Fetva Meclisi
Soru
Köpeğin tüyü eline değen birinin abdesti bozulur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Köpeğin salyası veya derisi abdest bozmaz. Necis olduğu için onun değdiği yer temizlenmeden namaz kılmak caiz olmaz. Namaz kılmaya engel olması ile abdesti bozması farklı şeylerdir.
Bunu abdest bozmak olarak değil de o temastan sonra namaz kılmak olarak anlamalıyız. Köpek necistir. Salyası da necistir. El veya elbisede avuç içi kadar bir yeri salyası kirletti ise yıkamadan namaz kılmamak gerekiyor. Mesele budur.
Selamünaleyküm. Çocuğun bezini değiştirmek ve avretine tutmak abdesti bozmaz.
Köpeğin salyası necis (pis) kabul edilir. Ancak kuru tüyü kendi başına necis değildir. Elbise çamaşır makinesine atılıp deterjanla yıkandıktan sonra bazı tüylerin kumaşa yapışıp kalması, temizlik açısından bir sorun teşkil etmez. Çünkü burada mesele artık necaset değil, görüntü temizliğidir.
Selamünaleyküm. Pisliğe dokunmak abdesti bozmaz. El kirlenirse namaz kılmaya mani olur, yıkanınca o da sorun olmaz.
Köpeğin salyasının bulaştığı yeri sadece yıkamanız yeterlidir.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Doktorun makattan yapacağı muayene nedeniyle gusül almak gerekmez. Giren şey büyük ihtimalle ıslak çıkacağı için abdest almak gerekir.
Güneşte ısınan suyu kullanmama nedeni sağlıkla alakalı bir durumdur. Eğer belirttiğiniz sistemle ısınan su sağlık açısından sakıncalı ise onu da kullanmayız.
Allah Teâlâ bizi Cumamıza ve sıhhatimize kavuştursun. Ne büyük bir acı oldu bizim için; asırlar sonra Cuma bütün dünya toprağından geçici de olsa gözümüze baka baka kalktı. İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn. Siz, pek güzel bir iş yapıyormuşsunuz. Cumaya hazırlıklı olmak mühim bir sünnettir. Sanki Cuma namazına gidecekmiş gibi yapmaya devam edin. Sakın ara vermeyin. Zira bir mü'min bir ibadeti sürekli yaparken başa gelen bir beladan dolayı onu yapamaz ise melekler sanki yapıyormuş gibi onu yazmaya devam ederler. Hadiste böyle bir müjde vardır. Siz devam edin, melekler sizi camide hutbe dinlerken, Cuma günüdür diye zikir yaparken yazsınlar, böylesi güzel değil mi?
Evet, dünya, ahirete doğru yaklaştıkça insanın elindeki nimetler de çoğaldı ve garipleşti. İki asır öncesinden biri dirilip dünyayı seyretse burası neresidir diye şaşırabileceği kadar farklı bir zamana geldik. Allah Teâlâ hepimizi sabit iman ve sarsılmaz kalp sahibi yapsın. Teknolojinin getirdikleri arasında cep telefonları, yoğun alaka ve kullanım bakımından ilk sırayı almaktadır, bilim adamından okuma yazması olmayana kadar herkese hitap edebilmektedir. Telefon ekranları ve bilgisayarlar üzerinde Kur'an’ımızın yüklenmesi ve kullanılmasının faydaları ve sakıncaları olabileceğini not ederek, abdestsiz bir şekilde Kur'an yüklü bir cep telefonuna temas edilip edilemeyeceği konusunda ulemanın çalışmalarını özetlemeden önce şunu tespit etmeliyiz: Henüz on yılını yeni doldurmuş böyle bir gelişme için ulemanın hassas incelemelerinin devam ediyor olacağını bilmeliyiz. Bir başka önemli çizgi de şudur: Sonuç ne olursa olsun bizim Kur'an’ımıza hürmet olacak tavrı tercih etmemiz takvaya uygun olandır. Bu da ne olursa olsun abdestli tutmanın mantıklı olması anlamına gelir. Bir fıkıh hükmü olarak ise meseleyi farklı inceleyebiliriz. Bu konuda âlimler farklı görüşler belirtmişlerdir: Kur'an