İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam “Tevbe Hastanesi” serinizi izlerken size yazmak istedim. Ben yirmi altı yaşındayım. Beklediğim biri vardı, Allah ondan razı olsun haram olduğu için bazı zamanlar iki yıl dahi görmediğim oldu. Konuştuk ve evlilik için adım atmaya karar verdik. Ailesine söyledi, ailesi de haber gönderdi tanışmaya gelmek için fakat babam izin vermiyor. Benden büyük ablam var ve evlenmeyi düşünmüyor. O evlenmeden küçüğü vermem diyor ve dinde böyle bir şey yok diyor. Yanlış yaptığını anneme söylüyorum fakat babam kimseyi dinlemiyor ve inat etmiş durumda. Ailem de konuşmaya çekiniyor babamdan alacakları tepkiden dolayı. Benim ne yapmam lazım hocam, dinlemiyor ama ben de harama düşmekten korkuyorum. Allah sizden razı olsun, Rabbim ömrünüzü bereketli etsin. Dualarımız sizinle.

Cevap

Anlattığın gibi bir durumda baban haksızdır. Böyle bir kararında babana itaat etmen gerekmez. Onu yok kabul etmen de uygun düşmez. Buna göre şöyle bir uygulama yapmanı tavsiye edebiliriz: Yaşadığın yörede kızların evlilik yaşı için normal bir yaşta isen bu işi başlat. Mesela on dokuz yaşı genelde henüz erken gibi görülüyor. Baban bu durumda haklı sayılabilir. Yirmi beş civarı ise baban haksızdır. Evlenmen biyolojik olarak gerekli duruma geldi mi yani artık zihnini ve aklını meşgul ediyor mu? Bu kararı duygusal olarak değil akılla ver. Ailenizden dede ve amca, dayı gibilerle durumu istişare et, onlar sana haklısın kızım diyorlar mı? Tek kalmamaya çalış. Eş adayına babanla sorun yaşanabileceğini bildir. Bunu kaldırıp kaldıramayacağını öğren, seni yolda bırakmasın. Annene ve babana artık evlenmek için yasal haklarını kullanabileceğini açık bir dille söyle. Hiçbir şekilde geri adım atmazlarsa eş adayınla size en yakın müftülüğe git ve nikâh kıydır, evlen. Vebale girmezsin. Bunları yapmaya cesaretin gelmiyorsa, senin evlilik vaktin henüz gelmemiş demektir, biraz daha sabret.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.

Hocam, kısaca anlatayım; Biz dindar insanlar olmaya çalışıyoruz. Annem babam ayr
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nişan ve benzeri özeline ait şeyleri söylemen gerekmez. Huzur içinde görüşebilirsin. Allah saadetini daim kılsın. Yalnız anne ve baba bildiğin kimselerin asıl anne ve baban olmadığını muhakkak söylemelisin. Çünkü mevcut kişiler seninle evlenecek kişinin kayınpederi ve kaynanası hiçbir zaman olamayacaklar. Dolayısıyla onlarla eşin arasında mahremiyet sıkıntısı olacak. Bunu bilip kabul eden biri ile evlenmelisin. Böyle bir bilgiyi eş adayına söyledikten sonra o da bunu kabul etti ise evlenmen açısından hiçbir mani kalmamış demektir, huzur içinde olabilirsin.

Hocam, ben yirmi bir yaşında ve ilim talebesi olan hafız bir kızınızım. Ben on s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.

