Fetva Meclisi
Soru
Hocam, kötü ve çirkin işlere karşı bela ve lanet okuma alışkanlığı var bende. Bundan dolayı eşim beni kınıyor. Doğrusu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Açılan her sır, büyüyen bir sorun ve zorlaşan çözüm demektir. Anlatmamayı tercih edin. Zorunlu bir durum olursa o zorunluluk kadarını anlatırsınız.
- Bu durumu ailen gündeme getirsin. - Asla eşine tepki gösterme, haklı iken haksız olursun. - Karşılığını Allah'tan beklesen ve onları duymasan daha iyi olurdu ama madem doldun, baban veya başka biri devreye girsin. - Boşanmak senin aleyhine olur. Boşandıktan sonra kendi kendini yiyebilirsin.
Kıymetli kardeşim, kesinlikle haklısın ki bu hoş bir davranış değil. Ama buraya gelene kadar öncesinde dikkat etmemiz gereken, tesis etmemiz gereken başka şeyler var ki anlayalım. Bu sadece kötü bir alışkanlık mı yoksa istenmedik başka durumların bir sonucu mu? Bunun için de kocan ile aranı iyi tutmak için elinden geleni yapmanı tavsiye ederiz. Onunla konuş. Kendisini daha mutlu, daha huzurlu, daha doymuş hissetmek için neye ihtiyacı var. Buna göre elinden geldiğince bir plan oluştur. Eğer ki evinizde genel anlamda sevgiyi, saygıyı yakalamışsanız, bu tür şeyleri arada bir çıkan pürüzlerden görüp ilişkinizi yıpratmadan ve sabırla düzeltmeye çalışmaya devam edin. İlla ki bir şeylerden imtihan olacağınızı, bu olmasa başka bir imtihan olacağını hatırlayarak bu imtihandan olabildiğince güzel şekilde çıkmaya çalışın. Yok, eğer huzur, sevgi ve saygı genel anlamda yoksa öyleyse bunun nedenleri ve yapılması gerekenleri hakkında akıl yürütüp çözümler aramak icap eder. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Şimdi ne neden oldu yerine, oturup istiğfar etsin, iman tazelesin, iyi işler yapmaya çalışsın. İbadetlerini ikmal etsin. Dünyasını yaktı bari ahiretini kurtarsın.
Sabretmesi ve ricasına devam etmesi daha doğru olur. Dilini tatlı, elini narin tutarsa başarır biiznillah. Sırf bu nedenle gerçekleşecek bir boşamanın içini dolduramayabilir.
Selamünaleyküm. Kendine bak: evlenmek ihtiyacı hissediyor musun? Mesela, karşı cins dikkatini çekiyor mu? Eğer çekiyorsa baban doğru söylüyor, hemen evlen. Değilse oku. Bu durum böyle olduğunda hemen evlenirsin.
bela konusundaki diğer fetvalar
Terör zanlısı insanlara muamelemizle, ‘terör zanlılarını haklı bulan’ insanlara muamelemiz aynı olmamalıdır. ‘Hatalı düşünen kardeşlerimiz’ olarak görmek zorundayız o insanları. Böylesi mevcut yarayı biraz daha derinleştirmeye karşı güzel bir tedbir olur. Aksi takdirde var olan yara daha da derinleşir.
Sadaka bir ibadettir. İbadetler belaları, sıkıntıları def etmek için yapılacak meşru işlerdendir. Bu maksatla vereceğiniz sadaka biiznillah sizin için hayır getirir.