yüklenen cihazlar MUSHAF SAYILMAZ. Mushaf’ı abdestsiz tutulmayacağı kuralı bunlar için geçerli değildir. Mushaf’ta görülen yazı ve elle tutulur, gözle görülür nesne bunlarda yoktur. Bu konuda cihaz kapalı ve içinde Kur'an yüklü ya da açılmış ekrana taşınmış Kur'an olma/olmama durumu aynıdır. Buna göre bu cihazla tuvalete girmenin de sakıncası yoktur. Kur'an yüklenmiş cihaz, o hâliyle Mushaf gibi hürmet görmesi gerekmez. Açılıp Kur'an ekrana taşındığında görünen Kur'an kelimeleri abdestli tutulmalıdır. Bu cihazdaki Kur’an, Mushaf’ın konduğu bir koliye benzemektedir. İçinde Mushaf bulunan bir koliyi abdestsiz taşıyabildiğimiz gibi bunda da tutulur. İçinde her şey var, bunlardan biri de Mushaf’tır/Kur'an’dır. Kur'an yüklenmiş bir bilgisayar veya telefon kapalıyken abdestsiz tutulabilir. Kur'an ekrana taşındığında ise cihaz abdestsiz tutulmamalıdır. Sadece Kur'an için üretilmiş ve içinde Kur'an’dan başka bir şey bulunmayan cihazlara ise Mushaf gibi muamele edilmelidir. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda gelinen nokta budur. Şüphesiz âlimler incelemeye ve görüşlerini tartışmaya devam edeceklerdir. Mü'minlere düşen, olabildiğince en takvalı görüşle amel etmeleridir.
Allah Teâlâ insanı ona kulluk etsin diye yarattı. Kulluk için de hayatını nasıl yaşaması gerektiğini öğretecek peygamberler gönderdi, kitaplar indirdi. Şu pencereden bakıldığında insanın her eylemi, her sözü muhakkak onu “kazandıran veya kaybettiren” bir nitelik taşımaktadır. Başka bir ifade ile insanın kâr veya zarar etmeyeceği hiçbir işi yoktur. TEYAMÜN bu çerçevede insanın emek ilavesi yapmadan kazancını artırmaya yönelik işleri arasındadır. Sözlük anlamı olarak bir işi sağdan başlamak, sağ ile yapmak olan teyamün, temiz, hayırlı ve mübarek olan işleri sağ ile ve sağdan yapmaya verilen bir isimdir. Böyle bir sünnet vardır. Ashab-ı Kiramdan nakledilenlere bakıldığında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin böyle bir sünnet gözettiği ve ona yönlendirdiği görülmektedir. Örnek olarak camiye girerken sağ ayakla girilir çıkarken de sol ayakla çıkılır. Tuvalete girerken ise sol ayakla girilir ve sağ ayakla çıkılır. Böyle bir uygulama sünnettir. Sağ ile yapılması sünnet işlere örnek olarak şunları zikredebiliriz: Abdestte yıkamaya sağ taraftan başlanması, elbise giyerken önce sağ tarafı giymek, Burun temizliği için su kullanırken sağ eli, temizlerken sol eli kullanmak, Ayakkabı ve benzeri şeyleri giyerken önce sağı giymek çıkarırken de önce solu çıkarmak, Bir kişi imamın arkasında saf tutarken imamın sağında saf tutmak, Namazda el bağlarken sağ eli sol elin üstüne koymak, Cami, ev, medrese gibi mübarek kabul edilen yerlere sağ ayakla girip sol ayakla çıkmak, Tuvalet ve benzeri yerlere de sol ayakla girip sağ ayakla çıkmak, Tırnak temizliğine önce sağ elden ve sağ parmaktan başlamak, İçecek dağıtılırken bir mecliste önce sağ taraftakinden başlamak sünnettir. Bu tür sünnetlerin terki ise mekruh kabul edilmiştir.
Evet, abdest ve gusülde suyun yıkanması mecburi olan yere temas etmesi şarttır. Ancak sabun veya şampuan suyun deriye temasına mani bir durum oluşturmamaktadır. Sizin hissettiğiniz şey, sabun veya şampuanın bıraktığı yumuşaklıktır. Kendisi kalmış olsa bile suyu engellemeyeceği için zaten abdestinize ve dolayısıyla namazınıza engel bir durum da yoktur biiznillah.