Selamünaleyküm. Muhterem hocam Allah sizden razı olsun sizi Allah için seviyoruz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle geçmiş hatalarınız için tövbe edip helal dairede yaşama hedefiniz ve gayretiniz takdire şayandır. Haramdan uzak durma hassasiyetinizi hayatınız boyunca sürdürmeniz nasip olsun inşallah. Evlenme konusunda yaşanılan sıkıntı mevcut zamanımızın imtihanlarından biridir. Fakat son nefese kadar elimizden geleni yaparak gayret etmeye mecburuz. Evlilik elbette kişinin hem dünyası için hem de ahireti için önemli bir adımdır. Bu yolda en büyük azıklardan biri sabırlı olmaktır. Sabırla yol alıp Rabbimize kalbinizdekileri dökebilir, uygun bir eş için bolca dua edebilirsiniz. Henüz vakti gelmediği için uygun bir eş adayı ile karşılaşmamışsınızdır. Kadere teslim olun ve asla umutsuz olmayın. Her şeyin bir vakti vardır. Unutmayasınız ki Allah her dilediğini dilediği gibi ve dilediği zamanda yapar. Bu süreçte ailenize karşı her şeye rağmen nazik davranmayı ihmal etmeyesiniz. Onların da bol dualarını almaya çalışmanız sizin için kazançlı olandır. Her önünüze çıkan kişiye evet demeniz elbette akılsızlık ve kendinizi bile bile tehlikeye atmak olur. Siz kriterlerinizi belirleyin ve bu kriterlerden taviz vermeyecekleriniz olsun. Bununla birlikte esnetebileceklerinizi de belirleyin. Evliliğin ertelenmesi kişiyi zinaya sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaksa böyle bir durumda olan bir mü’min evlenmek için aradığı kriterleri esnetmeli ve evliliği geciktirmemelidir. Rabbimizin razı olacağı adımlar atmanız nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, ben bu zamana kadar maalesef haram ilişkilere girdim. Ancak hepsi için pi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, Senin bu sorunun bizim yardım edebileceğimiz bir sorun değildir. Babanız sizi tehdit ederken veya anneniz baskı yaparken ne akla ne de örfe uygun olanı yapıyor. Dine göre ise zaten asla caiz olmayacak bir tutum içindedirler. Bu nedenle bizim size dinen bağlayıcı bir cevap vermemizin anlamı olmaz. Evet, dinimize göre siz haklısınız. Baba ve annenizin yaptığı zulümdür. Onların zulmüne itaat etmeniz de gerekmez. Tavsiyemiz ise şudur: Önce halanıza yaptığının zulüm olduğunu, evlenmenin ötesinde bir kasıtları olup olmadığını sorun veya bir akrabanız aracılığı ile sordurun. Babanıza tavrınızı açıkça ama nezaketle söyleyin. Gerekirse devlete müracaat ederek kendinizi koruma altına alın. Bir de özellikle şeytanın sizi bir tuzağa düşürmemesi için aman çok dikkat edin. Allah yardımcınız olsun kızım. Biz sana dua ederiz.

Hocam ben on sekiz yaşındayım ve üniversite öğrencisiyim. Bundan beş ay önce hal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

a- Kadere iman ettiğimizi unutmayalım. Cennete, cehenneme iman ettiğimiz gibi kadere de iman ediyoruz. Kader şu demektir: Rabbimiz, biz yaratılmadan önce bize ait her şeyi yazmıştır, yazdığı da gerçekleşecektir. O'nun yazısını bozacak bir güç yoktur. Eğer Allah size bir evlilik yazdı ise muhakkak o yazdığı vakitte evleneceksiniz. Yazmadı ise de kesinlikle evlenemezsiniz. Sudan bahanelerle, her tuttuğunuz elinizde kalır, bir türlü düzelmeyen terslikler hiç eksik olmaz. b- Ne evlenmek kurtuluştur ne de bekâr kalmak helâk olmaktır. Herkes imtihan halindedir. Hangi halin kıymetini bilip imtihanı kazanabilirsek bizim için hayırlı olan odur. c- İnsan olarak biz, üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya mecburuz. Evlenmemiz gerekiyorsa evlilik yollarını kullanırız. Hasta olursak tedavi sürecini işletiriz. Sonra da kendimizi Rabbimizin koruması altında huzur içinde hissederiz. d- Şüphesiz evlilik, bedenlerin birleşmesinin adıdır. Eşler kesinlikle körü körüne evlenmemelidirler. Beyinlerinin ve gözlerinin doyduğu bir evlilik daha doğru olandır. Sizin, evleneceğiniz eş adayında güzellikten vesaireye kadar bazı şartlar aramanız pek tabiidir. Şu kadar ki, yeri geldiğinde aradığınız şartlar arasında öncelikli ve vazgeçilmez gibi bir düzenleme yapmalısınız. Mesela yaşınız ilerlediğine göre dün aradığınız şartlardan bazılarını hafifletebilirsiniz. e- Kesinlikle kendinizi güzellik ve çekicilik bakımından helallik sınırları içinde bakımlı tutmalısınız. Siz, bazı şartlar aradığınız gibi erkeklerin de aradığı şartlar vardır ve bu şartların önemli bir bölümü sizin elinizle sunulabileceklerdir. Allah'a tevekkül edin, çok dua edin, sabredin; son gülen iyi güler bunu unutmayın.

