. Onun kalbinin yumuşaması için ona iyi davranan bir evlat olmaya çalış. Zulmüne razı olma ama umutsuz da kalma. İyileşip yuvasına dönmesi sizin için daha hayırlıdır, onu kazanmaya bakın.
İletişiminizde bazı olmaması gereken şeyler var gibi görünüyor. Bunların sağlıklı bir şekilde izale edilmesi ve düzeltilmesi için bir müdahale gerekiyor. Fakat bu müdahale tabii ki bir yandan da riskli olabilir çünkü duygusal çıkışlar daha da yanlış anlaşılabilir. Bu sebeple bir uzmana gitmenizi, bir aile danışmanıyla veya psikologla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu süreçte birbirinize şikâyetlerinizi ve taleplerinizi daima tatlı ve yumuşak bir dille ifade etmeye çalışın. İnşaallah daha iyi olur. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.