Gitgide çoğalan musibetlerin hepimizi Allah’a ve dinini yaşamaya sevk etmesi gerekirken ne yazık ki öyle olmuyor. İnsanlar birer ders olan belalardan başka mecralara kayabilmektedirler. Bu mecralardan bazılarını şöyle özetleyebiliriz: - İnsanlardaki Allah’a ve onun kaderine iman sarsılmıştır. Tam aksi bir sonuç olması gerekirken ne yazık ki belki de Müslüman olduğunu söyleyenler bile kaderi ve imanı sorgulayabilmektedirler. Elbette bu noktada din adına görev yapanların yani hocaların bu kaymayı önceden keşfedememiş ve ikna edici çareler üretememiş olmaları sorunun büyüme nedeni olmuştur. - İnsanların rızık ve gelecek endişesi artmıştır. Bu endişede dinin kurtarıcı ve huzur verici boyutu da gitgide küçülmüştür. - Musibetler ve sıkıntılar anında dinin ölçüleri ve ibadetler gevşetiliyor. Hâlbuki daha fazla ibadet, daha fazla dine sarılmak gerekirdi. - Kâfirlerdeki imkânlara özenti artmakta ve onlardaki imkânlar uğruna en mukaddes bilinenlerden bile feragat göze alınabilmektedir. Kötü akıbetten Allah’a sığınırız.
Haklısınız, her geçen gün kıyamete biraz daha yakın noktaya gidiyoruz. Bugün düne göre kıyamete yirmi dört saat daha yakınız. Bu da imtihanın daha ağırlaşması, sıkıntının daha yoğun olması demektir. Bir yandan dertler artarken öte yandan ecir kazanma umudumuzun da arttığını bilmeliyiz. Her geçen gün: - Garipliğimiz biraz daha artacaktır, artan garipliğimiz de müjdeli olmamızı beraberinde getirecektir biiznillah. - İman esaslarımız bile tartışma konusu olacaktır, her şeyin tartışıldığı hiçbir mukaddesin dokunulmaz olmadığı bir döneme gidilmektedir. - En büyük haramlar bile sıradanlaşmaya başlamış, adeta herkes yaptığının mazeretini de uydurmuş olmaktadır. - Dünyanın cazibesi artmaya devam edecek, dünya ebedi ahiret fani gibi tavırlarla insanlar yaşayacaklardır. - Müslümanların aralarındaki ihtilaflar her gün biraz daha artacak, herkes kendi ekseninde bir Müslümanlık ister olacaktır. - İlim Allah’a yaklaştırması gereken bir vesile iken sapma nedeni olacaktır, insanlar öğrendikçe Allah’a değil şeytana yaklaşacaklardır. - Ölümler ve belalar gözle görülür bir şekilde artacaktır ama ibret alma yönünden hiçbir bela yokmuş gibi herkes bildiğini yapmaya devam edecektir. Allah Teâlâ basiretli olmayı hepimize nasip etsin.
Hiç şüphesiz bu dünyada olup bitenler Allah’ın emri ve dilemesi iledir. Biz kulları olarak her şeyin ayrıntısını bilemeyiz. Bu olayların da sebeplerini ve sonuçlarını sadece tahmin edebiliriz. Olaylara karşı tedbirler alabiliriz. Başka yapabileceğimiz bir şey yoktur. Genel olarak deriz ki, bu olaylar bize: • Bu dünyanın asıl sahibinin insan olmadığını, • Allah’a yalvarmaya, duaya ve boynu bükük huzurunda durmaya ne kadar muhtaç olduğumuzu, • Bütün ayrıntıları ve çeşitleri ile sabretmeye ihtiyacımızı, • Belalardan önceki nimetlerin kıymetini takdir etmemizi, • Belalara karşı Müslümanca tavır gösterebilirsek onların günahlarımızı eritebileceğini, • Kaderimize rıza göstermekle Allah’ın rızasını kazanacağımızı öğretmektedir.
Bir kere kıldıkları o namazlarla o vaktin namazlarına ait sorumluluktan kurtulmuş olurlar. Namazı hastalık korkusuna dayalı bir sebeple kılmış olmaları namaz sevabını engellemez biiznillah. Böyle bir nedenle de namazı süreklileştirmiş olurlar.