Hocam, ben 29 yaşında bir bayanım. Evlilik konusunda karar veremiyorum, talibim

abla konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.

Hocam ben yirmi sekiz yaşında bir hanımım ve evli değilim. Allah'a şükür annem b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kayıp geri gelmediği sürece aynen devam edebilen, zaman zaman köpüren duygularla bizi zorlayan durumlar yaşanabilir. Devamlı yokluk ve buhran olmayacak tabi ki lakin zaman zaman bu duygularla yüzleşiriz. Kimi kaybedersek kaybedelim hayatımız hiçbir zaman o varken gibi olmayacak ve bizler de hiçbir zaman kayıptan önceki biz olmayacağız. Bunun tamamı bir süreçtir. Tam bu sürecin içinden geçerken böyle hissetmeniz çok normal. Hele ki bazı yaslar toplumun onaylamadığı, yaşanmasına izin verilmediği yaslardır. Ablanızın yası sizi rahatsız ettiği için hemen kapatmak ve geçmek istemiş olabilir misiniz bir bakın. Hâl böyleyse, ablanızın hatalarına rağmen onun anısına ve yasına sahip çıkın. Onun kaybından önceki yaptıkları ve kayıp şekli yaralayıcı olsa da bununla yüzleşip tüm zorlayıcı duygulara rağmen kabul etmek daha rahatlatıcı olur. Bazen onun ölümüyle birlikte onunla ilgili hayallerimizi, umutlarımızı da kaybetmiş oluyoruz. Anneniz ve siz birlikte bu umutları kaybetmiş olmanın da yasını yaşayabilirsiniz, bunlar da çok normal. Ablan sadece son süreçte yaptıklarından ibaret olmamalı, onunla yaşadığınız uzun ve anlamlı geçmişinize bakın ve onun değerli olan yönleriyle birlikte hatırlamaya çalışın. İnşaallah sizin dualarınız, niyetleriniz ve yaptıklarınız vesilesiyle Rabbim size ve ablanıza merhamet eder ve sizi güzel rızıklarla rızıklandırır. Tüm bunlardan sonra onlarca kez hayatınızı baştan sarmaya, düşünmeye, zor taraflarınızın üstesinden nasıl gelebileceğinize dair yüzleşme yaşamanız sizin inşaallah hayrınıza olan durumlar olacaktır. Tam burada uzun uzun secdeyi, düzenli zikirlerinizi devam ettirmeye çalışın. Eğer yoksa kendinize hayırlı uğraşlar edinebilirsiniz. Muhtemeldir ki kısa bir ömrümüz var, hem ömrümüz ne kadar uzun olursa olsun gittikçe yavaşladığımız, yeteneklerimizin azaldığı daha az işlevsel olduğumuz zamanlara doğru gideceğiz. Ne kadar zorlarsak zorlayalım Allah'ın bize emanet verdiği bu beden yaşlanacak. Hâl böyleyken merkezinize çoğunlukla kayıplarınızı, sizi aşağı çeken duygularınızı almak yerine, onları hayatınıza uyarlayıp devam edebilmek, değerlerinize, niyet ve çabalarınıza göre uzun vadede size iyi gelecek işlerde bulunmayı önceleyebilirsiniz. İmanınız, inancınız sizi korur elbette. İman diyabetten de korur normalde. Müslümanlığım bana ölçülü olmayı, az yemeyi de hatırlatır. Buna rağmen diyabet hastası olabiliriz. Aynı iman bizi öfkeden koruyacak yolları gösterir, öğütlerde bulunur. Ama öfkem beni zorlayacak duruma geldiyse imanımla alakalı bir eksiklik var demek değildir. İnancımız bize problemden kaçmayı değil, problemle nasıl yaşayacağımızı, ehline danışmayı, şifa için yardım almayı da öğütler. Bu nedenle kardeşim, önce kendi iyiliğin için ihtiyaç alanlarını belirleyip ona göre yaşamaya niyet edebilirsin. Rabbim yardımcınız olsun, şifa her neredeyse size yaklaştırsın, en güzel şekilde hayırlı kapılar açsın.

Hocam benim benden bir yaş büyük ablam kayboldu. Sonra örgüte katıldığını, orada
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anne ve babanıza siz olabildiğince iyi davranın. Onların gönüllerini yatıştırın. Onlara daima moral ve umut verin. Onları kıracak üzecek bir şeyi asla yapmayın. Ablanızla münakaşaya girmekten sakının. Siz doğru bir hayat çizgisini koyup ona odaklanın. Ona şu halde yapabileceğiniz en iyi yardım, sessiz ama güçlü bir örnek olmaktır. Yapabilirseniz onu salih insanlarla tanıştırıp arkadaşlık kurmalarını ve kendisine örnek alabileceği kişileri örnek alıp kendine dair düzelmelere teşvik olmasını sağlamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam benim yirmi sekiz yaşında bir ablam var. Ben okuyacağım diyerek evlenmeyi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah'tan size yardım ve afiyet dileriz. Allah içinde bulunduğunuz bu durumu en hayırlı ve kolay bir şekilde sonuçlandırsın ve sizleri razı olduğunuz bir nihayete çıkarsın. Sorduğunuz soru çok ileri boyutlu bir aile sorusu olduğu için sizin yakınınızdaki bir Müftülüğe, Aile İrşad Bürosuna gitmenizi tavsiye ederiz. Allah'a emanet olun.

Hocam benim ablam ve eşim telefonda uygunsuz konuşmalar yapıp gece yarılarına ka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sılayırahim, kendisine sıla yapılanın cevabı veya ödülü için değildir. Bilakis Allah'ın sevabına ermek içindir. Böyle bakın ve kovulmadıkça ya da bir harama sebep olunmadıkça sevabın peşinden gidin; her bayram ve her gerektiğinde gidin.

Hocam bayramda devamlı ziyaret edilen bir abla gittiğinde hoş geldin bile demiyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anlattığın tablo ne yazık ki aile içinde zaman zaman yaşanabiliyor. Kardeşler arasında kıskançlık, haksızlık ve fitne şeytanın en çok sevdiği şeydir. Sen Allah’a şükrediyorsun, maddi durumun iyi, rızkın bol. Bu bile başlı başına bir imtihan. Ama bu nimeti kıskanıp seni kötüleyen bir ablanın olması seni yıpratmış ve kalbini kırmış. Onun söylediği “Allah parayı kime veriyor, bilmiyor mu?” gibi sözler sadece seni değil, doğrudan Allah’ın takdirini sorgulayan cümlelerdir. Bu büyük bir hatadır. Ama sen onun bu sözünü tekrar ederek değil, Allah’a havale ederek davranmalısın. Bazen insanlar sen ne kadar iyi olursan ol, seni kötü görmekte ısrar ederler. İşte böyle durumlarda sınır koymak bir küslük değildir, bir korunma refleksidir. Dinen de eğer zulüm ve sürekli psikolojik baskı varsa görüşmemek veya mesafe koymak caizdir. Bu, akrabalık bağlarını kesmek değil; kendini, aileni ve ruh sağlığını korumaktır. Çünkü senin bu yorgunluğun artık sabrın ötesine geçmiş görünüyor. Bu yüzden görüşmemen, konuşmaman bir vebal oluşturmaz. Ama kalbinde kin ve nefret biriktirmemeye gayret et. Çarşaf giymesi onu Allah’a daha yakın biri yapmaz eğer kalbi bozuksa. Dış görünüş önemlidir ama asıl olan iç dünyamızdır. Sen onun hakkında kötü düşünmek istemesen de kalbin kırılmış, çok normal. Ama bir nasihat olarak söyleyeyim: Bu kırıklığı kinle değil, dua ile tamir etmeye çalış. “Allah’ım onun şerrinden beni muhafaza et, kalbimi karartma, sabrımı çoğalt, ona da doğru yolu göster.” diye dua et. Sabreden, dilini tutan ve iffetli bir şekilde uzak duran kişiyi Allah hem bu dünyada korur, hem de ahirette mazlum olarak yüceltir.

Hocam Rabbime sonsuz şükürler olsun, ne kadar şükretsem azdır. Maddi durumum çok

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.